Kadınlarla Evlilik

EVLENİLMESİ HARAM KILINAN KADINLAR

İslâm’da esas ve anayasa, hiç şüphesiz Allah kelamı
olan Kur’ân-ı Kerim ile Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve
Ehlibeyt İmamlarının mübarek hadis-i şerifleridir.
Gerek ilâhî emirlerde ve gerekse hadis-i şeriflerde kimlerle
evlenmenin helâl olup olmadığı konusu açıkça
beyan edilmiş; Müslümanların evlenme ve evlendirme
işleriyle meşgul oldukları zamanlar bu hususa çok dikkat
etmeleri, emredilmiştir. Yüce Allah bu konuda
Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı: Analarınız,
kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz,
erkek kardeşinizin kızları, kız kardeşinizin kızları,
sizi emziren sütanneleriniz, süt bacılarınız, karılarınızın
anaları, birleştiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde
bulunan üvey kızlarınız. Eğer onlarla (karılarınızla)
henüz birleşmemişseniz, (kızlarını almaktan
ötürü) üzerinize bir günah yoktur. ”
“Yine haram edilmiştir size, kendi sulbünüzden
gelen oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi bir arada almak; ancak geçmişte olanlar hariç, şüphesiz Allah
çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”1
“Geçmişte olanlar hariç (bundan böyle) babalarınızın
evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu edepsizliktir.
(Allah’ın) hışmıdır ve iğrenç bir yoldur.”2
“Zina eden erkek, ancak zina eden kadını, yahut
şirk koşan kadını nikâhlayabilir ve zina eden kadın
da ancak zina eden erkekle, yahut şirk koşanla nikâhlanabilir
ve bu inananlara haram kılınmıştır.”3
Müçtehitler şu kadınlarla evlenmenin haram olduğuna
fetva vermişlerdir:4
Anne, kız kardeş ve kayınvalide gibi, insana mahrem
olan kadınlarla evlenmek haramdır.
Nikâhladığı kadının -temasta bulunmamış dahi olsa-
annesi, anne annesi, baba annesiyle; -yukarıya doğru
ne kadar çıkılırsa çıkılsın- evlenmek haramdır.
Nikâhladığı kadınla temasta bulunmuşsa (kadının)
kızıyla, kızının torunuyla, oğlunun torunuyla ve ne kadar
aşağı inilirse inilsin ister nikâh zamanı dünyada olsun;
ister nikâhtan sonra evlenmek haramdır.
1- Nisâ / 23.
2- Nisâ / 22.
3- Nûr / 3.
4- Bu konuda çeşitli ilmihâl kitaplarına bakınız.

Nikâhladığı kadın nikâhı altında bulunduğu müddetçe,
o kadınla temasta bulunmamış bile olsa onun
kızıyla evlenemez.
Babanın hala ve teyzesiyle, dedenin hala ve
teyzesiyle, annenin hala ve teyzesiyle, anneannenin
hala ve teyzesiyle yukarıya doğru ne kadar çıkılırsa
çıkılsın, evlenmek haramdır.
Erkeğin babası ve dedesi yukarıya doğru ne kadar
çıkılırsa çıkılsın, oğlu ve kızından olan torunu ne kadar
aşağı inilirse inilsin; ister nikâh zamanında, ister sonra
doğmuş olsun, kadının mahremidirler.
İster daimî olsun, ister geçici, kadını kendi için nikâhlayan
erkek, kadın nikâhı altında bulunduğu müddetçe
baldızını nikâhlayamaz.
Kendi karısını ric’î talak ile boşamışsa, kadının
iddeti süresince baldızını nikâhlayamaz. Hatta, bundan
kaçınmak ihtiyaten müstehaptır.1
Erkek, karısının izni olmaksızın baldızının ve kayın
biraderinin kızıyla evlenemez. Ancak, eğer karısının izni
olmadan akit okutturur ve sonra da kadın (kendi karısı)
“razıyım” derse sakıncası yoktur.
Eğer kadın, kocasının kız veya erkek kardeşinin kızıyla
nikâhlandığını anlar ve bir şey söylemezse sonradan
razı olmadığı takdirde onların nikâhları batıl olur.
Hatta kadının konuşmamasından razı olduğu anlaşılsa
1- Bu konuda bkz. Talak Hükümleri.

bile, ihtiyaten farz olarak erkeğin baldızının kızıyla ayrılması
gerekir.
Erkek halasının veya teyzesinin kızını almadan önce
onların annesiyle zina etmişse artık onunla
evlenemez.
Eğer erkek, hala ve teyzesinin kızıyla evlenir yalnız,
ilişkide bulunmadan önce onun annesiyle zina ederse
kızla nikâhlarında sakınca yoktur.
Erkek kendi hala ve teyzesinden başka bir kadınla
zina ederse, farz ihtiyat gereği onun kızıyla evlenmemelidir.
Ancak, bir kadını nikâhlayıp onunla ilişkide bulunduktan
sonra annesiyle zina ederse karısı ona haram
olmaz. Yine nikâhladığı karısıyla ilişkide bulunmadan
önce annesiyle zina ederse bu durumda karısından
ayrılması müstehap-tır.
Müslüman bir kadın, kâfir bir erkekle
nikâhlanamaz. Aynı şekilde, Müslüman bir erkek de
kâfir bir kadınla evlenemez. Ama Hıristiyan ve Yahudi
gibi kitap ehli kadınlarla müt’a yapmanın sakıncası
yoktur.
Erkek, ric’i talak iddetindeki kadınla zina ederse,
kadın ona haram olur. Eğer müt’a iddetinde veya vefat
iddetinde olan bir kadınla zina ederse, sonradan onu
kendine nikâhlayabilir. Gerçi, müstehap ihtiyata göre
onunla da evlenmemelidir.1
1- Bu konuda bkz. Ric’i Talak Hükümleri.

Erkek, iddette olmayan kocasız bir kadınla zina
ederse sonradan onu kendine nikâhlayabilir. Ama kadın
bir hayız görünceye kadar sabretmesi ve sonra onu
nikâhlaması müstehap ihtiyattır. Eğer başka birisi aynı
kadını nikâhlamak isterse yine durum aynıdır.
Eğer başkasının iddetinde olan bir kadını nikâhlar,
erkek ve kadın veya bunlardan biri iddet süresinin sona
ermediğini bilir ve iddetli bir kadını nikâhlamanın haram
olduğunu da bilirse, nikâhladıktan sonra kadınla
temasta bu-lunmamış olsa bile, kadın erkeğe haram
olur.
Erkek, herhangi bir kadını kendi için nikâhlar, sonra
da kadının iddette olduğunu anlarsa bunlardan biri
(kadın veya erkek) kadının iddette olduğunu veyahut
da iddetli kadınla nikâhlanmanın haram olduğunu
bilmiyorlardıysa ve kadınla cinsel ilişkide bulunmuşsa,
kadın erkeğe haram olur.
Erkek, kocası olduğunu bildiği bir kadınla evlenirse
ondan ayrılmalıdır. Sonradan da nikâhlayamaz.
Kocası olan bir kadın zina ederse kendi kocasına
haram olmaz, ama eğer tövbe etmez ve bu işe devam
ederse en iyisi kocası onu boşamalıdır.
Talak verilmiş (boşanmış) bir kadın ve siga edilip
de kocası müddetini bağışlamış veya müddetini tamamlamış
bir kadın, bir süre sonra evlenir ve sonradan
ikinci evlilik akdi yapılırken birinci kocasından olan iddetinin bitip bitmediğinden şüphe ederse kendi şüphesine
îtibar etmemesi gerekir.
Livata yaptıran erkeğin annesi, kızı ve kız kardeşi
(li-vata yapan ve livata yapılan baliğ olmasalar bile)
livata yapana haramdır.
Erkek hac amellerinden biri olan ihram hâlindeyken
bir kadınla evlenirse nikâh akdi batıldır ve eğer o
hâldeyken (ihramdayken) kadın almanın haram olduğunu
biliyorduysa da artık o kadını nikâhlayamaz.
İhram hâlinde olan bir kadın, ihram hâlinde olmayan
bir erkekle evlenirse (onun) nikâh akdi batıldır. Eğer
kadın, ihram hâlindeyken evlenmenin haram olduğunu
biliyorduysa onunla evlenmemesi gerekir.
Eğer erkek, hac amellerinden biri olan kadınlar tavafını
yerine getirmezse muhrim (ihramlı) olmak aracılığıyla
ona haram olan karısı helâl olmaz. Aynı şekilde
kadın da kadınlar tavafını yerine getirmezse kocası
ona helâl olmaz. Ama sonradan kadınlar tavafını yerine
getirirlerse birbirlerine helâl olurlar.
Bir kimse bulûğa ermemiş bir kızı kendine nikâhlayıp
dokuz yaşını doldurmadan onunla ilişkide bulunarak
ifzâ olmasına sebep olursa artık onunla hiçbir zaman
ilişkide bulunamaz.
Üç defa talak verilmiş bir kadın kocasına haram
olur. Ancak başka bir erkekle evlenir ve sonra boşanırsa
tekrar önceki kocasıyla evlenebilir.

Mehdi AKSU
İSLÂM’DA EVLİLİK VE CİNSEL SORUNLAR

Benzer Yazılar:


by Yuni tarafından 20 Kasım 2009 - 10:45:50 · tarihinde yayınlanmıştır.



Blog > Kültür ve Sanat > Din Kültürü > Kadınlarla Evlilik

Leave a Comment

Previous post:

Next post: