Cumhuriyet öncesi ve sonrası yapılan yenilikler nelerdir?

CUMHURİYET ÖNCESİ VE SONRASI YÖNETİM ŞEKLİNDE YAPILAN YENİLİKLER,KIYAFET ALANINDAKİ YENİLİKLER,HARF,EĞİTİM,ÖLÇÜLER,SANAYİ,HUKUK,KÜLTÜR,TOPLUMSAL YAŞAMA AİT YENİLİKLER
Cumhuriyet’in getirdikleri;
Ulu önder Mustafa kemal Atatürk’e borçlu olduğumuz cumuhuriyet rejimini oldukça detaylı bir şekilde anlatan çok işinize yarayacak bir proje/araştırma

A- Yönetim Şekli Cumhuriyet
Cumhuriyet; devlet reisi, millet veya millet meclisleri tarafından muayyen müddet için seçilen hükümet şeklidir2.
İslâmiyet’ten önce Türk Devletlerinde Devlet Başkanları yani Hanlar Kurultay tarafından seçilirdi. Türklerin bu Cumhuriyetçi anlayışına karşın Osmanlı Devleti tamamen teokratik bir devletti. Padişah’ın tek otorite olması, Atatürk’te Cumhuriyet ve millî hakimiyet fikirlerinin gelişmesinde çok etkili olmuştur. Diğer yandan o dönemdeki milliyetçilik fikirlerinin etkisinde kalmış ve ateşli bir milliyetçi olmuştu. Aynı zamanda bu fikrini fiiliyata geçirmiş, yeni Türk Devleti’ni millî temeller üzerine kurmuş ve siyasi rejim olarak da asrımızın en mükemmel sistemi diyebileceğimiz demokratik cumhuriyeti seçmiştir3. Dünyada uygulanan bir çok cumhuriyet çeşidi olmasına rağmen Atatürk “demokratik cumhuriyeti” yönetim biçimi olarak seçmiştir ve bunda da oldukça samimidir. Çünkü, o isteseydi kendisini tek adam ilan edebilir, halkın ve ilim adamlarının görüşüne değer vermezdi.
Bu konuyla ilgili olarak Lord Kinross ise bir anısını bize şöyle aktarmaktadır. Kendisine bazı Avrupalı yazarların ileri sürdüğü gibi diktatör olup olmadığını soran öğretmenlere, yumuşaklıkla şöyle diyordu; “Eğer böyle olsaydım sizin bunu sormanıza izin vermezdim”4.
Gene Atatürk diktatör mü? sorusuna Falih Rıfkı Atay “Çankaya” isimli eserinde şöyle cevaplamıştır. Ne mizacı ne de ideali bakımından diktatörlük inançlı değildi. Millî kurtuluş içinde şart saydığı inkılapların hürriyet içinde yaşayabileceğine güvenebiliyodu. Demokrasi için savaşçılığın zevklerini feda etmeyeceğine şüphe yoktu. Nitekim zamanın diktatörlerinden hiç birini sevmemişti”.
Mustafa Kemal neden Cumhuriyet dediğini TBMM’de şöyle dile getirmiştir.
“Baylar, yüzyıllardan beri Doğu’da kıyım ve haksızlık görmüş olan Ulusumuz, Türk Ulusu, yaratılışındaki gerçek niteliklerden yoksun sayılıyordu. Son yıllarda Ulusumuzun eylem olarak gösterdiği, beceri, yetenek ve anlayışı, kendisi için kötü sanıda bulunanların ne denli aymaz ve ne denli irdelemeden uzak, görüşüne önem veren kimseler olduğunu pek güzel kanıtladılar. Ulusumuz, kendisinde bulunan nitelikleri ve değeri, Hükümetinin yeni adıyla, uygarlık dünyasına çok daha kolay gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasındaki yerine yaraşır olduğunu, başaracağı işlerle kanıtlayacaktır”5.
Gene o, diktatörlük isteğinde olmadığını şu sözleriyle dile getirmiş ve Cumhuriyeti Türk Halkına armağan etmiştir.
“Har zaman sayın arkadaşlarımın ellerine çok içtenlikle ve sıkıca yapışarak onların varlıklarından kendimi bir an bile soyutlamış görmeyerek çalışacağım. Her zaman Ulus sevgisine dayanarak hep birlikte ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve utkulu olacaktır.
B- Millî Ekonomi
Atatürk’ün ekonomi ile ilgili politikaları Cumhuriyet tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Atatürk tarihte az bulunabilecek askerî zaferlere imzasını attığı halde; “Askerî zafer kurtuluş için yeterli değildir; bugün erişilen nokta gerçek kurtuluş noktası sayılamaz”6 diyerek asıl kurtuluşun siyasî, sosyal ve ekonomik yapıyı çağdaş düzeye getirmesiyle sağlanacağını belirtmiş, bunu sağlamak için 17 Şubat 1925 tarih ve 552 sayılı7 kanunla aşar vergisi kaldırılmış, yerine maktu vergi konulmuştur. 1951’den sonra da yol vergisi kaldırılmıştır. Kapitülasyonlar Lozan Barış Antlaşması’yla ortadan kaldırılmış böylece, Millî Ekonomi rahat bir nefes almıştır. 1 Temmuz 1926 tarihinde kabul edilen kabotaj kanunu8 ile kıyılarımızda gemi işletme hakkı yabancı devlet ve milletlerden alınmıştır.
Ekonomi alanındaki yeniliklere devam edilerek 28 Mayıs 1927’de 1055 sayılı “Sanayi-i Teşvik Kanunu”9 kabul edilerek sanayi ve yatırım alanında yeni teşvikler getirilerek sanayi bakımından çok fakir olan memlekette yeni fabrikalar kurulma yoluna gidilmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün bütün konuşmaları dikkate alındığında Kemalist Ekonomik Kalkınma modelinin amaçlarını şöyle özetleyebiliriz.
1. Tam çalışma,
2. Hızlı ve dengeli sermaye birikimi,
3. Dış ödemeler ve dış ticaret dengesi,
4. Dengeli gelir dağılımı,
5. Enflasyonsuz hızlı kalkınma,
6. Bölgelerarası dengeli kalkınma,
7. Özel girişimin getirilmesi,
8. Yabancı sermaye ile işbirliği10.
Atatürk Devletçi bir ekonomiden yana idi. Bunu bir konuşmasında şöyle dile getirmiştir. “Devletçiliğin bizce manası şudur. Fertlerin hususi teşebbüslerini ve faaliyetlerini esas tutmak. Fakat büyük bir milletin bütün ihtiyaçlarını ve birçok şeyin yapılmadığını gözönünde tutarak, memleketin iktisadiyatını devletin eline almak”11.
C- Millî Eğitim
Atatürk’ün eğitime çok önem verdiği çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalardan anlaşılmaktadır. O, “Eğer Cumhurbaşkanı olmasaydım Millî Eğitim Bakanı olmak isterdim”12 diyerek bunu dile getirmiştir.
Genç Türkiye Cumhuriyeti çağdaş eğitimle müreffeh olacaktır. Atatürk’ün Millî Eğitimle ilgili ilk icraat, 3 Mart 1924 yılında TBMM’ce kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nden önce 1839 Tanzimat Dönemi’nde, Osmanlı saltanatı da öğretim birliğine başlamak istemişse de bunu başaramamış, aksine bu konuda bir ikilik meydana gelmişti. Bu ikilik eğitim ve öğretim birliği açısından birçok zararlı sonuçlar doğurdu. Bir milletin bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir. Bu ise, duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok eder13.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun “Türkiye’deki bütün bilim ve öğretim kurumları Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlıdır”,14 şeklindeki ilk maddesiyle bütün öğretim kurumları birleştirilerek Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir.
Bu kanundan sonra eğitimle ilgili diğer bir inkılap ise Harf inkılabı olmuştur. “1 Kasım 1928 yılında TBMM’nin açılış konuşmasını yapan Atatürk “Her vasıtadan evvel büyük Türk Milleti’ne onun bütün emeklerini kısır yapan çorak yol haricinde kolay bir okuma-yazma anahtarı vermek lazımdır. Büyük Türk Milleti cehaletten az emekle kısa yoldan ancak kendi güzel asil diline kolay uyan bir vasıta ile sıyrılabilir”15 diyerek bu inkılapla hedeflenen şeyleri dile getirmiştir.
Atatürk’ün en büyük hedeflerinden birisi de sadece Selçuklu ve Osmanlı tarihi içine sıkışıp kalmış olan Türk tarihini, bu vaziyetten çıkarıp İslâm öncesi Türk tarihinin de araştırılmasını istiyordu. “15 Nisan 1931’de “Türk Tarih Tetkik Cemiyeti”ni kurdurarak bu yolda ilk adımı atmıştır16.
Bugün T.T.K. adını alan bu cemiyet Atatürk’ün istediği çizgide bir birinden güzel çalışmalar yapmış, İslâm öncesi Türk Tarihi üzerine çalışan bilim adamlarının eserlerini yayınlayarak onlara yardımcı olmuştur.”12 Temmuz 1932 yılında Türk Dilini sadeleştirmek üzere Türk Dil Tetkik Cemiyeti kurulmuştur”17.
Bu gün Türk Dil Kurumu olan bu cemiyet çalışmalarına devam etmektedir. Dilimizde bulunan Arapça ve Fransızca kelimeler atılarak dil sadeleştirilmek istenmiş ancak bu dilde bir yozlaşmaya sebep olmuştur. Atılan bu kelimelerin yerini Fransızca, İngilizce kelimeler almıştır. Atatürk’ün hedeflediği Türkçe’nin Bilim dili olması gerçekleştirilememiştir.
D- Millî Devlet
Osmanlı İmparatorluğu kozmopolit bir devletti. 3 kıtaya yayılmış devlet içinde bir çok etnik azınlık ve çeşitli milletler bulunmaktaydı. Bunlar Osmanlı Devleti’nin yüksek hakimiyetini tanımışlar ve bu hakimiyet altında yaşamayı kendilerine şeref addetmişlerdi. Osmanlı padişahları da bu azınlıklara her türlü hakkı, özgürlüğü tanımışlardı. Hatta, bunlardan bazılarına Müslüman olmaları şartıyla devlet yönetiminin en üst kademelere gelme izni verilmişti. Buna karşılık azınlıklarda daima kadirşinas olmuşlardı. Öyle ki Yıldırım Beyazıd’ın 1402 yılında Ankara Savaşı’nı18 kaybedip bunu müteakiben ölmesiyle başlayan ve 11 yıl süren “Fetret Devrinde” Osmanlı Devleti balkanlardaki topraklarını yeni fethetmelerine rağmen kaybetmemişlerdir. 1789 ihtilali ise bütün dünyaya yayılan “milliyetçilik akımı Osmanlı Devleti’ni çok etkilemiştir. Avrupalı devletlerin kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti içindeki bütün azınlıklar, özellikle gayri müslim azınlıklar bağımsızlıklarını ilan edip ayrılmışlardır.
İmparatorluğun ve azınlıkların arda kalan bütün sorunları, buhranları Türk Milleti’nin omuzları üzerine kaldı ve Mustafa Kemal Atatürk bu durumu şu şekilde dile getirmektedir. “Efendiler, bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. O da, Hakimiyet-i Milliye’ye müstenid, bilakayduşard müstakil yeni bir Türk Devleti kurmak. İşte, daha İstanbul’dan çıkmadan evvel düşündüğümüz ve Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz tatbikine başladığımız karar bu karar olmuştur”19.
Görüldüğü gibi Osmanlı Devleti tamamiyle çökmüştür. Buna göre M. K. Paşa, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmadan önce kafasında yeni bir sistem oluşturmuştu.
Bu yeni sistem tamamiyle yeni bir devletin kurulmasına yönelikti. Bu sistemin özelliği şöyleydi.
1. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
2. Seçim sistemi çoğunluk esasına dayalıdır.
3. Millete ait olan egemenlik sadece ve yalnızca milletin seçtiği TBMM tarafından kullanılacaktır20.
M. Kemal’in en büyük hedefi görüldüğü gibi yeni bir devlet kurmaktır. Bu devletin yönetim şekli cumhuriyet ve bu devlet, Türkiye’de yaşayan Türklere aittir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin millileşmesini sağlayan diğer bir konu ise Lozan (Lozaunne) Barış Antlaşması’nın şartlan içinde yer alan Yunanistan’la yapılan nüfus mubadelesidir. Anadolu’nun çeşitli sancaklarında o tarihte yaşayan kesit bir Rum nüfus vardı. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde bu nüfus % 22’ye ulaşmaktaydı.
30 Ocak 1923 tarihli nüfus mübadelesine ilişkin sözleşme ve protokolün 23 Ağustos 192321’te TBMM tarafından onaylanıp yürürlüğe girmesinden sonra başlayan Türk ve Rum nüfus değişimi, o tarihlerde hemen hemen tamamlanmış bulunuyordu.
Bu süre içerisinde, 4 Ağustos 1924 tarihine kadar Türkiye’ye Yunanistan’dan 324.396 Müslüman göçmen gelmiş, Türkiye’den Yunanistan’a 52.144 Rum gitmiştir. Giden Rumlar’ın yerlerine gelen Türk nüfus yerleştirilmiştir. Bu, Cumhuriyet’in Türk Milleti’ne bir armağanıdır. Bunun önemini taktir etmek lazımdır. Mübadele Anadolu’nun Türkleştirilmesi olmuştur22.
E- Tam Bağımsızlık
Mustafa Kemal’in ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında “Tam bağımsızlık” üzerinde ısrar etmesi kadar doğal bir şey olamazdı. Çünkü, o, yabancıların hegomanyasından tümden kurtulmayı Osmanlı İmparatorluğu zamanında zorla kabul ettirilen, devletin egemenliği ile bağdaşmaz nitelikteki kısıtlamalardan ülkeyi arındırmayı amaçlıyordu.
Bilindiği gibi “Manda” ve “himaye” konusu cumhuriyet tarihinde sert tartışmalara sebep olmuştur. Erzurum Kongresi’nde bu konular tartışılmış “Manda ve himaye kabul olunamaz” şeklinde bir madde kabul edilmiştir. Ancak konu önemine binaen Sivas Kongresi’nde tekrar tartışılmış ve reddedilmiştir.
“İşgalci devletlere karşı bağımsızlık mücadelesi verilirken, özellikle BMM’de dış politika ve Sovyetler ile ilişkiler konuları görüşülürken M. Kemal’in ve öteki konuşmacıların en fazla kullandıkları kelimeler arasında emperyalizm bulunuyordu. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı devletlerin Türkiye’ye karşı emperyalizmin her türlü tanımına göre emperyalist bir harekete girişmiş olduklarına şüphe yoktur. Bu durum karşısında Anadolu hareketini yönetenler için, aynı düşmanlara karşı savaşmakta olan Sovyet Rusya ile işbirliği yapmak ve bu devletin yardımını istemekten başka çare kalmamıştır23. Ancak Mustafa Kemal Paşa, Rusya ile olan ilişkileri iki devlet arasındaki ilişkiler nasıl olması gerekiyorsa o şekilde kurmuş ve geliştirmiştir.
Sivas Kongresi’nde manda konusu tartışılırken bu konuyu savunanlardan biri olan Refet Bey şöyle diyordu: “Bizim Amerikan güdümünü yeğ tutmaktan amacımızı bütün toplumları tutsak kılan, yürekleri, inançları söndüren İngiliz güdümünden kurtulmak, yumuşak ve ulusların inançlarına saygı gösteren Amerika’yı kabul etmektir”24.
Manda ve Himaye’ye taraf olanların haklı bir tezi vardı. Şöyle ki Kurtuluş Savaşı kazanılsa bile bu basandan sonra durum ne olacak idi?
Ekonomik, siyasal ve sosyal yıkıntıların altından nasıl kalkılacaktı? Ulu Önder Atatürk Millî Mücadele önderlerinde meydana gelen bu ümitsizliği şu sözleriyle kaldırmıştır.
“Tarih bir milletin nelere istidadı olduğunu gösteren en doğru kılavuzdur. .. Bizim yolumuzu çizen içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti ve bir de milletler tarihinin bin bir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir”25.
F- Millî Birlik ve Beraberlik
Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan azınlıkları devlet içinde tutmak için genellikle Türk Milleti tabiri kullanılmaz, buna karşılık Osmanlı, tebasından söz edilirdi. Buna gerekçe ise Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını özlemektir. Ancak bunda başarılı olunamamıştır. Atatürk bu korkunç durumdan Türk Milleti’ni kurtararak Türk olduğunu her seferinde dile getirmiştir. “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyerek Türklüğüyle gurur duyduğunu milletimize göstermiş, halkımızın belleğine Türk sözcüğünü yerleştirmiştir. Millî birlik ve beraberlik Atatürk Cumhuriyeti’nin vazgeçilmez unsurlarından birisidir. Zira o, bu konunun önemini şöyle dile getirmiştir. “Bu günkü Türk Milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine kurtluk fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş, vatandaş ve Milletdaşlarımız vardır. Fakat nazırın istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış tevsimler (adlandırmalar) birkaç düşman aleti, mürteci beyinsizden maada hiçbir millet ferdi üzerinde teellümden (Kederlenme, eseflenme) başka bir tesir hasıl etmemiştir. Çünkü bu millet efradı da, umum Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe ve ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar26.
Hiç kimse bu topraklar üzerinde yaşayan Laz, Kürt, Kafkas kökenli vatandaşlarımız zorla Türk olduklarını söylemeleri istenmemektedir. Ancak bu kardeşlerimiz tarih, dil, din birliğinin sonucu olarak kendilerini Türk veya Türklüğün bir kolu olarak görmektedirler. Zaten Atatürk Milliyetçiliği de renge, ırka, kafatasçılığa ve kana dayandırılmamıştır.
O Türk Milleti’nin milliyetçilik anlayışını şöyle dile getirmektedir.
“Millet, dil, kültür ve mefkure birliği ile birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir siyasi ve içtimai hedeftir” Türk milliyetçiliğinin başlangıçtaki hedefi Türk Milleti’nin tam bağımsızlığını kazanmasıydı27. Türk milliyetçiliği esasında terbiyeci ve insaniyetçidir. Bütün söylemlerinde milletimizin mümeyyiz, vasıflarını görmek mümkündür. Erol Güngör’ün deyimiyle insanlığın evrensel doğrularına Türk Milleti kadar katkıda bulunmuş, geliştirmiş başka bir milletten söz etmek mümkün değildir. Yine ona göre; “Dünyada Türkler kadar eski bir tarihe sahip olan pek az millet gösterilebilir. Bu kadar uzun bir macerası olan bir millet hala yaşadığına göre ve yakın zamana kadar dünyanın en büyük imparatorluğunu yaşattığına göre her şeyden önce eşi az görülür bir hayat gücüne sahip demektir”28.
Hasılı Cumhuriyet millî birlik ve beraberliğimizi sağlamıştır. Bu birlik ve beraberlik kendimize olan güvenimizi artırmış, yarınlara daha güvenle bakmamızı sağlamıştır.
G- Lâik Bir Devlet
Lâiklik 75 yıllık cumhuriyet tarihimizde sürekli tartışılan bir konu olmuştur. Bunun sebebi bir siyasi araç olarak kullanılması ve Atatürk’ün lâiklikten ne anlatmak istediğinin iyi anlaşılmamasıdır.
Atatürk’e göre lâiklik dinsizlik manasına gelmediği gibi dinin devlet üzerinde otorite kurması anlamına da gelmez.
Türk tarihinde büyük Selçuklu Devleti sultanları ile Abbasi halifeleri arasındaki ilişkiler Atatürk’ün anlatmak istediğine güzel bir örnektir. Buna göre “Sünni İslâm Aleminin dini reisi olarak kalan halife siyasi bakımdan, Selçuklu Devleti’nin vasalı durumundadır. Mamafih dini reis olarak Selçuklu hükümdarları ona hürmet ve tazimde kusur etmemişler ve bastırdıkları paralarda önce onun adını zikretmişlerdir. Böylece Halife’nin dini reis olarak kalması ve dünyevi selahiyetleri Selçuklu hükümdarına devredilmesi, yalnız Türk tarihi bakımından değil, İslâm tarihi bakımından da çok mühim bir hadisedir: İslâm tarihinde ilk defa din ve dünya işleri halifenin tevcih ettiği, “Sultan” unvanına sahip hükümdar tarafından yürütülmüştür”29.
Osmanlı Devleti zamanında azınlıklara verilen sınırsız özgürlük ve gösterilen hoşgörü en az Halife-Sultan münasebeti kadar önemli bir hadisedir.
Halifelik Osmanlı hanedanına geçtikten sonra sadece dini bir unvan olarak kullanılmıştır. II. Abdulhamid (1876-1909) dünya Müslümanlarının birliğini sağlamak için siyasi arenada halifeliği kullanmak istemiş, kısmen muvaffak olmasına rağmen genel manada bir başarı sağlayamamıştır.
Atatürk’ün halifelik ile ilgili görüşler şu şekilde idi: “Halife ve halife makamının hakikatte ne dinen, ne de siyaseten hiçbir mana ve hikmeti mevcudiyeti yoktur. Türkiye Cumhuriyeti safsatalarla mevcudiyetini, istiklâlini tehlikeye maruz bırakamaz. Halife makamı bizce en nihayet tarihi hatıra olmaktan fazla bir ehemmiyete haiz olamaz…”30
Atatürk, halifeliğin kaldırılmasına karşı çıkanların aslında bu makamdan çıkarı olan kişiler olduğunu biliyordu. Bu ve buna benzer bir çok kurum kaldırılarak bu mufsit kişilerin emellerine ulaşmaları engellenmiştir. Bunun en güzel örneği 13 Şubat 1925 tarihli Şeyh Said isyanıdır. Din elden gidiyor yaygarasıyla ortaya çıkan bedbin insanların neler yapabileceklerini göstermiştir.
Türkiye’yi lâikleştiren yasaların bir çoğu 3 Mart 1924 yılında yapılmıştır. Böylece genç cumhuriyetin ideallerinin önü açılmıştır. Zira Mustafa Kemal Atatürk 10. Yıl Nutku’nda bunu şöyle anlatmaktadır.
“Az zamanda çok ve büyük işler başardık… Fakat, yaptıklarımızı asla kafi görmeyeceğiz. Çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız…
… Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bundan da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk Milleti’nin karakteri yüksektir. Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir. Çünkü, Türk Milleti birlik ve beraberlikte güçlükleri yenmesini bilmiştir ve çünkü, Türk Milleti’nin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müsbet ilimdir.”
10 yıl konuşması, Ata söylev ve demeçleri, Cilt 2, 2. Bas. S. 275-7631
H- Uygar ve Çağdaş Bir Devlet
Özellikle medeniyet sözüyle kastedilmek istenen şey nedir? Medeniyetlerin birbirlerinden üstün yanları var mıdır? Çağdaşlık nasıl olur? Hukukta ulaşılan en son nokta nedir? Gibi bir takım sorulara verilecek cevaplar bu konuyu daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.
Bilindiği gibi “medeniyet dar anlamıyla şehirliliği şehirleşmeyi geniş anlamda da yerleşik hayata geçmeyi ifade etmektedir. Bedevilikten kurtulmayı ifade edememektedir. Binaenaleyh, bedevi veya konar göçerlik nedeni olmaları yahut medeniyet vücuda getirmeleri mümkün değildir”32.
“Türk Dil Kurumu tarafından vaktiyle uygarlık kavramıyla karşılanan bu kelimenin Batı dillerindeki karşılığında civilization dır”33.
Medeniyetler birbirlerinin üzerlerine inşa olunmaktadır. Şöyle ki, 16 yy’ dan itibaren teşekkül etmeye başlayan Batı medeniyetinin ayaklarından birinin “Eski Yunan” birinin “Eski Roma” olduğunu söylemek mümkündür.
Çöküş her medeniyetin önüne geçilemez alın yazısıdır. Çökmüş bir medeniyetin üzerine ısrar etmek akıl karı değildir. Bu temel sebeplerinden biri şudur. Her medeniyet insanlığın büyük değerlerinden biri veya bir kaçını gerçekleştiriyor. Yunan – Estetiği, Roma – Hukuku, Sami – Dini, Çin -faydalıyı, Hint – Hayal ve tasavvuru, İslâm mimari ve tezkinatı, Batı – İlmi, şüphesiz her değerin bir gelişme sının vardır. Oraya varılınca görev tamamlanmış olur. Hiçbir medeniyet her alanda başkasından daha ileri gittiğini iddia edemez. Hem Osmanlı hem de Türkiye Cumhuriyeti’nde Garblılaşma, batılılaşma, çağdaşlaşma gündemden indirilememiştir. Osmanlı aydını için de bu tartışmalar tanzimattan I. Dünya Savaşı’na kadar devam etmiştir.
