Atatürk’e Soyadının Verilmesi

Atatürk Soyadının Verilmesi

24 Kasım 1934′te Uluönder’e Atatürk soyadı verildi.

1934′te Soyadı Kanunu’nun kabulünden sonra Ulu Önder’imize yakışır bir soyadı bulmak için dil bilimciler ve tarihçilerin de katılımıyla çalışmalar yapıldı. Atatürk’e uygun görülen soyadlarından bazıları şunlardı: “Etel-Etil, Etealp, Korkut, Araz, Ulaş, Yazır, Emen, Çogaş, Salır, Begit, Ergin, Tokuş, Beşe…”

Sunulan bu isimlere “Bir de arkadaşlara soralım bakalım onlar ne diyecek?”diyen Atatürk’e bu defa Saffet Arıkan Türkata soyadını önermiştir bu soyadına da Atatürk arkadaşlara bir soralım diyerek cevap vermiştir.

Bunun üzerine Konya Milletvekili rahmetli Naim Hazım Onat Bey “Müsaade buyurulur mu paşam ?” diye söz istemiş Atatürk de “arkadaşlar lütfen hocamızı dinleyelim” diyerek sözü Onat’a bırakmıştır.

Naim Hazım Bey Türk Dil Kurumu’nda da çalışmış Türkçeyi-Osmanlıcayı çok iyi bilen her iki alanın gramer ve sentaks kurallarını gerçekten kavramış bir sahsiyetti. Naim Bey bu husustaki düsüncelerini şu şekilde açıklamıştır.

“Türkata, Türkatası gerek yazılışta gerek söylenişte bana biraz tuhaf geliyor. Arkadaşlar biliyorsunuz tarihimizde bir ‘Atabey’ sözü ünvanı vardır. Anlamı da yine biliyorsunuz: Beyin, emirin, şehzadenin hatta hükümdarın; ilimde, idarede, askerlikte mürebbisi müşaviri hocası demektir. Atabey kullanılmış, tarihe geçmiş bir ünvan-ı resmidir. Bu ünvanı taşıyan bir çok Türk büyüğü vardır. Binaenaleyh biz de Türk’e her alanda atalık etmiş Türklüğü kurtarmış istiklaline kavuşturmuş olan büyük Gazimize ‘ATATÜRK’ diyelim bu soyadını verelim. Bu bana şivemize de daha munis daha uygun gibi geliyor. ”

Gazi Naim Hazım Onat’ın açıklamasını daha yerinde bulmuş hatta ona teşekkür etmiş böylece “ATATÜRK” soyadı üzerinde oy birliği ile durulmuştur.

Soadı Kanunu ve Atatürk

Osmanlı Devleti zamanında kişilerin soyadları yoktu. Kişinin adının yanına baba adı, doğum yeri veya bağlı bulunduğu boy yazılırdı. Bu durum çeşitli karışıklıklara sebep oluyordu. Askere alma, okul, tapu ve miras işlerinde büyük zorluklar çıkıyordu. Kişilerin kimliği tam olarak belirlenemediğinden birtakım haksızlıklar olabiliyordu. Toplumsal ilişkilerdeki bu eksikliğin giderilmesi gerekiyordu. Hiçbir bölünmenin olmadığı bir toplumun meydana getirilmesini amaçlayan Mustafa Kemal Paşa bu konu ile de ilgilendi.
21 Haziran 1934′te Soyadı Kanunu çıkarıldı. Buna göre her Türk, kendi adından başka, ailesinin ortak olarak kullanacağı bir soyadı alacaktı. Alınacak bu soyadları Türkçe olacaktı. Ahlâka aykırı ve gülünç adlar soyadı olarak alınamayacaktı.
Soyadı Kanunu’nun kabul edilmesinden sonra 24 Kasım 1934 tarihinde TBMM tarafından, Gazi Mustafa Kemal Paşaya “Atatürk” soyadı verildi.

Osmanlı Devleti zamanında kişilerin soyadları yoktu. Kişinin adının yanına baba adı, doğum yeri veya bağlı bulunduğu boy yazılırdı. Bu durum çeşitli karışıklıklara sebep oluyordu. Askere alma, okul, tapu ve miras işlerinde büyük zorluklar çıkıyordu. Kişilerin kimliği tam olarak belirlenemediğinden birtakım haksızlıklar olabiliyordu. Toplumsal ilişkilerdeki bu eksikliğin giderilmesi gerekiyordu. Hiçbir bölünmenin olmadığı bir toplumun meydana getirilmesini amaçlayan Mustafa Kemal Paşa bu konu ile de ilgilendi.
21 Haziran 1934′te Soyadı Kanunu çıkarıldı. Buna göre her Türk, kendi adından başka, ailesinin ortak olarak kullanacağı bir soyadı alacaktı. Alınacak bu soyadları Türkçe olacaktı. Ahlâka aykırı ve gülünç adlar soyadı olarak alınamayacaktı.
Soyadı Kanunu’nun kabul edilmesinden sonra 24 Kasım 1934 tarihinde TBMM tarafından, Gazi Mustafa Kemal Paşaya “Atatürk” soyadı verildi.

Benzer Yazılar:


by wermidon tarafından 22 Haziran 2010 - 18:52:05 · tarihinde yayınlanmıştır.



Blog > Ansiklopedi > Yararlı Bilgiler > Atatürk’e Soyadının Verilmesi

Leave a Comment

Previous post:

Next post: