Cinsel İlişkinin Adabı
Ister ilk evlilikte olsun, isterse devam etmekte olan evliliklerde olsun, fertler arasındâki cinsel ilişkinin çocuk ve aile üzerinde ehemmiyeti pek büyüktür.
Sahih bir birleşme, aile içerisinde huzur ve rahathk sağladığı gibi bireylerin birbirlerine olan sevgi ve mu-habbetini de devamlı kılar. Doğacak çocukların ruh, fi-zik ve zekâ gibi fıtrî özeliklerini sağlamlaştırır; hâl böyle olunca daha sıhhatli nesil oluşur.
Bugün, karı-koca arasında boşanmaya kadar varan birçok anlaşmazlıkların ve ayrıca sakat olarak dünyaya gelen çocukların kökeni yine bu konuya dayanmakta-dır.
Kadın, erkek için erkek de, kadın için tam bir do-yum olmalı, ilişki içtenlikle ve ahlâki kurallara uygun olarak yapılmalıdır. Zira anne ve babanın ruhî özelikle-ri, güzellikleri dumura uğrar ve gelecek nesiller üzerin-de de etkili otur.
Bu konuda cinsel ilişkiden önce dikkat edilmesi gereken birkaç konuya yer vereceğiz:
a-Temizlik
Insan fıtratı gereği temizliği sever. Yani fıtratı gere-ği gulden hoşlanan insan, temizlikten de hoşlanacaktır. Fıtrata uygun olmayan şeyleri yapmak, insan ruhu iize-rinde etki bıraktığı gibi temizliğe özen gostermemek de insan ruhu üzerinde eser bırakacaktır. Ehlibeyt Imam-lari bu konuda; “Kulun kötüsü, kirli olanıdır.”1 şeklinde buyurmuştur.
Evlilik hayatında temizlik büyük öneme haizdir. Genel olarak evlilik temiz giyinme, vücut temizliğine özen gösterme, ev temizliği, birleşme yerinin temizliği ve çocuk te-mizliği üzerine olmalıdır. Hamarat ama te-mizliğe özen gös-termeyen hanımlar, erkekler tarafın-dan pek kale alınmazlar. Öte yandan, güzel olmayıp temizliğe gereken ilgiyi gös-teren kadınlar ise kocaları tarafından ilgiyle karşılanırlar.
Cinsel ilişki esnasında çıkabilecek ağız ve ter ko-kusu, çiftler arasında hoş karşılanmayacağı gibi, bık-kınlığa da yol açacaktır. Bu da evlilik hayatında kirlili-ğin ne kadar olumsuz etkilerinin olduğunu göstermek-tedir.
1- Vesaü’uş-Şia, c.l, s.277, Eski Baskı. 254
b-Güler Yüzlülük
Her yüz, ufak bir gülümsemeyle daha da güzelleşir. Bazen küçük bir tebessüm, ağırbaşlılık ve iyimserlikle taş kalpli insanların, dize getirildiğine, defalarca şahit olmuşuzdur.
Toplumun her sahasında samimi ve güler yüzlü olmak toplumun kırgınlık ve kızgınlıklarını asgariye in-dirir; hem toplumda ve hem ailede sevgi, saygı ve mu-habbete vesile olur. Yalnız güler yüzlülük ile aşırılık an-laşılmamalıdır. Laubali gülüşler, alaylı kahkahalar ve küçük düşürücü tebessümler, elbette ki kastedilen şey-lerden değildir. Bu konuda yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“Ey inananlar (içinizden) bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Belki alay ettikleri kimseler kendilerinden daha iyidir. Kadınlar da başka kadın-larla alay etmesinler, belki onlar da kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İnandıktan sonra ne kötü bir şeydir bu. Ve kim tövbe etmezse işte onlardır za-limlerin ta kendileri.”1
Ayet-i kerime’den de anlaşıldığı gibi alay etme, a-laylı olma iyi sıfatlardan olmayıp, örfen de hoş karşı-lanmayan bir şeydir.
l-Hucurât/ll.
Güler yüzlülük, halk arasında sevilen ve hoş karşı-lanan bir sıfattır. Dolayısıyla aile içerisinde samimiyeti arttıracak, eşleri birbirine karşı birer aşık kılacak etkili amellerden biri de budur. Bu yüzden aile içerisinde mümkün olduğu kadar güler yüzlü olmalı, hüzün ve keder gizlenmelidir.
Ehlibeyt İmamları bu konuda şöyle buyurmuştur: “Mümin mutluluğunu yüzünde izhar edip, hüznünü kalbinde ğizleyen kimsedir.”1
c- Sevgi
Kadın ve erkeğin birbirlerine duydukları sevgi, dost-luk ve ilgi evlilik zincirinin en önemli halkalarındandır. Bu halkalar, insan vücudunun manevî merkezi olan kalpte toplanmış, gerektiğinde izhar etmek için, yine burada koruma altına alınmıştır. Insan, kalp vesilesiyle başkalarına karşı bazen sevgi, bazen ise kin besler. Kin ve sevgi farklı şeyler olduğundan, iki zıt şeyin aynı anda aynı yerde olması ilginç karşılanabilir. Kalp, kin ve sev-giyi aynı yerde taşırsa insan için zararlıdır. Yalnız bu Allah için olur da, onun rızası için bir şeye sevgi duyar ve yine 0 istediği için bir şeye kin beslerse, her ikisinin de çıkış noktası ilâhî rıza olduğundan hayırlıdır ve zararı da olmaz. Resul-i Ekrem (s.a.a) bu konuda şöyle bu-yurmuştur:
1- Nehc’ul-Belağa, Kısa Sözler: 333. 256
“İyi insanın on alâmeti vardır:
1- Allah için sever.
2- Allah için buğz eder.
3- Allah için arkadaş olur. 4-Allah için ayrılır.
5-Allah için kızar. 6-Allah için razı olur. 7-Allah için çalışır.
8- Allah’a rağbet eder.
9- Allah’tan korkar.
10-Ve Allah için iyilik eder.”1
Kadın ve erkeğin, evlilik çatısı altında birbirlerine karşı duydukları dostluk ve sevgi ailenin en değerli ah-lâki temellerindendir. Bundan da öte, Islâmî ve ibadi açıdan dostluk ve sevgi, Islâm’ın bir gereği olduğundan Allah katındaki değeri de şüphesiz büyüktür.
Kadın, yaratılış icabı sevilmeyi erkeğe nazaran da-ha ziyade ister. Tath bir iislup ile “seni seviyorum” diye hitap edildiği düşünülecek olursa bu sözlerin bir hamm için ne kadar değer ifade ettiğini tarif etmek zor olur, onu ömrü boyunca unutmaz. Dolayısıyla kadın sevgisi-ni izhar eden eşine gönülden bağlanacak, yaşamını emanet olarak verdiği kocasına yine güven duyacaktır. jşte, eşlerin birbirlerini sevmelerinin dinimizce
l-Tuheful-Ukul, s.21.
müstehap olarak geçmesinin asıl sebebi de bu olsa ge-rek. Resul-i Ekrem (s.a.a) bu konuda şöyle buyurmuş-tur:
“Eğer erkek eşine “sen/ seviyorum” derse iltifatın ğüzelliği ve yumuşaklığı asla onun aklından çıkma-yacaktır.”1
Yalnız önceden de belirttiğimiz gibi sevgi ve dostluk Allah rızası doğrultusunda olmalıdır. Kadına aşırı ilgi duy-mak, Allah’ı unutturacak şekilde birbirlerini sev-mek ve bağlanmak, dolayısıyla asıl sevilecek olan Al-lah’tan yüz çevirmek, şeytani amellerdendir. Zira, şey-tan kendi makamını beğenip ilâhî rızaya boyun eğme-yince “kötülüklerin kaynağı” gerçek bir şeytan olarak makamından kovuldu. Işte bu yüzden ilâhî makamda, sevgi yapıcı olmalı yıkıcı olmamalıdır.
d- Hazırlıklı Olmak
Yüce Allah, kadın ve erkeği birbirlerine karşı doyu-rucu olarak yaratmıştır. Cinsel birleşmede kadın, erkek için, erkek de kadın için tam bir doyumdur. Yalnız, bir-leşme esnasında bazen kadın için doyum gerçekleşmez ve kadın orgazm olamaz.
Bilindiği üzere erkeğin şehveti erken uyanır ve yine meninin boşalmasıyla erken söner. Kadında ise bunun aksine, şehvet geç gelir ve yine geç söner.
1- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:l, b:3, h:9. 258
Cinsel ilişki sırasında bazen her iki taraf da aym anda doyuma ulaşır. Bazen ise erkeğin doyumu erken olduğundan kadm aym anda orgazma (doyuma) ulaşamaz. Veyahut da erkek ilişkiye erken başladığın-dan, kadm ilişkiden fazla zevk alamaz.
Bu nedenle erkek, ilişkiden önce kadını çeşitli u-yarmalarla ilişkiye hazırlamalıdır. Imam Riza (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Birleşme öncesi eşini yumuşat. Çünkü sen on-dan neyi istiyorsan o da senden onu istemektedir…”1
Erkeğin kendi helalıyla yapacağı ilişki öncesi amel-ler Arapça’da “mülâabe” yani mizah, oynaşma, şaka-laşma kelimesiyle tarif edilmiştir. Mülâabe kadının i-lişkiye hazırlanması için gereklidir. Bu konuda Imam Cafer Sadık (a.s)’dan birçok hadis nakledilmiştir.
Imam’dan, erkeğin kendi eşini soyundurup onu seyretmesinin bir sakıncası var mıdır? diye sorulmuş-tur. Imam’ın verdiği cevaptan sakıncasız olduğu ve in-sanın kendi eşiyle mülaabe yapmasının iyi olduğu an-laşılmıştır.2
Şu da açıkça söylenmelidir ki, kadın çok duyarlı ol-duğundan erkeğin birkaç el hareketiyle cinsel ihtirasla-rını onun hizmetine sunacak, kendini ona teslim ede-cektir. Bu yüzden birçok alimler mülaabe edilmeden
1- Bihar’ul-Envar, c.100, s.287, h:19.
2- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:l, b:59, h:l.
yapilan cinsel ilişkilerin mekruh olduğunu söylemişlerdir.
Cinsel birleşme sırasında kadında erkeğe karşı cinsel uyarımlarda bulunmahdir. Kadin, utanmamah, ko-casını vücuduyla tatmin etmelidir. Imam Muhammed Bâkır (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Kadınların en hayırlısı kocalanyla cinsel ilişkide bulunduklan vakit elbiselerini çıkardıkları gibi utan-mayi da kendilerinden uzaklaştıranlar ve birleşmeden sonra elbiselerini giyindikleri gibi utanmayi da onunla birlikte giyinenlerdir.”1
Imam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Kadınla şakalaşmadan ve çokça mülaabe etme-den ve yine göğüslerini sikmadan cinsel ilişkide bu-lunma. Eğer böyle yaparsan şehvet ona galip gelir ve… senin onu arzuladığın gibi artik o da sen/ arzu-lar.”2
Resul-i Ekrem (s.a.a) de bu konuda şöyle buyur-muştur: “Şu üç haslet cefadandır:
1- Bir kimsenin yolculuk edip de yol arkadaşının adını ve baba adını sormayışı.
2- Bir kimsenin yemeğe davet edilip de icabet et-memesi veya icabet edipte davet edilen yemekten ye-memesi.
1- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:l, b:6, h:12. 2-Mustedrek’ül-Vesail, c.2, s.545.
3- Erkeğin helaliyle el ve diliyle oynaşmadan cinsel ilişkide bulunması.”1
Uyarılmaksızın ilişkiye başlamak kadında sinir bo-zukluğu, zayıflık vs. gibi daha birçok hastalıklara sebep olabilir. Ayrıca ilişkinin rahat ve zevkli olabilmesi için de uyarılma mutlaka gereklidir.
Ilk etapta kadının rahatça doyuma ulaşması çok mühimdir. Zira böyle olursa doğacak çocuk sağlıklı, metin, sinir ve öfkeden uzak biri olur.
Ilişkinin kötü olması ve dolayısıyla karşı tarafın bundan acı duyması doğacak çocuklarda ruhi bozuk-luklar, cis-mî eksiklikler vs. gibi kötü sonuçlara sebep olabilir.
Zifaf öncesi dikkat edilmesi gereken dört mühim konudan sonra, şimdi Hz. Ali (a.s)’dan rivayet edilen birkaç hadisle konuyu sona erdiriyoruz:
1- En büyük cahillik, kabalıktır.
2- Güler yüzlü olmak, muhabbetin doğmasına yol açar.
3- Insan, iyiliğin kuludur.
4-Aklın meyvesi, halk ile iyi geçinmektir.
5- Kabalık, her nerede olursa olsun onu çirkin gös-terir.
6- Insan iyilik vesilesiyle halkın kalbinde yer eder ve onasahip olur.
1- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:l, b:57, h:3.
7- Din ve dünya emniyeti, halk ile iyi geçinmekte-dir.
8- Güler yüzlülük, masrafsız bağıştır.
9- Ağırbaşlılık, arkadaşlığa yol a car.
10- Yiice Allah’m en hayirh kullan, iyilik ettiğinde mutlu olan ve kötülük ettiğinde de af dileyen kimseler-dir.
11- Kabalıktan kaçın; çünkü o, çirkin ahlâktandır.1 Imam Cafer Sadık (a.s)’da şöyle buyurmuştur: “Kimin imam çoğalırsa, şüphesiz eşine karşı mu-
habbeti de çoğalır.”2
MANEVÎ USULLER
Cinsel ilişkide bulunmanın zahiri adabının yanı sıra, ilişki esnasında bazı manevî sünnetlere riayet etmek de müstehaptır. Bu manevî edeplerden biri de abdestir. Abdestin felsefesi, birbirine helâl olan kadın ve erkeğin cinsel ilişkide bulunmasının ibadet olarak algılanması-dır. Bu düşünceyle Islâm’a tâbi olan Müslümanlar cinsel birleşmeye bir ibadet gözüyle bakabilirler. Insan kendi eşiyle birleşme esnasında şeytanın onları sap-tırması mümkündür. 0nun için ilişkiye başlamadan once: “Euzu billahi min’eş-şeytan’ir-racim” yani, “Kovul-muş Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.” demek
1- Gurer’ül-Hikem.
2- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:l, b:3.
müstehaptır. Eşler birleşme vâktinde, kendilerini her türlü kötü düşünce ve günahlardan arındırmalıdırlar. Aksi takdirde dünyaya gelen çocuk uyumsuz ve kötü ahlâk sahibi bir evlât olur. Örneğin eşlerden birisi şarap içerek ilişkiye başlarsa onlardan dünyaya gelecek ço-cuk şüphesiz kötü biri olacaktir. Imam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:
“Şarap içen kocayla ilişkiye razı olan her kadın ğökteki yıldızların sayısı kadar ğünah işlemiştir ve ondan dünyaya ğelen çocuk fasıktır…”1
Bir dergide şöyle yazıyordu: Afrika’da yaşayan iki zenci çift, ilişkileri sonucu kızıl derili bir çocuğa sahip olmuşlardı. Bu olayı araştıran bilim adamları, incele-meleri sonucunda şu neticeye varmışlardı; o zenci er-keğin kızıl derili bir sevgilisi varmış. Eşiyle cinsel ilişki esnasında gözüyle duvara asılı olan sevgilisinin fotoğ-rafına bakarak onu zihninde canlandırıyormuş. Menide eser bırakan bu düşünce kendi sevgilisine benzeyen bir çocuğun dünyaya gelmesine neden olmuş.
All a me Şirazi “Kanun” adlı kitabın şerhinde şöyle yazıyor: Bana böyle bir olayı naklettiler: Değerli alim olan Necmettin Cefâ’nın kızı, kafası insan, gövdesi ise yılana benzer bir çocuk doğurdu.
0 çocuk gelip annesinin göğsünden süt içiyor daha sonrada su ve çeşitli sıvı maddelerden oluşan bir gölün
1-Leali’l-Ahbar, s:267.
kenarında diğer yılanlar gibi yaşıyordu. Kısa bir müddet sonra alimler onun öldürülmesine dair fetva verdiler. 0 kadına niçin böyle bir çocuk doğurdun diye sorulunca şöyle cevap verir, bilmiyorum, ama hatırladığım tek şey, cinsel ilişki esnasında korkunç bir yilamn yüzünü zihnimde canlandırarak vahşet ettim.
jşte bu sebeplerden dolayı çeşitli rivayetlerde cinsel ilişki esnasmda “Bismillah” diyerek Allah’a sığınmanın faydalı olduğu nakledilmiştir.
Müminlerin önderi Hz. Ali (a.s) bu konu hakkmda şöyle buyururlar: “Cinsel ilişkide bulunmak isteyen kimse şu duayı okusun: Bismillahi ve billah. Allahumme cennibn’iş-şeytane ve cennibiş şeytane ma razak-tenî”.
Allah’ın adıyla başlıyor ve ondan yardim diliyorum. Allah’ım, beni şeytandan ve şeytanı da bana nzk olarak vereceğin evlâttan uzaklaştır.
“Şeytan, böyle dünyaya ğelmiş olan çocuğa bir zarar veremez.”1
İmam Cafer Sadık (a.s)’dan birleşme esnasında şu duanın okunmasının müstehap olduğu kaydedilmiştir:
“Eûzu billahissemiil elim mineş şeytanir racim”
“Allah katından kovulan şeytanın şerrinden, âliın ve işiten Allah’a sığınırım.”2
1- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:l, b:68, h:3.
2- Tefsir-i Ayyaşi, c:2, s.300.
Cinsel ilişki esnasında okuyabileceği dualardan biri de şudur:
“Bismillahirrahmanirrahîm ellezî lâ ilahe ilia huve bediu’s-semavati vel arzi.”
“Allahumme in kazeyte minni fî hazihil leyleti ha-lifeten fela tec’el liş-şeytani fîhî şerîken vela nesîben vela hezzen vec’elhu mu’minen muhlisen müseffa mi-n’eş-şeytani ve riczihi, celle senauke.”
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Ondan başka ilâh yoktur. 0 ğökleri ve yeri var edendir.”
“Allah’ım, eğer bu ğece bana bir ev/ât ihsan etmiş /sen onda şeytan için bir pay ve nasip kılma. Şeytana bir fayda eriştirme! Evlâdımı temiz müminlerden ka-rar kill Ve onu şeytandan uzaklaştır ey övülmesi ulu olan Allah’ım.”1
Bize ulaşan hadislerin birinde Ebu Basir şöyle der: İmam Cafer Sadık (a.s) bir hadis-i şerifinde şöyle bu-yurdu: “Sizin erkekleriniz cinsel ilişki esnasında ka-dınlarına ne söylüyorlar?” Ben; “Meğer insan o anda konuşabilir mi?” dedim. İmam; “Söylenmesi ğereken şeyi sana öğreteyim mi?” diye sordu. Ben; “Evet.” de-dim. Imam sadık (a.s) bana, “Şu duayı oku.” buyurdu:
“Bikelimatillahi istehleltu ferceha ve fî emanetil-lahi aheztuha. Allahumme in kazeyte lî fî rehimiha
1- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, b: 68, h: 4
şey’en fec’elhu muslimen seviyyen vela tec’el fîhî sir-ken liş şeytan.”
(“Allah’ın adı ve hak söz ile onu kendime helâl et-tim. Onu Allah emaneti adına aldım. Allah’ım ondan bana bir evlât nasip edersen, onu iyilik sever, takva ehli ve salih bir Müslüman karar kıl! Ve Şeytanı onun hak-kında, benim şerikim etme!”)
Daha sonra İmam’a; “Şeytan’ın Âdemoğluna ortak olması nasıl olur?” diye sordum. İmam Cafer Sadık (a.s) bana; “Allah’ın kitabmı okumadın mı? Yüce Allah şöyle buyurun ‘(Ey Şeytan!) mallarda ve evlâtlarda onlara (Âdem’in zürriyetine) ortak ol!’1 Şeytan erkek ğibi oturur, onun ğibi de ilişkide bulunur.” diye buyur-du. Ben bunun alâmetinin ne olduğunu sorunca, İmam sadık (a.s) şöyle buyurdu: “Bizim (Ehlibeyt) dostluk ve düşmanlığımızdır. Bizim dostumuz o adamın nutfesindendir, düşmanımız ise Şeytan’ın nutfesindendir. “2
Şeytanın cinsel ilişki esnasında kadın ve erkeğin ilişkilerine katılma yollarından birisi de, erkeğin kendi şehvetini tahrik etmesi için, zihninde başka bir kadını hayal etmesiyle olur.
Peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur: “…Böyle ilişkide bulunan kimse, dünyaya ğe-
l-İsrâ/64.
2- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:l, b:68, h:2
lecek çocuğunun livata eden, akılsız veya özürlü ola-cağından korksun…”1
Benzer Yazılar:
- İSLAMDA EVLİLİĞİN VE EVLİLERİN FAZİLETİ
- İslamda Cinsel İlişki
- Mahremlik tabusu nedir?
- Çocuğun cinsiyeti nasıl belirlenir?
- Cinsellikte yapılan yanlışlar
- Cinsel Birleşme Şekilleri ve Mutluluk
- İslamda Eş Seçimi
- Evlilikte Anne Ve Babanın Söz Hakkı Varmı
- Cinsellik konusunda uygulanan batıl inanç ve teoriler
- Sex pozisyonları nelerdir?
Blog > Kültür ve Sanat > Din Kültürü > İslamda Cinsellik