Özellikle Tanzimat’tan sonra Osmanlı aydını halkından, tarihinden, kültüründen ayrıldığı ölçüde batılı ve çağdaş sayılmıştır.
Osmanlı paşalarının bir çoğu çağdaşlaşmayı Avrupalı gibi yemek, içmek, giyinmek ve eğlenmek olarak kabul etmiştir. Fransızca konuşmak Osmanlı aydınının en mümeyyiz vasfıdır. Hatta “Abdullah Cevdet ve çevresine göre Türk Milleti’ni medenileştirmek için Avrupa’dan damızlık erkek getirmek lazımdır34.
Bütün bu örnekler gözönünde tutulduğu vakit, Osmanlı Devleti’nde batılılaşma hareketinin hiçbir zaman köklü ve sistemli olmadığını, yüzeysel kaldığını görürüz.
Batılılaşmanın bilinçli ve kapsamlı bir biçimde ülkeye getirilmesi ve yaygınlaştırılması Cumhuriyet Dönemi’nde Atatürk tarafından başlatılmıştır35. Zira bütün inkılâplar garblılaşmaya yöneliktir. Mustafa Kemal Paşa bu amacı şöyle ifade etmektedir.
“Memleketimizi asrileştirmek istiyoruz. Bütün mesaimizi Türkiye’de asri binaenaleyh garbi bir hükümet vücuda getirmektir. Medeniyete girmek aruz edipte garba teveccüh etmemiş millet hangisidir36.
Kurtuluş Savaşı’nın Batılı devletlere karşı yapılmasına rağmen savaş sonrası çok hızlı bir şekilde bu devletlerle sıkı siyasi ve kültürel ilişkilere girmiştir.
Bu devletlerin II. Dünya Savaşı sonrasında kurdukları örgütlere (Avrupa Konseyi, OECD, Ortak Pazar, NATO vd.) girmek Türkiye’nin dış politika amaçlan arasında yer almıştır.
I- Hukuk Devleti
“Atatürk’ün Devlet Politikasında politik yapımızda yaptığı devrimler, yani Cumhuriyet,- milliyetçilik ve lâiklik köklü örfümüze dayalı olduğu için yumuşak devrimlerdir. Yani bir şeyi kökünden değiştirmemiş, yerine yenisini getirmemiştir. Toplumda var olan eğilimler, geliştirilmiş, düzenlenmiş, biçimlendirilmiştir. Buna karşılık Atatürk’ün toplum yapımıza dönük devrimleri hiç de böyle değildir. Bu devrimler tam anlamı ile radikal tam anlamı ile kaya gibi sert devrimlerdir.
Şimdi bunlardan bir kaçı üzerinde duralım. Cumhuriyet Döneminde toplumsal yapımızda yapılan devrimlerin ilki hukuk alanında yapılanlarıdır. Atatürk 1 Mart 1924 tarihli bir söylevinde bu konunun önemini şöyle dile getirmiştir. “Önemli olan sorun hukuk anlayışını, kanunları, adalet örgütünü, toplumsal yaşayışın uyması gereken çağ koşullarıyla uyuşmazlık içinde olan ilkelerden kurtarma sorunudur. Aile hukukunda medeni hukukta izlenecek yol ancak Batı uygarlığının hukuksal yönü olabilir”37.
İki yıllık bir çalışmadan sonra 17 Şubat 1926 yılında İsviçre medeni hukuku kabul edilmiştir. İsviçre medeni hukuku Türkiye’de kabul edilişinden önce Japonya’da Türkiye’de kabul edildikten sonra da Çin’de uygulanan medeni hukukun temeli olmuştur.
Medeni kanunla birlikte, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kanun önünde eşit sayılmıştır. İtibar ifade eden bütün şan ve şöhret ifade eden bütün unvanlar kaldırılmıştır.
Cumhuriyetle gelen diğer bir yenilikte kadınlara verilen seçme ve seçilme haklarıdır38. Bu konuda İslâm tarihine baktığımızda 6. yy Arap kadını genellikle hak subjesi değil hak objesi idi. Nitekim, cahiliye çağı denilen İslâm öncesi, çağdaş kadın evlenirken velisi tarafından satılmakta veya bundan dolayı satın alanın yani kocasının mamelikinden sayılmakta ve oğulları üvey anneleri ile evlenmekte idiler39.
İslamiyet’le birlikte Arap kadını bu onur kırıcı durumdan kurtarılmıştı. O devirde dünyanın diğer bölgelerinde de kadınların durumu fazla farklı değildi. İslâm’ı kabul eden toplumlarda kadınlar, İslâm’ın getirdiği haklardan yararlandılar. Ancak daha sonraki devirlerde İslâm kadınları yeniden eski hallerine dönüp, kendilerine tanınan hakların çoğunu kaybettiler.
“1926 yılında Medeni Kanun’un kabulü ile ve 5 Aralık 1934 kadınlara siyasal hakların tanınmasıyla, Atatürk’te tarihin en büyük devrimlerinden birini gerçekleştirmiştir”. Cumhuriyetle birlikte kadın nüfusun eğitim seviyesi hızla yükselmiş bilim, teknokrasi, bürokrasi, eğitim, öğretim ve ticaret alanındaki faaliyetleri göz ardı edilemeyecek güzellikte bir seviyeye gelmiştir. Bütün bu haklara rağmen cumhuriyet kadını hala kendisine verilen haklardan bihaberdirler.
Toplumun çeşitli katmanlarındaki kadınlar arasında bu hakların kullanılması konusundaki uçurumlar devam etmektedir.
Sonuç
Atatürk Cumhuriyet’in hayat damarları olan inkılâpları ilan ettiğinde bütün bu yenilikleri Türk halkına ithaf etmişti. O, hiçbir zaman yapılan yenilikleri tek başına gerçekleştirdiğini iddia etmemiştir. Bunun tam tersini dile getirerek şöyle demiştir. “… Türk Milleti’nin son senelerde gösterdiği harikaların hakiki sahibi kendisidir. Sizsiniz. Milletimizde bu istidat ve tekamül mevcut olmasaydı, onu yaratmağa hiçbir kuvvet ve kudret kafi gelmezdi… Bizim ilham kaynağımız doğrudan doğruya Türk Milleti’nin vicdanı olmuştur.”
Yine Mustafa Kemal Atatürk “Napolyon zaferleri” sözünü andıran “Atatürk Zaferleri” denmesinden hoşlanmazdı. Atatürk inkılâpları sözünü reddeder, Türk İnkılâbı sözünün kullanılmasını ısrarla isterdi. Bütün başarıları millete mâl etmekten zevk duyardı. Türk Halkı ona minnettardır. İstiklâl davamızı başlatması, kongreleri gerçekleştirmesi, Sakarya, Büyük Taarruz gibi savaşlar hasılı Cumhuriyet ve inkılâplar ona şükran duymamıza en büyük sebeplerdir. Zira onun kadrini ve kıymetini Türk Halkı bilmemiştir. İçimizde bulunan ve Müslüman olduğunu söyleyenler Hindistan İslâm Birliği başkanı Muhammed Ali Cinnah’ın onun hakkında söylediği şu sözlere dikkat etmelidir. “Atatürk çağdaş İslâm dünyasının en büyük Müslümanıdır.” Atatürk’ün ölümü üzerine yine Cinnah şöyle diyordu. “O, bütün dünya için özellikle Müslümanlar için bir örnekti… Atatürk’ün şahsında yalnız Müslümanlar değil, bütün dünya tarih boyunca yaşamış en büyük insanlardan birini kaybetmiştir.”
Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde Atatürk ve onun ilkeleri siyasi malzeme olarak kullanılmaktadır. Bu ona yapılan en büyük kötülüktür. Bu duruma bir son verilmediği sürece Atatürk’ün anlaşılması ve halkın kalbindeki gerçek yerini bulmasının mümkünatı yoktur.
Sadece lafla Atatürkçü olunamaz. Zira Celal Bayar Atatürk ve Atatürkçülüğü şöyle tarif etmektedir; “Benim gözümde hiçbir tarife sığmayan Atatürk’ü değil de Atatürkçülüğü üç buçuk tarif etmek gerekiyorsa, belki şöyle söylenebilir: Tabiat kanunlarına aykırı düşmeyen insanın hayranı, yararına olan bütün fikir ve olaylar üstünde Atatürk metodu ile yani bilim deney ve akıl çizgileri içinde düşünmek Atatürkçülük’tür.
Gerçek Atatürkçülüğü anlatacak olanlar Türk aydınlandır. Fakat, bugün Türk aydınının içinde bulunduğu durum geleneksel özelliklerinden farklı değildir. Yani, halkı küçük görme sürekli boş bir tartışma ve kavgadır. İş yine Türk gençliğine düşmektedir. Türk gençliği Atatürkçülüğü yaşatmıştır. Yaşatmaktadır ve yaşatacaktır.

Benzer Yazılar:


by admin tarafından 12 Ekim 2009 - 14:51:23 · tarihinde yayınlanmıştır.



Blog > Ansiklopedi > Soru / Cevap > Cumhuriyet öncesi ve sonrası yapılan yenilikler nelerdir?

{ 251 comments… read them below or add one }

ayşe Ekim 26, 2009, 18:53

bu ne ya ben kısa istiom………………

Cevapla

büşra Kasım 1, 2009, 12:27

bende kısa istiyom

Cevapla

murat Kasım 7, 2009, 18:26

hayır en kısa ben istiyorum ::D

ayça Nisan 5, 2010, 10:18

bune be bu kadarını yazamayız hemde biz cumhuriyet sonrasını diyoruz

batuc Ekim 19, 2010, 19:31

git ordan

sema nur Aralık 25, 2010, 12:33

ben bunu 12 saatte yazarım

Cevapla

pelin Ekim 27, 2009, 17:58

bu ne ya hep uzun uzun hiç biyerde bulumıyorumm

Cevapla

selen Kasım 1, 2009, 14:58

çok ii ve net anllatıyolarrrr:)

Cevapla

sema nur Aralık 25, 2010, 12:36

ben yarısını yazarım olup biter

Hasan Ekim 27, 2009, 20:20

KIsa ve Öz Açıklasaydınız yaaa

Cevapla

elif Ekim 28, 2009, 08:51

ufffff çok uzun

Cevapla

gizli hayran Ekim 26, 2010, 18:54

ama çok güzel ve tam araştırmama göre

Cevapla

ebru Mart 7, 2011, 13:03

galiba sadece senin araştırmana göre bu site:):):):)xdxd

gizli Kasım 7, 2010, 13:55

ooooooffffffffffffffffffffffffffff ya ßen nasıl yazıçam ßunu

Cevapla

elif Ekim 28, 2009, 08:52

nasıl yazcam ben bunu

Cevapla

elif Ekim 28, 2009, 08:53

keşke kısa olsaydı yaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Cevapla

ezgi Kasım 7, 2010, 13:53

aynen elif ya neden kısa yazmazlar ki şunları

Cevapla

seymanur Kasım 24, 2010, 20:56

evet yaaaa .’(

elif Ekim 28, 2009, 08:54

bide küçük küçük yasmışlar……..

Cevapla

ela Kasım 2, 2009, 18:21

evet yavrum yaz

Cevapla

tuba Kasım 3, 2009, 09:23

ya öğretmenimiz ödev verdi çok uzun olmuş

kemal Ekim 28, 2009, 13:59

yaaa çok uzun

Cevapla

ela Kasım 2, 2009, 18:19

ben oretmen im

Cevapla

Derya Ekim 26, 2010, 18:06

SEn öğretmenseen ben öretmenim yazmazdınız

Derya Ekim 26, 2010, 18:07

ainen ama yazmalıyızzzzzzzzzzzzz :(
:’(

Cevapla

gülşah Ekim 29, 2009, 12:28

ya bune ya bukadarda uzun olmazki yaaaaaaaaaaaa

Cevapla

çimçe ha ha hayyyy Kasım 7, 2010, 13:58

yğ ßkklda şkrm

Cevapla

nefes Kasım 22, 2010, 18:41

öğrenmek için ben olsam her şeyi yaparım

Cevapla

sema nur Aralık 25, 2010, 12:31

evet aynen bende yaparım

buket Ekim 29, 2009, 14:50

güzeldi cevap yazın he öldürürüm

Cevapla

çimçe ha ha hayyyy Kasım 7, 2010, 14:01

eh idare eder ama fazla ßeğenmedim

Cevapla

buket Ekim 29, 2009, 14:51

güzel sence

Cevapla

ensar Ekim 29, 2009, 15:41

siz öğrenci değilmisniz yazcaksınız eşşekgibi:D:D

Cevapla

yunus Kasım 2, 2009, 17:14

offffffffffffffff be çok uzun

Cevapla

cemre Ekim 29, 2009, 22:11

ya öğretmen bize bi ödev veriyo tonlarca bi de bu ödevi verdi dediki kitaptan veya internettenbulmayın dedi ama ben ne yapıyım aklıma birşey gelmiyo .bizim öğretmen çok gıcık gıcık ediyo beni bide büssürü öğretmen değiştirdik ama bu öğretmeni çok seviyorum.ama çok ödev veriyo.adı NAGİHAN ERGENE ama nasıl yazıcam ben bi öğrenciyim daha 4 gidiyorum yaaaaaaaaa:(:(:(:):):):):):):):):):):)

Cevapla

alev Kasım 2, 2009, 18:12

sen hanği okula gidiyosun

Cevapla

ayça Nisan 5, 2010, 10:20

bence halifeliğin kaldırılması demokrasi

Cevapla

serra Ekim 30, 2009, 12:53

bune beeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee ne kadar uzunnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

Cevapla

alev Kasım 2, 2009, 18:13

ooooooooooo
zaman yazma

Cevapla

mustafa Ekim 30, 2009, 14:55

yaw bune a dan z ya kdr var bn nası yaz lan yarısını bile yazmam

Cevapla

sena Ekim 31, 2009, 20:01

bu çok uzun kısa ve öz istiyoruz siz uzun gösteriyosunuz.

Cevapla

alev Kasım 2, 2009, 18:09

ozaman cık bu sıteden

Cevapla

büşra Kasım 1, 2009, 12:26

ben 3 gidiyom puh böyle kadera <3<3<3<3<3<3<3

Cevapla

meryem Kasım 1, 2009, 15:38

ooooooffffffffffffff çççççççççççoooooooookkk uzun bheeee daha kısası yhokmu bunun? bu böyle olmii yha hu

Cevapla

bahattin işcen Kasım 2, 2009, 07:56

ben nazlı çok güzel ama çok uzun zorla özet çıkardım

Cevapla

sevda Kasım 2, 2009, 12:12

biraz daha kısa yapsanız canınız mı çıkar

Cevapla

alev Kasım 2, 2009, 18:10

ben yazdım bile

Cevapla

hakan Kasım 3, 2009, 17:22

atma be hiçkimse yazamaz

maraz Kasım 2, 2009, 16:08

çooooook kısaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa tersi anlarsını tufi

Cevapla

nazlı berna Kasım 2, 2009, 17:16

siz kendinize bakın

Cevapla

orçun bayır Kasım 2, 2009, 18:21

cok uzunya büne böyle naptınız ya azcık yassam annem kızaca sisin gibilere kahretsin

Cevapla

ali Kasım 2, 2009, 21:32

bu ne be

Cevapla

tuba Kasım 3, 2009, 09:25

ya çok uzun olmuş öğretmenimiz ödev verdi yaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Cevapla

ebru Kasım 3, 2009, 09:29

ya çok kısa ya biraz daha uzunu yokmuydu

Cevapla

sadık Ekim 24, 2010, 15:25

aynen

Cevapla

ebru Kasım 3, 2009, 09:30

ya çok kısa ya biraz daha uzunu yokmuydu anlarsınız ya

Cevapla

eda nurrrr Ocak 4, 2011, 19:34

aynen oyle ya uzun yada kısa

Cevapla

serpil Kasım 3, 2009, 18:56

bu ne ya bu roman mı nasılll yazcazzzzzz……

Cevapla

eda nurrrr Ocak 4, 2011, 19:36

cok romanca cunku uzun daha uzun olsa naparız bizzzzzzzzzzzzzzz

Cevapla

ahmet açun Kasım 3, 2009, 19:51

çok kötü

Cevapla

MaD GuRuR Kasım 3, 2009, 21:14

Arkadaşlar bedduha okumayın çocuğa nabalım yazıcaz Xd

Cevapla

taner Kasım 4, 2009, 19:02

yazma be çıktı iyi gelir

Cevapla

MaD GuRuR Kasım 3, 2009, 21:16

Wallla uzunmuş ben 2.5 saatte dinlene dinlene toplam full bitik öğretmen bunada iyi vermesse waw dicem xd

Cevapla

taner Kasım 4, 2009, 19:01

yuhhhh be
azda yazsaydınız

Cevapla

taner Kasım 4, 2009, 19:03

çıktı iyi gelirrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

Cevapla

hasanbasri Kasım 4, 2009, 19:54

ya uffffff valla bu kadar yazı yazmak çok zor

Cevapla

ebru Kasım 4, 2009, 20:21

dicek laf bulamıom

Cevapla

defne Kasım 5, 2009, 18:00

bu ne yhaaa bu kadr uzun bişimi yazlr ben bunu 8 günde anca yazarm bunu kısaltıp öz hala getirseler daha iyi olur bnceee

Cevapla

nejdet_aşk_melek Kasım 5, 2009, 19:13

arkadaşlr bnm öğretmenm çok beğendi bu ödevi 100 aldımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

Cevapla

muratcan Kasım 5, 2009, 20:50

lan güzel cevap yazın laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaannnnnnnnnn ağıllı olun adam olun

Cevapla

muratcan akbulut Kasım 5, 2009, 20:52

güzel cevaptı lan buket senkimsin lan

Cevapla

ates Kasım 7, 2009, 11:43

yuuhhhh!!!!!! yani

Cevapla

uğur Kasım 7, 2009, 13:10

of çok uzun ya ama 10 satır yazar bırakırım hepsini yzmaya çalışsam 3 gün alır belki daha fazla da olabilir

Cevapla

aslı zeybek Kasım 7, 2009, 15:53

çok uzun hayatımda bu kadar görmedim veya gördüm ama buda çok uzun yani bem sizden kısa istedim

Cevapla

zeynep Kasım 7, 2009, 19:04

hakikaten çok uzun yaaaaaaaaaaaaa
bunu yapan kise yorumlara bakınca kafayı yemiş olmalı yaniiiiiiiiiiiiiiiiiiii

Cevapla

zeynep Kasım 7, 2009, 19:05

ayyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy çok sıkıcı şeyler ya bune böle öf hallahalla yazamam bunu kusura bakmayın

Cevapla

zeynep Kasım 7, 2009, 19:11

size de yuh diyorum bunca şeyin neresi zor geliyo anlamıyırum açıklamalı ve çok güzel kafa yok sizde

Cevapla

zeynep Kasım 7, 2009, 19:12

hıııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııh

Cevapla

zeynep Kasım 7, 2009, 19:12

yazdım çıkıyorum bu siteden byyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy

Cevapla

nagihan Kasım 7, 2009, 19:20

çoooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkk uzun ben bu siteyi beğenmedim.kısa ve öz açıklasaıydı neyse dicem ama bu bir sayfa kadar eder

Cevapla

nagihan Kasım 7, 2009, 19:24

çooooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkk uzun ben bu siteyi beğenmedim.kısa ve öz olsaydı yazardım.ben daha 10 yaşındayım ve 5. sınıfa gidiyorum

Cevapla

nagihan Kasım 7, 2009, 19:25

zeynep sen kaça gidiyorsun

Cevapla

ipek demir 3a Kasım 8, 2009, 12:51

çooooooooooook uzun sıkıcı öğretmen ödev verdi yyyyyyyyyyyyyyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Cevapla

sebahat Kasım 11, 2009, 21:42

olabilr yazacaksın dahada doğrusu yazmaya çalışacaksın

Cevapla

cesika Kasım 29, 2009, 18:12

öğle deme edacım öğretmenler olmasa idi ne yapardık sen çok yanlış söyledin bence sana katılmıyorum.

Cevapla

sena kamburoğlu Kasım 8, 2009, 19:12

lan bu yazcağıma ölürüm daha iyi bea bune yaw

Cevapla

sebahat Kasım 11, 2009, 21:42

ölde görelim hadi

Cevapla

elif Kasım 29, 2009, 10:18

bu n bea bu cok uzun nasıl yazcam bunu ben :S şimdi anladım kardeşimin ödevini benım üstüme nie yıktığını :D :D

yorum yazan kişi ismini wermiyo Kasım 9, 2009, 14:46

walllaha bu yazı yaz yaz bitmez xd :D

Cevapla

zeehra Kasım 22, 2009, 18:43

öğretmeninin kıymetini bil o sana neler öğretti.sende onun dediğini yapacaksın yazamazsan yarısını yaz ama cümle bitsin deki öğretmene öğretmenim hepsini yazamadım yarısını yazdım. sizin için sorun olur mu?eminimki kızmayacak kızıcak sanıyorsan yanılıyorsun…. biraz düşün……

Cevapla

selma Aralık 1, 2009, 14:29

gerçektende doğru söylemişşin zehra

yeşim kutbay Kasım 9, 2009, 16:12

bu ne ya kim yazıcak bu kadarı

Cevapla

sultan boran Kasım 10, 2009, 17:36

bence cok guzel yha super

Cevapla

erkan Kasım 10, 2009, 18:35

valaaya kim bukadar yazacak

Cevapla

yunus dize Kasım 11, 2009, 10:49

bide bana sorben 3. sınıfa gidiyorum

Cevapla

yunus dize Kasım 11, 2009, 10:52

ben ölürümde yazmam bunu ben bunu bitirene kadar bir gün geçer

Cevapla

aleyna Kasım 11, 2009, 14:16

çooook uzunnn

Cevapla

dilara Kasım 17, 2009, 14:48

sen gibi

Cevapla

asya Kasım 23, 2009, 16:09

YAZICI ALIN OLUMMM

cumhuriyet çocukları Kasım 11, 2009, 16:47

atamızın yaptıklarını yazmaya üşenmeyin bana göre atatürk bu vatanı almak için üşenmedi biraz silkelenin kendinize gelin arkadaşlar

Cevapla

gülcan Kasım 11, 2009, 21:27

bune ya bu yazı benim bir haftamı alır ya:D:D:D:D:D

Cevapla

sebahat Kasım 11, 2009, 21:41

çok uzun olmasına rağmen yarım saatte yazdım…

Cevapla

h Kasım 12, 2009, 15:19

bence çok güzel çumhuriyet çokculkarına katılıyorum

Cevapla

meltem Kasım 12, 2009, 18:00

cus anasini satayim lan kim yazicak bukadar yaziyi ninemi

Cevapla

mahsum Kasım 18, 2009, 02:14

yazdıklarının altına imzamı atarım

Cevapla

meltem Kasım 12, 2009, 18:01

::D:DD:;D:d:d:d:d;d:D:d:d:D:d;;d:DD:D:D:D:D:D:d;D:d::d:D:D:D:d:d:d

Cevapla

yaren Kasım 13, 2009, 20:42

bune ya eğer ben bu yazıyı yazmaya kalkışırsam 1 ayımı alı bunu yazmak çüş insan bari özetini yazar yuh size

Cevapla

bennnnnn Kasım 14, 2009, 14:24

allahım bune bunu yazacağımaa ölürm yaaaa bu çokk uzun arkadaşlar ama atatürk için deer:D:S

Cevapla

cumhuriyetttt Kasım 14, 2009, 17:07

hahaha evet çoooook uzun ya performans ödevi var hemde yarına bukadarı yazana helal olsun

Cevapla

cumhuriyetttt Kasım 14, 2009, 17:08

çok var burad yuhh

Cevapla

emre saçan Kasım 15, 2009, 12:02

yo ben yazdım bişeycik olmadı bana

Cevapla

emre saçan Kasım 15, 2009, 12:03

sizde yazın tavsiye ederim ben öğretmanden100 aldım

Cevapla

emrullah Kasım 15, 2009, 14:31

zorda olsa yazıcaksınız lan

Cevapla

haydi Kasım 15, 2009, 16:50

bence çok güzel yazmaya değeeeeeeeeeeeeeeeeeeer…hahhahha

Cevapla

beyza Kasım 15, 2009, 18:49

yuh be bukadarı kim yazacak tabi vermesi kolay yazması bi deneyin piçler orospular

Cevapla

mustfa Kasım 15, 2009, 22:37

yuhh ben bunu 1ay da yaparım bu ne la

Cevapla

emir elele Kasım 16, 2009, 15:03

arkadaşlar bu kaç defter sürer acaba yaaaaaa

Cevapla

muhammed Kasım 16, 2009, 16:49

hayatta ölsemde bu yazıyı yazamam

Cevapla

reymusterio Kasım 22, 2009, 15:59

öl lan hadi yemiyo demi çakallllllll

Cevapla

mustafa Kasım 16, 2009, 21:17

bişi dicem benilkokul 5. sınıfa gidiom ama yinede yazdım yazamayanlara yuh xd

Cevapla

jeff hardy Kasım 16, 2009, 23:08

ben de baran 6. sınıfa gidiyorum ve tebrik ediyorum xd

Cevapla

arif Kasım 17, 2009, 00:09

cok uzun olmasına ramen 30 dk iceriside hepsini yazdım bitirdim
:D :D

Cevapla

furkan Kasım 17, 2009, 22:19

çok tşkkürler yaptık ya uzun kısa işe yaradi

Cevapla

eda Kasım 18, 2009, 14:54

BEN BUNU YAZANA KADAR NE UZUN YAZMIŞINIZ BİRAZDAHA UZUN YAZSAYDINIZ BARİ

Cevapla

aslan16 Kasım 18, 2009, 19:55

bende hepsini cıktı aldim :D

Cevapla

eda Kasım 19, 2009, 16:52

ne kısa ne uzun

Cevapla

eda Kasım 19, 2009, 16:56

ya hocada ne ödev veriyo ya bi kamyon dolusuuu:@

Cevapla

eda Kasım 19, 2009, 17:00

qardon vazqçtim qerçktende çoq varmş

Cevapla

ALİ Kasım 19, 2009, 18:42

çok uzun hiç bir şey anlamadım

Cevapla

reymusterio Kasım 22, 2009, 14:39

arkadaşlar size katılıyorum çünkü çok uzun bunu yaz yaz bitmez bikerem bitmesine ne can sıkıntısından ölürüm ya huuuuu

Cevapla

salih Kasım 22, 2009, 15:04

ali sana katılıyom

Cevapla

ismail Kasım 25, 2009, 16:28

mükemmel bir şey
herkeze tavsiye ederim…………………….

Cevapla

yok Kasım 26, 2009, 16:51

bu ne ya bize öğretmen ödev verdi ama onu bulamadım

Cevapla

s!wg£ Kasım 29, 2009, 15:34

bu kadar uzun şeyi biraz kısaltın

Cevapla

s!wg£ Kasım 29, 2009, 15:37

ve ayrıca ödevim bu değillll !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Cevapla

s!wg£ Kasım 29, 2009, 15:40

BUnU YaZaNa kDaR KaFaDaN AtRıM DaHa iYi:D

Cevapla

özge Kasım 30, 2009, 15:20

süper

Cevapla

buraq Kasım 30, 2009, 18:00

çok uzun oçler

Cevapla

muhammed uzun Aralık 1, 2009, 20:40

eeeee daha baska bise söylemem yaz1n allah sab1r versin

Cevapla

muhammed uzun Aralık 1, 2009, 20:41

kardesim aaaa demeyin de yaz1n

Cevapla

muhammed uzun Aralık 1, 2009, 20:42

ben sevdim sizi bilmem

Cevapla

muhammed uzun Aralık 1, 2009, 20:43

baska bise demem youuuuuuuuu

Cevapla

buse Aralık 1, 2009, 22:16

bu kadar yazı yazılırsa ne olayım :d:d:D:D:D:D:D:D:D……D:d:DDDDD:D:D:D:D:D:D

Cevapla

merve Aralık 2, 2009, 15:35

ben ne diom siz ne dionuz be

Cevapla

aleyna Aralık 2, 2009, 18:51

evet merve biz ne diyoruz onlar ne diyor

Cevapla

ışıl Aralık 3, 2009, 20:20

biz karşılaştırmalı farklılık diyoruz sizin yazdığınızın hiç bir anlamı yok cumhuriyetin ilanından sonra neler yapılmış onları yazmışsınız hiç te anlamı yok OKEY Mİ?

Cevapla

sumeyye Aralık 4, 2009, 20:10

iyi sayılır daha iyi ola bilir

Cevapla

mısra Aralık 4, 2009, 20:21

sanane be istediğini söler kız tamam mı sizyazamazsanız yazmayın ben yazabiliyorum

Cevapla

mert Aralık 6, 2009, 18:31

çok yazmışsın oha kaç günde yazdınız be :D :D :D xD xD

Cevapla

faruk Aralık 8, 2009, 15:58

bak oha kelimesini azına alma

Cevapla

furkan süleyman öden Aralık 8, 2009, 16:48

selam bn 5/e sınıfından şükriye onsun ilköğretim okuldan furkan süleyaman öden naılsınız kızlar
:) ))

Cevapla

furkan süleyman öden Aralık 8, 2009, 16:51

MERHABA HERKEZE :D :D:D:D:D:D:D:D:D:D:):):):):):):):):):)

Cevapla

furkan süleyman öden Aralık 8, 2009, 16:51

HERKEZE MERHABA :) :D

Cevapla

zeynep Aralık 8, 2009, 20:07

bence çok uzun güel degil

Cevapla

zeynep Aralık 8, 2009, 20:10

mert adın ne pardon yaşın

Cevapla

2q Aralık 11, 2009, 16:30

bence çok kötü cankom aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Cevapla

Enis Günay Aralık 13, 2009, 14:16

oha lan bu ne ananm bunları yazana kadar elim kopar

Cevapla

sonsuz Aralık 13, 2009, 21:56

ya bana cumhuriyetten önce ve sonra sı için ödev aldım yarın verecem YARDIM:D

Cevapla

sonsuz Aralık 13, 2009, 21:57

bana resimle yazı lazım:D yardım:-D

Cevapla

sonsuz Aralık 13, 2009, 22:02

bana lütfen öncesi için yazı bulup buraya tan pm pls:D

Cevapla

kristal papatya Aralık 14, 2009, 23:03

farklılıkları anlatmamış..bu kimsenin işine yaramaz elinize sağlık uğraştıınız için yine de tşkler

Cevapla

şeyda Aralık 16, 2009, 18:14

bu site güzel ama biraz olsun kısa olabilirdi tamammı nolur birazını silebilirmisiniz

Cevapla

şeyda Aralık 16, 2009, 18:16

lütfen birazını silin öğretmenimiz performans ödevi verdi onu yapmam gerekir lütfen bunu biraz kısaltın bende bunu kolaylıkla bunu kısaca yazmış olayım nolur…

Cevapla

sinem Aralık 17, 2009, 20:12

cokkkkkkkkkkkkkkkk güzel desem inarırımısınızzzzzzzzzzzz

Cevapla

serkan Aralık 17, 2009, 20:42

ödevimdi çok uzundu yapamadım

Cevapla

metehan uslu Aralık 18, 2009, 19:45

uff yaa yazılar çok uzun haa bide bana öncesini bulup yazın hep sonrasını yazmışsınz gıcık oldum :D :) ))) :=)

Cevapla

melike Aralık 19, 2009, 16:04

benim performans ödevim vardı bu benim için çok güzel oldu teşekkürler

Cevapla

selvi Aralık 22, 2009, 15:20

bu yazının özetini yapsanız çok memnun olurum okurken bile yoruldum:(

Cevapla

savaş Aralık 27, 2009, 12:54

bu ne işimize yarar(h)

Cevapla

güzelcik Aralık 28, 2009, 14:16

şeyda onu silin diosun ama silinmez kendim biraz kısaltabilirsin tabikide bunu yapma kapatisen varsa yapabilirsin anladınmı

Cevapla

mehmet Ocak 7, 2010, 16:16

bence çok uzun

Cevapla

xxecexx Ocak 9, 2010, 21:43

çok uzun kısaca anlatsalardı işime yarardı bide karşılaştırma olursa sevinirim

Cevapla

ayşe Ocak 12, 2010, 22:41

ya bu ne be hem istediğim arıştırma yok hem de çok uzun ya benim istediğim bilgi hiç yok inkılap dersini hiç sevmiyorum

Cevapla

hüba Ocak 13, 2010, 20:22

ay çok uzun offffffffffffffffffffffffffffffffffff.

Cevapla

receppppppppppppppp Ekim 25, 2010, 16:13

vallamı ayyyy :D

Cevapla

recep Ocak 14, 2010, 20:35

kızlar saki olun daha kısası var arayın bulun

Cevapla

ALPOCAN Ocak 17, 2010, 18:24

ne lan bu olum çok uzun lan ben bunu nasıl yazacam hiç düşündünüz mü elim yorulur saatler geçer annem beni döve internet faturası fazla gelir ne lan bu olum yeter artık isyan edecem ama uf ama uf

Cevapla

merve Ocak 19, 2010, 21:02

ya çokk uzun ama yarısını yazcam Im bide proje ypıom

Cevapla

hatice Ocak 20, 2010, 01:20

bnce imkansız bir şey istiorsunuz siz atatürk ü ve yeniliklerini kısacık bir şekilde anlatmayı istiyorsununuz farkındaysanız atatürk öle kısacık metinlere sığmayacak kadar yüce bir insan,önder……..

Cevapla

ilayda Ocak 20, 2010, 11:25

bune ya bunu yazana kadar 3 yıl geçer

Cevapla

bilinmiyor Ocak 26, 2010, 16:37

ya bu ne ya hiç bişi anlamadım bunu kim koydu buraya kim koyduysa kendisi açıklasın bunları:D:D:D:D:D

Cevapla

tugce Mart 6, 2010, 14:51

özet çıkartmak çok kolay anladıklarınızı yazın olur biter öyle hepsini yazarsanız olmaz anladıklarınızı yazın

Cevapla

@@@EBRU@@@ Mart 22, 2010, 16:37

bence uzun olması çok iyi olmuş kısalar bişeye benzemio harika yaaaaaaa

Cevapla

mustafa Mayıs 12, 2010, 20:36

yok ananın nalı biraz daha kısa yazın yhaaaa ama yinede güzel bir site

Cevapla

dj_caryz Mayıs 18, 2010, 16:34

of yana bune çok uzindirm bu

Cevapla

duran celik Mayıs 26, 2010, 20:43

oh canıma deysin yazın bakalım

Cevapla

nesrin xp Mayıs 30, 2010, 18:56

ewet uzn ama bilgi deposu mübarek xp gzl gzl :)

Cevapla

oğuzhan Ekim 18, 2010, 17:10

ne kdr kısaymış beeeee :D :D:D:D:D:D

Cevapla

murat Ekim 19, 2010, 19:19

bilmem apaçiiiiiiiiii

Cevapla

utku Ekim 24, 2010, 15:39

ooooooooooo çok uzun nasıl yazacağım

Cevapla

receppppppppppppppp Ekim 25, 2010, 16:11

bence süper yazan yaazsınn başka yerde yok ztnn demi arkadaşlar

Cevapla

ogrenci Ekim 25, 2010, 22:29

AMMA ATMISSINIZ,
Cumhuriyetin ilk yıllarında UÇAK FABRİKASI YAPMIŞTIK. Bu fabrikanın Türkiye içine uçak satışı yasaklandığı gibi, yurtdışına uçak satışı da yasaklanarak, fabrika öldürüldü. Pardon, müthiş bir sanayi hamlesi yapılarak uçak fabrikası çırçır (pamuk işleme) fabrikasına dönüştürüldü…
İsteyen internettten “Türkiyenin ilk uçak fabrikası” na bakabilir.

Cevapla

devrim Ekim 26, 2010, 17:43

siz hepiniz çok biliyosunuz okuma eda hemen aslanla evlen

Cevapla

refa ümit Ekim 26, 2010, 17:51

çooooooooook uzun yahu bunun yerine gidip başka siteden bakarımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm.benim ödevim bu değillllllllllllll.amca keşke biraz kısa veöz yazsaydın keşkeeeeeeeeeeeee!

Cevapla

84 Ekim 26, 2010, 18:08

cok uzun yaaaaaaaaa :P

Cevapla

84 Ekim 26, 2010, 18:09
84 Ekim 26, 2010, 18:09

<3

Cevapla

KILIC Ekim 26, 2010, 18:19

oha ya bu neeee cok uzun :D D

Cevapla

aslı özkarul Kasım 10, 2010, 09:21

eVeT yA Bunu yazarsam ömrüm biter :)

Cevapla

lale Ekim 26, 2010, 19:37

yhaa bu çok uzn of :@

Cevapla

esra Ekim 27, 2010, 13:57

ya uf bu yazı coookk uzun ama olsun böle daha cok bol bilgi alırız :)

Cevapla

esra Ekim 27, 2010, 13:59

uf yazı cook uzun ama bole daha iyi daha cok bılgı var

Cevapla

ceren Ekim 28, 2010, 12:00

Daha uzunu yokmuydu

Cevapla

nikimi cedi yedi Kasım 1, 2010, 14:20

yokmuşşşşşşşşşşşşş .) .9

Cevapla

ceren Ekim 28, 2010, 12:01

çok kısa da

Cevapla

ceren Ekim 28, 2010, 12:02

hep uzun uzun yazarım

Cevapla

ceren Ekim 28, 2010, 12:04

hiç kısa yazmadım ben niye çok uzun diyorsunuz bence çok kısa

Cevapla

rebel angel Ekim 28, 2010, 15:19

yuh cok uzun yazamam ben bunu

Cevapla

murat Ekim 29, 2010, 13:31

bunu kim yazdı pezevek

Cevapla

nikimi cedi yedi Kasım 1, 2010, 14:19

bune çok kısa :) :( 3:)

Cevapla

ismimi wermeyom Kasım 1, 2010, 18:14

çok uzun ama açıklamalı nasıl yazacam onu anlamadım bi de

Cevapla

Tarık Kasım 2, 2010, 19:59

Çok kısaymış maaşallah… (%)(&)(%)(&) ^-^ ^_^ :P :P:P:P

Cevapla

sara Kasım 3, 2010, 18:48

yuh çüş bune ya bn bunun kısasını bile yazamam bunu mu yazacam lan bune ya

Cevapla

pınar dilek Kasım 3, 2010, 19:54

aradığım cevabı bulamadım ama güzelmiş .

Cevapla

muhammed Kasım 4, 2010, 19:01

çok oldu bu na da oha derim

Cevapla

emre Kasım 5, 2010, 20:20

abi bu ne ya yazı deyil bir ömür gecer bunu yazana kadar

Cevapla

atalay Kasım 7, 2010, 10:49

cok
kısa istiom

Cevapla

aslı özkarul Kasım 10, 2010, 09:25

yaaaaaaaaaaa bunu nasıl yazıcamm?:(:(:(:(:(

Cevapla

aslı özkarul Kasım 10, 2010, 09:26

bunu yazarsam ömrüm biter:)

Cevapla

aslı özkarul Kasım 10, 2010, 09:26

arıyorum arıyorum yok ya deli olucaaaammm
:D

Cevapla

aslı özkarul Kasım 10, 2010, 09:28

kısamı? hadi canım oyle şey mi olur:D:D:D:D:D:D

Cevapla

aslı özkarul Kasım 10, 2010, 09:32

qFFFFFFFF
daha 4. satırdayım anca:D :D :D

Cevapla

asq cocuqu Aralık 2, 2010, 17:43

bide yazıyon mu :d

Cevapla

aslı Kasım 10, 2010, 09:57
ergun kılınç Kasım 13, 2010, 14:07

bunu yazmak ölüm daha kısası yokmuydu

Cevapla

nemza Kasım 15, 2010, 13:17

arkadaşlar ya ben bide özet yazın dedim kıusa ve öz dedim öğretmen bu ödewi nettide buldu yaa

Cevapla

nemza Kasım 15, 2010, 13:18

off yarabbi bunu yazarken ölmesem off yaz yaz bitmio öğretmene diyicem öldüm ide yaa

Cevapla

Gamze Ela Kasım 22, 2010, 16:44

Hayır benim aradığım ödev bu değğil hiç beğenmedim 0 veriyorum yuhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh

Cevapla

yagmur kesen Kasım 25, 2010, 15:07

bu ödevi begenmedim alın size toplar bide çok kısa yani

Cevapla

onur Kasım 28, 2010, 20:28

ne uzunmuş beeeeödev 5 ocakta ben bu yazıları ocağın son haftasında bitiririm be aga xd =)

Cevapla

Çağla Kasım 29, 2010, 18:21

yhaa bn kısa istiyordumm

Cevapla

fatma Kasım 30, 2010, 18:55

aynen sana katılıyorum

Cevapla

fatma Kasım 30, 2010, 18:54

yuuuuuuuuuuuhhhhhhhhhhhh benbunu
1yılda ancak bitirim

Cevapla

asq cocuqu Aralık 2, 2010, 17:42

uh anasını kısaca0 dedik 1 ılda anca yazarım

Cevapla

merve mehmet Aralık 5, 2010, 15:22

bence bunu ben 1000 yılda bitiririm.yani aynı bilgiyi birazcık azaltabilirdiniz.

Cevapla

songül Aralık 9, 2010, 13:59

çok uzun olduğu için bence berbat

Cevapla

gizli Aralık 9, 2010, 14:01

yaaaaaaa çok uzuun beya nasıl yazcaz biz bunu:-(

Cevapla

Melan Aralık 12, 2010, 22:18

yhaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa :( :( :( bu neyy

Cevapla

sedat Aralık 13, 2010, 16:10

Oha Bunu Yazmam İçin 10 Sene Lazım……………………….

Cevapla

sedat Aralık 13, 2010, 16:32

olum ya budeğil bana lazom olan :S

Cevapla

osman Aralık 13, 2010, 16:57

offfffffffffffffffffffffffffffffffff çok uzun

Cevapla

sena Aralık 17, 2010, 18:57

hiççç istediqimi bulamadımm beqenmedim :(

Cevapla

batuhan Aralık 18, 2010, 15:50

bu ne ya kısa ve öz yazzalar ya aradı ğımı bulamıcammı
offffffffffffff!!!!!!!!!

Cevapla

BARIŞ Aralık 18, 2010, 17:29

şimdi bu ayrı guruplar olsaydı iyi olurdu

Cevapla

bhenn Aralık 19, 2010, 11:50

ohaaaaaaaa ben bunu yazanakadar bir yıl olr ulur

Cevapla

latife Aralık 21, 2010, 17:45

yha of istediğimi bulamıyorum iğrenç siz nasıl buluyosunuz yha kılık kıyafet kanununu bulamıyorum!!!!

Cevapla

hacer Aralık 27, 2010, 14:45

lan bune kısa istiyoruzzzzzzzzzzz

Cevapla

rabia Aralık 30, 2010, 10:05

bu ne be insanın okuması 2 ay sürer…

Cevapla

uMuT Ocak 8, 2011, 16:55

wawww çok uzun :D :D:D

Cevapla

öznur Ocak 12, 2011, 12:45

ooooooooooooo yaz yaz bitmez bu benim ödevim şimdiden yazmaya başladım :o :p

Cevapla

demasu Ocak 30, 2011, 11:58

çok uzunnnnnnn

Cevapla

Leave a Comment

Previous post:

Next post: