Akraba Evliliği

AKRABA EVLİLİĞİ TEHLİKELİ MİDİR?

Akrabalarca yapılan evlilikler neticesinde dünyaya
gelen çocukların sakat olduğu varsayımının uzmanlar
ve biyologlar tarafından esassız olduğu
açıklanmış, böyle bir işin de zararsız olduğu vurgulanmıştır.
Atoklain Berk bu konuda şöyle der: “Psikologların
görüşüne göre akraba evliliği diğer inanç ve akidelerden
daha önemli bir konuma sahiptir. Şöyle ki; akraba
evliliklerinin tıbbi açıdan zararsız olduğu tespit edilmiştir.
Buna göre, anne ve babanın vücutlarında her hangi
bir sakatlık, hastalık veya (doğuştan) noksanlık olmadığı
müddetçe bu evlilikten meydana gelen çocukta da
böyle bir şey söz konusu olmayacaktır.”
Lipould, dokuz yaşlarında ikiz kardeşler hakkında
mü-talaa ettiğinde yüz elli bin çocuk veya genç arasında,
sağlık açısından onların örnek ve eşsiz oldukları
kanısına vardı. İkizlerin babaları daha önce kaygılanarak
Lipould’a; “Babam halasının kızıyla evlenmişti, aynı
şekilde ben de halamın kızıyla evlendim.” demişti. Ancak Lipould, yapmış olduğu araştırmalar neticesinde
şu sonuca vararak şöy-le dedi:
“Ben yakın akraba evliliklerinin zararlı olduğuna
dair hiçbir sebep bulamadım. Bence aralarında yakınlık
olan sağlıklı kadın ve erkeğin evlenmelerinde zararlı
olabilecek hiçbir şey söz konusu değildir.”
Cezayirli bazı antoloji1 uzmanları, bu konuda yapmış
oldukları araştırmalarda böyle bir amelin zararsız
olduğu kanısına vararak, akraba evliliklerinde böyle bir
şeyin söz konusu olmadığını vurgulamışlardır.
Konuyla ilgili düzenlenen bir konferansta akraba
evliliklerinin zararsız olduğu kanısına varıldı. Konferansa
katılan uzmanlardan biri şöyle diyordu:
“Ben akraba evliliklerinin sakıncasız olduğundan
yanayım. Dolayısıyla akrabalar arasında herhangi bir
hastalık veya doğuştan sakatlık söz konusu olmadığı
müddetçe evlilikten kaygılanmamak gerekir. Bu tür evliliklerde
anne ve babanın sağlığı çok mühimdir. Böyle
olunca da doğacak çocuğun sağlığında da herhangi bir
şey söz konusu olmayacaktır. Şunu da söylemek gerekirse,
şahsen ben akraba evliliklerinin zararlı olduğunu
söyleyenlere karşıyım.”
1- Antoloji: İnsanların ırkıyla ayrılışını, bunların nereden çıktığını,
oluşumunu, yeryüzüne yayılışını, aralarındaki bağlantıları ve bunların
niteliklerini inceleyip kararlaştıran ve aynı zamanda sınıflandıran
bilim dalı.

Evet, bugün akraba evliliklerinden dünyaya gelen
çocuklar arasında doğuştan kör, sağır, dilsiz veya felç
kimselere rastlayabiliriz. Yalnız, uzmanların da dediği
gibi bu gibi vâkıaların asıl etkeni akraba evliliği değil,
aksine anne ve babanın ihmalkârlığı veyahut da hatasıdır.
Zira sebepsiz yere “bu, ancak akraba evliliğindendir”
demek yersizdir.
Bu konuda uzman doktor Ghasparian, akraba evliliklerine
karşı olduklarını savunan kimselerin görüşlerinin
asılsız olduğunu vurgulayarak şöyle der:
“Biz akraba olup da evlenmek isteyenlere dostça,
evlenmeden önce uzman bir doktora müracaat etmelerini
tav-siye ediyoruz. Çünkü körler okulunda yapmış
olduğumuz statikler neticesinde, bu okulun iki yüz öğrencisinden
en az yüzünün ihmalkârlıktan kaynaklanmış
olduğunu saptadık. Eğer zamanında uzman bir
doktora müracaat edilseydi, bu gibi üzücü olaylarla
karşılaşılmayacaktı.”
Nitekim, akraba evliliklerinden dünyaya gelen pek
çok insanın yaşamlarının sonuna dek cismî ve ruhî açıdan
rahat ve sağlıklı bir hayat sürdürdüğünü de görmekteyiz.
Bazı uzmanlar, sakat doğan çocukların sakatlık
sebeplerinin akraba evliliklerinden kaynaklandığını
söylemektedirler.
Oysa ki bu, pek yanlış bir görüştür. Zira, akraba evliliklerinin
dışında dünyaya gelen çocuklar arasında da sakat ve kusurlu olanlar vardır. Demek oluyor ki, bu gibi
olaylarda sebep yalnızca anne ve babadan kaynaklanmaktadır.
Çünkü geçmişte ve şimdi ailelerin durumları
inceden inceye araştırılacak olunursa, bazen akraba
evlilikleri, bazen de akraba olmayan şahıslar tarafından
yapılan evlilikler neticesinde kusurlu çocuklar
dünyaya gelmiştir. Yani, sakatlık konusu yalnızca akraba
evliliklerinde değil, akraba olmayanların evliliklerinde
de görülmektedir.
Gerçekten de bu konuda araştırma yapacak olursak
akraba evliliklerinden dünyaya gelen çocuklar arasında
gayet normal, sağlıklı çocuklar yanında sakat veya
kusurlu çocuklara da rastlarız. Tabi bu durumu bir
başka açıdan, uzak evliliklerden dünyaya gelen çocuklar
arasında da görürüz. Bu da, ortaya atılan saptırıcı
fikirlerin geçersiz ve asılsız olduğunu ortaya koyan açık
bir delildir.
Bu konunun izahında İslâm bilginleri şöyle demektedirler:
“Akraba evliliklerinden dünyaya gelen insanlar arasında
irsî bir hastalık görülürse bu, anne ve babanın
akraba oluşlarından dolayı değildir. Zira bu tür hastalıklar
gayri akraba evliliklerinde de görülmektedir. Ancak,
her iki taraf için şunun iyice bilinmesi gerekir ki eğer
eşler arasında herhangi bir irsî hastalık söz konusu olmazsa,
ister akrabalar tarafından, isterse gayri akrabalar tarafından yapılacak evliliğin hiçbir sakıncası yoktur.”
“Bazı kimseler sürekli akraba evliliklerinin zararlı
ve aynı zamanda tehlikeli olduğunu savunurlar. Bu görüş
tamamen yanlış ve üstelik esassızdır. Yalnız, akrabalar
arasında irsî hastalık mevcut olursa işte o zaman
böyle bir evlilik, doğacak çocuk için zararlı olur.”
Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:
“Atlar arasında siyah attan kalıcısı ve kadınlar
arasında amca kızı gibisi yoktur.”1
Görülüyor ki, hadisten de anlaşıldığı kadarıyla kocaya
en bağlı kadın amca kızıdır. Dolayısıyla amca kızı,
kocasına karşı daha sabırlı, zor hayat şartlarına karşı
daha dayanıklı ve zorluklara karşı, kocaya destek olacak
en büyük ve en iyi yardımcıdır.
Zira İslâmî toplumlarda şahıslar bağlı oldukları aileleri
daha iyi tanırlar ve özelliklerini herkesten daha iyi
bilirler. Böyle olunca da hem iktisadi, hem de içtimaî
açılardan kadın, kocasına tam bir bağlılık gösterir.
Bugün, ülkemizde akrabalarca yapılan evliliklerde
boşanma davalarına pek az rastlamaktayız. Bu da akraba
evliliklerinde huzur ve şefkatin olduğunu gösteren
en iyi bir delildir.
1- Mustedrek’ul-Vesail, Kitab’un-Nikâh, c.14, h. 16778.

İmam Zeynulabidin (a.s) bu konuda şöyle buyuruyor:
“Kendi akrabasıyla Allah rızası ve sıla-ı rahim için
evlenenin başına yüce Allah sultanlık tacı takar.”1

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUS

Anne ve babanın çocuklarını evlendirmede dikkat
edecekleri esaslardan biri de, gerek kız ve gerek erkeğin
sağlıklı olması; zayıf, sıska ve hastalıklı olmamasıdır.
Cüzam, frengi, kanser, gibi bulaşıcı ve tedavisi
mümkün olmayan hastalıklara sahip kimselerle evlilikler
her iki taraf için de hayati fonksiyonlar taşıdığından
bazen ölümle noktalanabilmektedir.
Bu nedenle her Müslüman anne ve baba, gerek oğlan,
gerekse kız çocuklarını evlendirirken son derece titiz
davranmalı, düşünmeli, görünüş, güler yüz, makam
ve servete aldanmamalı, vücut yönünden sağlam, sıfat
yönünden dindar, takvalı, ahlâklı, sözünde samimi, işinde
ve evinde dürüst, haya ve iffet sahibi kimselerle
evlendirmelidirler.
1- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl.1, b:14, h. 6.

Mehdi AKSU
İSLÂM’DA EVLİLİK VE CİNSEL SORUNLAR

Benzer Yazılar:


by Yuni tarafından 20 Kasım 2009 - 10:47:55 · tarihinde yayınlanmıştır.



Blog > Kültür ve Sanat > Din Kültürü > Akraba Evliliği

Leave a Comment

Previous post:

Next post: