<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turkax &#187; Yararlı Bilgiler</title>
	<atom:link href="http://www.turkax.com/kategori/ansiklopedi/yararli-bilgiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkax.com</link>
	<description>Türkün Bilgi Kaynağı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 03 Apr 2011 07:29:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>Afiş Tasarımı Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.turkax.com/afis-tasarimi-nasil-yapilir</link>
		<comments>http://www.turkax.com/afis-tasarimi-nasil-yapilir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 08:54:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[afiş nasıl hazırlanır]]></category>
		<category><![CDATA[afiş nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[TEK VE ÇİFT SAYILARI TANITICI AFİŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15822</guid>
		<description><![CDATA[AFİŞ TASARIMI Afişler, tasarım ve sanat kaygısının eşit ağırlıkta olduğu grafik ürünlerdir.Kübizim,Dışavurumculuk,Art Nouveau,Art Deco,Bauhaus,Uluslar arası Tipografik Stil gibi modern sanat ve tasarım akımlarının çağdaş Afiş dilinin gelişiminde büyük etkisi olmuştur. 1798’de Alois Senefelder’in taş baskı tekniğini buluşundan sonra geliştirilen renkli taş baskı teknikleri,afişin sanatsal bir yapı kazanmasında önemli bir rol oynamıştır.Çağdaş afiş tasarımının ilk temsilcileri; [...]<p><a href="http://www.turkax.com/afis-tasarimi-nasil-yapilir">Afiş Tasarımı Nasıl Yapılır?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>AFİŞ TASARIMI</h2>
<p>Afişler, tasarım ve sanat kaygısının eşit ağırlıkta olduğu grafik ürünlerdir.Kübizim,Dışavurumculuk,Art Nouveau,Art Deco,Bauhaus,Uluslar arası Tipografik Stil gibi modern sanat ve tasarım akımlarının çağdaş Afiş dilinin gelişiminde büyük etkisi olmuştur.</p>
<p>1798’de Alois Senefelder’in taş baskı tekniğini buluşundan sonra geliştirilen renkli taş baskı teknikleri,afişin sanatsal bir yapı kazanmasında önemli bir rol oynamıştır.Çağdaş afiş tasarımının ilk temsilcileri; Jules Cheret ve Henri de Touleouse-Laurrec’dir.20.y.y’ın önemli afiş sanatçıları arasında; Alphonse Mucha,El Lissitzky.Laszlo Moholy-Nagy,Josef Müler-Brockmann,Herbert Matter,Henry Tomaszewski,Jan Lenika,Saul Bass ve Milton Glaser’i saymak mümkündür.</p>
<p>Büyüyk boyutlu dış mekan afişleri,duvar yüzeylerine ve ilan panolarına asılır.İç mekan afişleri ise lobi,salon ve koridorlarda kullanılmak üzere daha küçük boyutlarda hazırlanır.Dış mekan afişlerinin izlenme süresi kısadır.Buna karşın iç mekan afişleri daha uzun süre incelenbilir.Afişin izlenme süresi tasarım,tasarım sürecinde dikkate alınması gereken bir kriterdir.</p>
<p><strong>Afişler Üç Ana Gruba Ayrılır</strong></p>
<p>Reklam Afişleri: Bir ürün ya da hizmeti tanıtan afilşlerdir.Beş sektörde yaygın olarak kullanılır.<br />
-Moda<br />
-Endüstri<br />
-Kurumsal reklamcılık<br />
-Gıda<br />
-Tuzim</p>
<p>Kültürel Afişler: Festival,seminer,sempozyum,balo,konser,sinema,tiya tro,sergi ve spor gibi kültürel etkinlikleri tanıtan afişler bu gruba girer.</p>
<p>Sosyal Afişler: Sağlık ,ulaşım,sivil savunma,trafik çevre gibi konularda eğitici ve uyarıcı nitelikteki afişlerin yanısıra, politik bir düşünceyi ya da siyasi bir partiyi tanıtan afişler ise sosyal afişler grubunda yer alır .</p>
<h2>AFİŞ TASARIMINDA DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ</h2>
<p><strong>Mesaj:</strong></p>
<p>Tasarımcı;afiş aracılığıyla vereceği mesajı açıklığa kavuşturmalıdır,verilmek istenen bilgiyi mümkün olduğunca dolaysız bir biçimde aktaracak görsel bir sistem olşturmalıdır.</p>
<p><strong>Mesaj-İmge Bütünlüğü:</strong></p>
<p>Tasarıma temel oluşturan düşüncenin fotograf yoluylamı ,illustrasyonla mı,yoksa salt tipografi ilemi daha etkili bir biçimde vurgulanacağı arştırılmalı;mizahi,trajik ya da soyut imgelerden hangisinin anlatımı daha güçlendirdiği belirlenmelidir.</p>
<p><strong>Sözel Hiyerarşi:</strong></p>
<p>Tasarımcı,afişte yer alan başlık,alt başlık,slogan gibi sözel bilgiler arasında – izleyiciyi mesajdaki önem sırasına göre yönlendirecek hiyerarşik bir yapı kurmalıdır.</p>
<p><strong>Farkedilirlik:</strong></p>
<p>Bazı afişler yukarıda saydığımız kriterlere uygun gibi görünselerde ,etkisiz ve yavan olabilmektedirler.Böyle bir sonucu engelleyecek tek şey tasarımcının hayal gücüdür..Yaratıcı düşünce ve buluşun hiçbir kuralı yoktur.Buluş ve yaratıcılık içeren her şey ,afiş tasarımınıda yansıtılabilir.Çünki;bir afiş için en önemli kriter farkedilebilmektir.</p>
<p>Afişteki imgelerin düzenlenmesinde şu öneriler yararlı olabir;</p>
<p>1-Afişteki imge sayısı üç,iki hatta mümkünse bir ile sınırlandırılmalıdır.Başlık yada slogandan oluşan tipografik unsur,fotograf ya a illüstrasyon ve zemin(fon) afiş üzerinde üç farklı imge olarak algılanır.</p>
<p>2-Afişteki sözel unsurlar mümkün olduğunca azaltılmalıdır.3,4 ya da 5 sözcükten oluşan başlık ve sloganlar;mesajı daha çabuk iletir.Sözel mesaj on sözcüğün üstüne çıktığında,okuma zorluğu başlar.Amerikan Reklamcılık Enstitüsüne göre;bir dış mekan afişi , ana düşünce ve mesajını en çok altı saniye içinde iletebilmelidir.</p>
<p>3-Fotograf ya da illüstrasyon,afiş üzerinde mümkün olduğunca büyük bir ölçekte kullanılmalıdır.İmgeyi bütünüyle göstermek her zaman gerekmeyebilir.<br />
Sözel unsurlar ve imgeler arasında açıklayıcı,destekleyici,yorumlayıcı ya da kontrast oluşturan bir ilişki kurulmalı,yazı ile görüntü birbirini yavan bir şekilde tekrar etmemelidir</p>
<p>5-Süslü ve dekoratif yazılar yerine okunaklı yazı karakterleri tercih edilmelidir.</p>
<p>6-Renkler geniş yüzeyler halinde kullanılmalı,parlak ve canlı renkler tercih edilmeli ve renkler arasında güçlü kontraslar oluşturulmalıdır.</p>
<h2>Afiş Tasarımı Püf Noktaları</h2>
<p>1- Anlaşılabilirlik ;  Yapılacak olan afişteki yazıların cümlelerin kolay anlaşılabilmesi ve akıcı olması gerekmektedir. İnsanların hemen hemen hepsi bir afişe 2-3 saniye bakıyorlar.</p>
<p>2- Okunabilirlilik ;  Güzel bir afiş yapmak istiyorsanız bu afişteki yazıların ortalama en az 2 -3 metre uzaktan okunabilmesi gerekmektedir.</p>
<p>3- Düzen ;  Afişte anlatmak istediğiniz detayları düzgün bir şekilde insanlara yansıtmanız gerekmektedir. Afişin tek bir bakışta anlaşılması gerekir. Bu afişin etkisinide arttırır.</p>
<p>4- Vurucu Etki ;  İnsanları afişlere 2-3 saniye bakıyorlar demiştik. İnsanları bu kadar kısa sürede etkilemek önemlidir. Bunu yapmak için afişteki slogan ve grafiklerin mükemmel olması gerekmektedir.</p>
<p>Afiş yapmadan önce kullanacağınız grafik programı iyi seçmeniz gerekmektedir.</p>
<p>Afişte olmazsa olmazları anlattık. Eğer bu adımları uygularsanız güzel bir afiş yaparak insanları etkileyebilir veya ödevlerinizde yüksek not alabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/afis-tasarimi-nasil-yapilir">Afiş Tasarımı Nasıl Yapılır?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/afis-tasarimi-nasil-yapilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ampermetrenin İcadı ve Bulunuşu</title>
		<link>http://www.turkax.com/ampermetrenin-icadi-ve-bulunusu</link>
		<comments>http://www.turkax.com/ampermetrenin-icadi-ve-bulunusu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 08:37:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetizmayı kim keşfetti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15821</guid>
		<description><![CDATA[AMPERMETRE Analog veya dijital olarak iki ayrı türde kullanılabilen ölçü aletleridir. Yapım amaçlarna göre bir kaç Miliamper&#8217;tan yüzlerce Amper&#8217;e kadar ölçüm yapabilirler.Akım ölçerler.Bu ölçüm DC veya AC akım ölçümü olabilmektedir. Gerilim ölçümünü de beraber yapan ölçü türüne de (dirençle beraber) wattmetre adı verilmektedir. AKIM ÖLÇER olarak da bilinir. Üzerinde büyük akım değerleri ölçüleceğinde; düzenek içinden [...]<p><a href="http://www.turkax.com/ampermetrenin-icadi-ve-bulunusu">Ampermetrenin İcadı ve Bulunuşu</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>AMPERMETRE</h2>
<p>Analog veya dijital olarak iki ayrı türde kullanılabilen ölçü aletleridir. Yapım amaçlarna göre bir kaç Miliamper&#8217;tan yüzlerce Amper&#8217;e kadar ölçüm yapabilirler.Akım ölçerler.Bu ölçüm DC veya AC akım ölçümü olabilmektedir.</p>
<p>Gerilim ölçümünü de beraber yapan ölçü türüne de (dirençle beraber) wattmetre adı verilmektedir. AKIM ÖLÇER olarak da bilinir.</p>
<p>Üzerinde büyük akım değerleri ölçüleceğinde; düzenek içinden ölçülecek akımın bir bölümü geçirilir.  Akımın geri kaln büyük bir bölümünü ise aygıta paralel olarak bağlanan bir şönt devresi taşır.</p>
<p>Çok küçük akım değerleri ölçülmek istendiğindeyse; galvonometre adı verilen küçük akım değerlerini ölçen (miliamper, mikroamper..) düzenekler kullanılır. Her koşulda da farklı düzenekler kullanıldığından günümüzde bu özellikleri tek çatı altında toplayan çok amaçlı ampermetreler geliştirilmiştir.</p>
<h2>AMPERMETRELERİN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ</h2>
<p>Çalışma prensipleri;en zayıf elektrik akımının iletken tel sarılı bir bobini bir mıknatısa dönüştürme özelliğine dayanır. Bu durumu döner bobinli ampermetrelerle açıklarsak; silindir biçimde demirden bir gövdeye tutturulmuş küçük bir bobinden bahsedebiliriz. Bobin at nalı biçiminde bir büyük ve güçlü bir mıknatısın arasına tutturulmuştur.</p>
<p>Çok duyarlı olmasına rağmen sadece doğru akım ölçmede kullanılır. Yeri gelmişken neden sadece doğru akım ya da neden sadece alternatif akım(AC) sorusunun cevabı kurulan düzeneklerde sadece tek yönlü akım dolaşmasına izin verilmesi olabilir.</p>
<h2>AMPERMETRE ÇEŞİTLERİ</h2>
<p>Ampermetrler çeşitliklerine göre farklı çalışma prensipleri ve duyarlılıklar gösterirler.Bu çeşitten bir olan D&#8217;Arsonval ampermetresi; doğru akımı 0.1-2 arası duyarlılıkta ölçmektedir.Aynı şekilde bir elektrodinamik ampermetre hem doğru hemde alternatif akımda kullanılır ve duyarlılık aralığı 0.1-0.25 arasındadır</p>
<p>Haraketli parça taşımayan sayısal ampermetreler ; ölçülen anlog akımın sayısal devreye çevrirken temelde prensip olarak bir integratör devreyle bir ADC kullanırlar. Sayısal ampermetrelerin çoğunun duyarlılığı %1 &#8216;in üzerindedir.Özellikle alternatif akımları ölçmede kullanılan ısıl ampermetrede; ölçülen akım tarafından ısıtılan termokupl (termoelektrik çift) doğan çok ufak gerilim; bir milivoltmetreyle ölçülür.</p>
<h2>Ampermetre İcadı</h2>
<p>Ampermetreyi Fransız fizikçi  Andre Marie  Ampere (1775&#8211;1836) bulmuştur.</p>
<p>André Marie Ampère (20 Ocak 1775 &#8211; 10 Haziran 1836), Fransız fizikçi. Elektromanyetizmayı ilk bulan kişiler arasında gösterilir. Elektrik akımı birimi Amper onun adına ithafen verilmiştir.</p>
<p>Ampere Lyon&#8217;da doğdu. Babası ona Latince öğretmek istiyordu ancak matematiğe olan ilgisini ve yatkınlığını görünce vazgeçti. Ancak Ampere, Latincesini, Euler ve Bernoulli&#8217;nin konularını izleyip uzmanlaşacak derecede ilerletti.</p>
<p>1799&#8242;da Julie Carron ile evlendi. 1796&#8242;yı izleyen yıllarda Lyon&#8217;da özel matematik, kimya ve dil dersleri verdi. 1801&#8242;de bir fizik ve kimya profesörü olarak Bourg&#8217;a taşındı. Hasta eşini ve küçük oğlunu (Jean Jacques Ampère) Lyon&#8217;da bıraktı. Eşi 1804&#8242;te öldü. Aynı yıl Ampere, Lyon Lisesinde matematik profesörü oldu.</p>
<p>1809&#8242;da Paris Politeknik okulunda matematik profesörü olarak göreve başladı ve bilimsel çalışmalarını sürdürdü. 1814&#8242;de enstitü üyeliğine kabul edildi. Elektrik ile manyetizma arasındaki ilişki ve dolayısıyla elektromanyetizma bilimi (kendi deyişiyle &#8220;elektrodinamik&#8221;) ile çok yakından ilgileniyordu. 11 Eylül 1820&#8242;de Örsted&#8217;in, Volta akımına maruz kalan bir iğnenin manyetikleştiğini keşfettiğini öğrendi. Aynı ayın 18&#8242;inde akademiye, bu ilişkili kavramlar hakkında oldukça açıklayıcı bir makale sundu.</p>
<p>Yalnızca elektromanyetizma kavramını açıklayan matematik teorileri oluşturmakla kalmadı ve pek çok yenilerini de öne sürdü. Marseille&#8217;de öldü, cenazesi Paris&#8217;te gömülüdür. Ölümünden 45 yıl kadar sonra matematikçiler tarafından resmen tanınmıştır.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/ampermetrenin-icadi-ve-bulunusu">Ampermetrenin İcadı ve Bulunuşu</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/ampermetrenin-icadi-ve-bulunusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atmaca Kuşu Özellikleri ve Yaşamı</title>
		<link>http://www.turkax.com/atmaca-kusu-ozellikleri-ve-yasami</link>
		<comments>http://www.turkax.com/atmaca-kusu-ozellikleri-ve-yasami#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 08:18:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[atmacanın özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en büyük atmacası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15820</guid>
		<description><![CDATA[Atmaca Tanımı Bilimsel sınıflamalarda Accipiter nisus olarak tanımlanan atmaca gündüz yırtıcıları takımından (Falconiformes), Accipitridae ailesine adını veren bir kuştur. Nispeten kısa, ucu yuvarlak kanatları ve uzun kuyruğu ile ani dönüşler yapabilecek ve sık ağaçlar arasında avını kovalayabilecek olanaklara, güçlü yapılara, kancalı gagalara, kavisli pençelere, kudretli kanatlara, avcı olduğu için de gelişmiş zekaya sahiptir. Bu özellikleri [...]<p><a href="http://www.turkax.com/atmaca-kusu-ozellikleri-ve-yasami">Atmaca Kuşu Özellikleri ve Yaşamı</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Atmaca Tanımı</h2>
<p>Bilimsel sınıflamalarda Accipiter nisus olarak tanımlanan atmaca gündüz yırtıcıları takımından (Falconiformes), Accipitridae ailesine adını veren bir kuştur.</p>
<p>Nispeten kısa, ucu yuvarlak kanatları ve uzun kuyruğu ile ani dönüşler yapabilecek ve sık ağaçlar arasında avını kovalayabilecek olanaklara, güçlü yapılara, kancalı gagalara, kavisli pençelere, kudretli kanatlara, avcı olduğu için de gelişmiş zekaya sahiptir. Bu özellikleri ile yaşam ortamına uyum sağlamıştır. Göğüs, karın ve kanat altları erkeklerde kızıl kahverengi-kırmızı, dişi ve gençlerde koyu kahverengi-gri renkte enine çizgili olup bu özellik gündüz yırtıcılarında genellikle ormanlık-ağaçlık alanlarda avlanan türlerde görülmektedir. Kafanın üstü, sırt ve kanat üst kısmı erkeklerde kurşuni-mavi, dişilerde gri-kahverengi ve gençlerde kahverengi renktedir. Yuvayı yeni terketmiş gençlerde gözler açık sarıdır ve yaş ilerledikçe bu renk turuncuya doğru koyulur ve doygunlaşır. Yaşlı erkeklerde göz rengi kırmızı olabilir. Dişi ve erkekler arasında belirgin bir büyüklük farkı vardır; kanat açıklığı erkeklerde ortalama 62 cm, dişilerde ise 74 cm, gaga-kuyruk ucu mesafesi erkeklerde ortalama 34, dişilerde ise 37 cm, ağırlık ise erkeklerde 145-150 g, dişilerde ise 230-250 g civarındadır. Atmacaların bacakları özellikle iyi gelişmiş olup özellikle orta parmağın son boğumları uzun ve bir pense gibi kendi üzerine kapanabilir yapıdadır. Yumurta büyüklüğü 36.0-47.2 x 29.5-35.7 mm’dir</p>
<p>Gencleri 1 nci yıl sonuna kadar dişiye benzerler.Yanlız karınlarındaki lekeler daha büyük ve düzensizdir.2 nci yıldan başlayarak yavrular cinslerinin rengini alırlar</p>
<h2>Atmaca Yaşamı</h2>
<p>Atmaca özellikle küçük ve orta boy kuşları(sığırcık ve ardıç kuşları büyüklüğünde) ağaçlıklı alanlarda yakalamak üzere uyum sağlamış bir yırtıcıdır. Bu nedenle avlanma habitatı hemen her zaman az ya da çok ağaçları da içerir. Bu sayede atmacaları; geniş çayır ve bozkırlar, ağaçsız sulak sahalar ve çıplak kayalıklar haricinde ibreli ve yaprak döker açık ve kapalı ormanlar, ağaçlı bozkırlarda, ağaçlı ve çalılık sınırlarla bölünmüş tarım arazisi ve park-bahçe gibi her türlü ağaçlı alanda avlanırken görmek mümkündür.</p>
<p>İngiltere’de yapılan çalışmalar atmacanın üreme habitatı olarak avlanma habitatına göre daha sık ağaçlı alanları seçtiğini göstermiştir. Bu çalışmada 20 hektardan büyük, özellikle ibreli ve ağaç sıklığı 2-4 m olan alanlar en ideal üreme habitatı olarak bulunmuştur. Genellikle yuva 10 m ve daha yüksek ağaçlarda yapılır.</p>
<h2>Atmaca Yayılışı</h2>
<p>Atmacanın ülkemiz üzerindeki dağılışı(TÜRKİYE) Karadenizin doğusu,Batısı,Marmaranın Batısı,Marmaranın Güneyi,Akdenizin Güney Doğusu,Egenin Bazı yerlerinde görülmüş tür.</p>
<h2>Atmaca Beslenme</h2>
<p>Atmaca bir günde erkekler için 40-50 g dişilerde ise 50-70 g kadar ete gereksinim duyar. Bu sayılar kabaca 2-3 serçeye karşılık gelmektedir. Bir seferde günlük gereksiniminin tamamını tüketebilir, dolayısı ile ardıç büyüklüğünde bir kuş avlayan atmacanın bir günlük gereksinimi bir seferde karşılanmış olur. Besin gereksinimi yumurtlama ve yavruların bakıldığı dönemlerde haliyle artar. Üreyen bir çift atmaca bir yılda yaklaşık 2.200 serçe eşdeğeri av tüketir.</p>
<p>Atmaca temelinde bir kuş avcısıdır ve besinin % 97’sini kuşlar, geri kalan %3’ü ise küçük memeliler oluşturur. Genelde avlanan kuş türleri her hangi bir zamanda en bol ve en kolay yakalan türlerdir. En kolay yakalan türler ya genç oldukları için acemi ya da renkleri, davranışları ya da ötüşleriyle kolay fark edilen türlerdir. Erkek atmaca en büyük av olarak ortalama 150 g civarında, bir ardıç kuşu büyüklüğünde kuşları avlayabilir. Daha büyük ve güçlü olan dişi ise 550 g lık bir tahtalıyı yakalayabilir. Ancak avların büyük çoğunluğunu daha küçük kuşlar oluşturur, öyle ki atmacanın tüm avlarının % 70’ı 20 ile 120 g arasındadır. Atmacaya av olmuş yaklaşık 120 kuş türü saptanmıştır, bunun tamamına yakının küçük ötücü kuşlar oluşturur. Bir kez bir Kerkenezin (Falco tinnunculus) bir kez de başka bir atmacanın avlandığı saptanmıştır.</p>
<p>Son yıllarda yapılan atmaca gözlemlerinde,Atmacalarda yakından görünen sık karşılanan bazı hastalıklar tespit edilmiştir.Başta mantar ve çiçek hastalıkları atmacaların en korkulu rüyası haline gelmiştir.</p>
<p>Karadenizde atmacacılar tarafından yapılan araştırmalarda,Atmacaların geçişlerindeki yağmurlardan etkilendiği görülmüştür,kendi aralarında bu geçişe(KESTANE KARASI)adını vermişlerdir.</p>
<p>Samsun üniversitesinden gelen doktorlar ve bölgedeki bilgisi olan arkadaşlarla görüşmelerde çıkan netice,Atmacaların göç esnasında avlanmalarındaki doğal olmayan bilinçsiz ziraat ilaçlarının etkisini bu şekilde olan kuşlarda bariz olarak görülmesidir.</p>
<h2>Atmaca Türleri</h2>
<ol>
<li> Alaca çakır kuşu (Accipiter albogularis)</li>
<li> Şeritli küçük çakır kuşu (Accipiter badius)</li>
<li> İki renkli atmaca (Accipiter bicolor)</li>
<li> Yeni Britanya atmacası (Accipiter brachyurus)</li>
<li> Yoz atmaca (Accipiter brevipes)</li>
<li> Nicobar atmacası (Accipiter butleri)</li>
<li> Accipiter castanilius</li>
<li> Accipiter chionogaster</li>
<li> Kuşaklı atmaca (Accipiter cirrocephalus)</li>
<li> Accipiter collaris</li>
<li> Cooper atmacası (Accipiter cooperii)</li>
<li> Kızıl boyunlu atmaca (Accipiter erythrauchen)</li>
<li> Accipiter erythronemius</li>
<li> Kızıl butlu atmaca (Accipiter erythropus)</li>
<li> Kahverengi çakır kuşu (Accipiter fasciatus)</li>
<li> Frances atmacası (Accipiter francesii)</li>
<li> Bayağı çakır kuşu (Accipiter gentilis)</li>
<li> Sulawesi çakır kuşu (Accipiter griseiceps)</li>
<li> Japon atmacası (Accipiter gularis)</li>
<li> Gundlach atmacası (Accipiter gundlachi)</li>
<li> Beyaz karınlı çakır kuşu (Accipiter haplochrous)</li>
<li> Moluklu çakır kuşu (Accipiter henicogrammus)</li>
<li> Henst çakır kuşu (Accipiter henstii)</li>
<li> Taklitçi atmaca (Accipiter imitator)</li>
<li> Arduvuz sırtlı atmaca (Accipiter luteoschistaceus)</li>
<li> Madagaskar atmacası (Accipiter madagascariensis)</li>
<li> Kara sırtlı çakır kuşu (Accipiter melanochlamys)</li>
<li> Kara çakır kuşu (Accipiter melanoleucus)</li>
<li> Meyer çakır kuşu (Accipiter meyerianus)</li>
<li> Küçük atmaca (Accipiter minullus)</li>
<li> Cüce atmaca (Accipiter nanus)</li>
<li> Bayağı atmaca (Accipiter nisus)</li>
<li> Beyaz çakır kuşu (Accipiter novaehollandiae)</li>
<li> Ovampo atmacası (Accipiter ovampensis)</li>
<li> Gri başlı çakır kuşu (Accipiter poliocephalus)</li>
<li> Boz karınlı çakır kuşu (Accipiter poliogaster)</li>
<li> Accipiter princeps</li>
<li> Şarap göğüslü atmaca (Accipiter rhodogaster)</li>
<li> Fiji çakır kuşu (Accipiter rufitorques)</li>
<li> Kızıl göğüslü atmaca (Accipiter rufiventris)</li>
<li> Çin çakır kuşu (Accipiter soloensis)</li>
<li> Accipiter striatus</li>
<li> Accipiter superciliosus</li>
<li> Afrika çakır kuşu (Accipiter tachiro)</li>
<li> Kızıl göğüslü çakır kuşu (Accipiter toussenelii)</li>
<li> Benek kuyruklu çakır kuşu (Accipiter trinotatus)</li>
<li> Tepeli çakır kuşu (Accipiter trivirgatus)</li>
<li> Accipiter ventralis</li>
<li> Accipiter virgatus</li>
</ol>
<p><a href="http://www.turkax.com/atmaca-kusu-ozellikleri-ve-yasami">Atmaca Kuşu Özellikleri ve Yaşamı</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/atmaca-kusu-ozellikleri-ve-yasami/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayranın İcadı ve Ayranın Bulunuşu</title>
		<link>http://www.turkax.com/ayranin-icadi-ve-ayranin-bulunusu</link>
		<comments>http://www.turkax.com/ayranin-icadi-ve-ayranin-bulunusu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 15:34:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15797</guid>
		<description><![CDATA[Ayran Nedir? Yoğurdun  içine su katılarak elde edilen bir tür içecek. Ayran, Türk mutfağı&#8217;na ait en yaygın içecektir. En çok görüldüğü yer Türkiye&#8217;dir. Bunun yanı sıra Ermenistan, Azerbaycan, İran, Lübnan, Bulgaristan  ve bazı Balkan ülkeleriyle Orta Doğu ve Orta Asya (Türki Cumhuriyetler) ülkelerinde yapılır.[1] Ayran yapımında, doğal nitelikli, yağlı koyun yoğurdu yeğlenir. Bir ölçü yoğurda [...]<p><a href="http://www.turkax.com/ayranin-icadi-ve-ayranin-bulunusu">Ayranın İcadı ve Ayranın Bulunuşu</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Ayran Nedir?</h2>
<p>Yoğurdun  içine su katılarak elde edilen bir tür içecek. Ayran, Türk mutfağı&#8217;na ait en yaygın içecektir. En çok görüldüğü yer Türkiye&#8217;dir. Bunun yanı sıra Ermenistan, Azerbaycan, İran, Lübnan, Bulgaristan  ve bazı Balkan ülkeleriyle Orta Doğu ve Orta Asya (Türki Cumhuriyetler) ülkelerinde yapılır.[1] Ayran yapımında, doğal nitelikli, yağlı koyun yoğurdu yeğlenir. Bir ölçü yoğurda en çok bir buçuk ölçü su karıştırılır. Daha lezzetli olması için, su yerine süt de katılabilir. Az ölçüde tuz da eklenebilir. Türkler&#8217;in geleneksel içeceği olan ayran, Balkan  ve Asya ülkelerinde de içilir.</p>
<h2>Ayranı kim buldu?</h2>
<p>M.S. 552-745 yılları arasında hüküm süren Göktürkler ekşiyen yoğurdun ekşiliğini azaltmak için üzerine su ekledi. Böylece tesadüfen ayran ortaya çıktı. Ayran Türkiye’nin yanı sıra Balkan ve Asya ülkelerinde de içiliyor.</p>
<h2>Ayranın yararları nedir?</h2>
<p>Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Prof. Dr. Ziya Mocan ayranın faydalarını şöyle sıralıyor: ‘Ayran yoğurt bazlı olduğu için içinde bakteri üremez, ayrandan zehirlenme olmaz. İçinde katkı maddesi yoktur. Antibakteriyel, bakterilerin içeride üremesine engel olur, mide ve bağırsaktaki zararlı bakterilerin üremesini engeller ve bakterileri temizler. Bu nedenle antioksidan etkisi vardır. Zehirlenmelerde ayran kullanılır. Besleyicidir, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir.’</p>
<h2>Tansiyon düştüğünde neden tuzlu ayran içilir?</h2>
<p>Bu sorunun yanıtını da Prof. Dr. Ziya Mocan şöyle veriyor: ‘Tuz tansiyonu yükseltir, ayran dışında hiçbir sıvıya tuz konulup içilemez. Ama ayran ve tuz iyi birer bileşimdir. O nedenle tansiyon düştüğünde tuzlu ayran içilir.’</p>
<h2>Ayran uyku getirir mi?</h2>
<p>Ayranın rahatlatıcı etkisi olduğunu belirten Prof. Dr. Ziya Mocan bu etkisinin neye bağlı olduğunun bilinmediğini söylüyor: ‘Bazılarında uyku haline neden olur. Ama buna ayranın neden olduğu ispatlanmış bir şey değil.’</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/ayranin-icadi-ve-ayranin-bulunusu">Ayranın İcadı ve Ayranın Bulunuşu</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/ayranin-icadi-ve-ayranin-bulunusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Askerlik Kaç Gün ve Kaç Aydır?</title>
		<link>http://www.turkax.com/askerlik-kac-gun-ve-kac-aydir</link>
		<comments>http://www.turkax.com/askerlik-kac-gun-ve-kac-aydir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 13:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik kaç gün]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik süresi kaç gün]]></category>
		<category><![CDATA[kısa dönem askerlik kaç gün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15779</guid>
		<description><![CDATA[Askerlik Gün ve Ayları 15 ay yani 460 gündür. Askerlik Şubesi&#8217;nden Sülüs kağıdını teslim alınca başlar şafak.Askerlik 15 aydır.Gün olarak hesaplanırsa 16&#215;30=480 gündür. Askerlik Süresi Hesaplama Askerlik süreniz hesaplanırken ay hesabı yapılıyor. Yani 180 gün değil 6 ay askerlik yapıyorsunuz. 6 ayın kaç gün ettiği döneme göre değişiyor. Mesela Aralık dönemi için 183 gün ediyor. [...]<p><a href="http://www.turkax.com/askerlik-kac-gun-ve-kac-aydir">Askerlik Kaç Gün ve Kaç Aydır?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Askerlik Gün ve Ayları</h2>
<p>15 ay yani 460 gündür. Askerlik Şubesi&#8217;nden Sülüs kağıdını teslim alınca başlar şafak.Askerlik 15 aydır.Gün olarak hesaplanırsa 16&#215;30=480 gündür.</p>
<h2>Askerlik Süresi Hesaplama</h2>
<p>Askerlik süreniz hesaplanırken ay hesabı yapılıyor.</p>
<p>Yani 180 gün değil 6 ay askerlik yapıyorsunuz. 6 ayın kaç gün ettiği döneme göre değişiyor.</p>
<p>Mesela Aralık dönemi için 183 gün ediyor. Çünkü Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarını asker olarak geçiriyorsunuz.</p>
<p>Askere gelmeden önce 12 gün izinli sayılıyorsunuz. Ayrıca asker olduğunuz her ay için 2 gün izin hakkınız var. Bu 6 ayda toplam 12 gün yapıyor. Son olarak askerliğinizi yaptığınız yerle ikamet ettiğiniz şehir arasındaki mesafeye göre yol izni alıyorsunuz. Örneğin Van-İstanbul arası 3 gün yol izni ediyor.  Bunları toplarsak 183 günde toplam 27 gün izniniz oluyor.</p>
<p>Bu 27 günü, askerlik yapacağınız 183 günden çıkartırsak, Aralık ayında askerlik yapan birisi 156 gününü kışlada geçirmek zorunda. Buna göre eğer 11 Aralık&#8217;ta birliğine katılmışsa 14 Mayıs&#8217;ta, 12 Aralık&#8217;ta katılmışsa 15 Mayıs&#8217;ta terhis olur (yol izninin 3 gün olduğunu unutmayın. Yol izni 2 gün olan biryerde otursaydı, 1&#8242;er gün sonra terhis olacaktı).</p>
<p>Bu hesaba göre kendi terhis tarihinizi hesaplayabilirsiniz ve 11&#8242;inde mi 12&#8242;sinde mi katılacağınıza karar verebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/askerlik-kac-gun-ve-kac-aydir">Askerlik Kaç Gün ve Kaç Aydır?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/askerlik-kac-gun-ve-kac-aydir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alkalin Piller ve Normal Piller Arasındaki Farklar</title>
		<link>http://www.turkax.com/alkalin-piller-ve-normal-piller-arasindaki-farklar</link>
		<comments>http://www.turkax.com/alkalin-piller-ve-normal-piller-arasindaki-farklar#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 12:53:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15777</guid>
		<description><![CDATA[Piller Kimyasal enerjinin depolanabilmesi ve elektriksel  bir forma dönüştürülebilmesi için kullanılan bir aygıttır. Piller, bir veya daha fazla elektrokimyasal hücre, yakıt hücreleri veya akış hücreleri gibi, elektrokimyasal aygıtlardan oluşur. Bilinen en eski insan yapısı piller, Bağdat Pilleridir. M.Ö. 250 ve M.S. 640 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Pillerin gelişimi, 1800 yılında İtalyan fizikçi Alessandro Volta [...]<p><a href="http://www.turkax.com/alkalin-piller-ve-normal-piller-arasindaki-farklar">Alkalin Piller ve Normal Piller Arasındaki Farklar</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Piller</h2>
<p>Kimyasal enerjinin depolanabilmesi ve elektriksel  bir forma dönüştürülebilmesi için kullanılan bir aygıttır. Piller, bir veya daha fazla elektrokimyasal hücre, yakıt hücreleri veya akış hücreleri gibi, elektrokimyasal aygıtlardan oluşur.</p>
<p>Bilinen en eski insan yapısı piller, Bağdat Pilleridir. M.Ö. 250 ve M.S. 640 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Pillerin gelişimi, 1800 yılında İtalyan fizikçi Alessandro Volta tarafından geliştirilen Voltaik (Voltaic) pil ile başlamıştır. Dünya çapında pil endüstrisi (2005 yılı yaklaşık değeri) 48 milyar A.B.D doları ciroya sahiptir.</p>
<p><strong>Alkalin pil &#8211; Alkaline/manganez &#8220;uzun ömürlü&#8221; pillerdir , daha fazla güç ihtiyacı gerekriren uygulamalarda da kullanılabilir.</strong></p>
<h2>Alkalin pil ile normal pil farkı</h2>
<p>Alkalin piller normal pillerden daha fazla enerji toplarlar. Alkalin piller normal pillerden daha fazla kullanılabilir. Alkalin piller normal pillerden daha fazla raf ömrüne sahiptir. Alkalin piller iki çeşit olarak bulunur normal piller tek çeşittir.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/alkalin-piller-ve-normal-piller-arasindaki-farklar">Alkalin Piller ve Normal Piller Arasındaki Farklar</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/alkalin-piller-ve-normal-piller-arasindaki-farklar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Bölgesi Geçim Kaynakları Nelerdir?</title>
		<link>http://www.turkax.com/akdeniz-bolgesi-gecim-kaynaklari-nelerdir</link>
		<comments>http://www.turkax.com/akdeniz-bolgesi-gecim-kaynaklari-nelerdir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 12:17:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz bölgesinin geçim kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz bölgesinin gelir kaynakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15775</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz Bölgesi Geçim Kaynakları Akdenizin iklimi bir çok iş kollarına imkan sağlar. Özellikle tarımcılık akdenizde çok iyi bir geçim kaynağıdır. Toroslar ve sahillerdeki yeşillikler hayvancılığıda mümkün kılmaktadır. Akdenizin uzun sahilleri Turizmin gelişmesine katkıda bulunduğundan turizm akdenizin ekonomisine son yıllarda büyük katkılar sunmakta. Akdeniz balık yönünden çok zengindir. Balıkcılık ayrıyeten bir çok insan için geçim kaynağını [...]<p><a href="http://www.turkax.com/akdeniz-bolgesi-gecim-kaynaklari-nelerdir">Akdeniz Bölgesi Geçim Kaynakları Nelerdir?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Akdeniz Bölgesi Geçim Kaynakları</h2>
<p>Akdenizin iklimi bir çok iş kollarına imkan sağlar.  Özellikle tarımcılık akdenizde çok iyi bir geçim kaynağıdır. Toroslar  ve sahillerdeki yeşillikler hayvancılığıda mümkün kılmaktadır. Akdenizin  uzun sahilleri Turizmin gelişmesine katkıda bulunduğundan turizm  akdenizin ekonomisine son yıllarda büyük katkılar sunmakta.<br />
Akdeniz balık yönünden çok zengindir. Balıkcılık ayrıyeten bir çok insan  için geçim kaynağını oluşturmaktadır.<br />
Akdenizin sanayisi diğer bölgelere göre biraz daha zayıf olduğu dikkat  çekmektedir.</p>
<p>Kısaca Akdeniz Bölgesinin geçim kaynağı:<br />
Turizm, Tarım, Hayvancılık, Ormancılık, Balıkcılık ve sanayidir  diyebiliriz.</p>
<h2>TARIM VE HAYVANCILIK:</h2>
<p>Buğday: Bölgenin dağların kuzey yamaçlarındaki karasal iklimin görüldüğü alanlarda görülür.<br />
Pirinç: Amik Ovasında ve Maraş çevresinde görülür.<br />
Pamuk: Çukurova ve kıyı ovalarında. Türkiye’de 2. Sırada görülür.<br />
Tütün: Burdur ve Göller Yöresinde yetiştirilir.<br />
Turunçgiller: Akdeniz İkliminin görüldüğü kıyı kesiminde görülür.<br />
Muz: Mersin ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Türkiye’de 1 sıradadır.<br />
Zeytin: Kıyı kesiminde yetiştirilir.<br />
Göller Yöresinde: Ananas, Haşhaş, Gül ve Şekerpancarı yetiştirilir.<br />
Seracılık: Akdeniz Bölgesi ilk sırada yer alır.<br />
Sebzecilik: Mersin ve Antalya çevresinde turfanda sebze yetiştirilir.<br />
Bölgenin hayvancılığı fazla gelişmemiştir. Genelde yaylacılık faaliyetiyle birlikte yapılır. Sığır, Koyun ve Kıl Keçisi yetiştirilir.</p>
<h2>YER ALTI ZENGİNLİKLERİ:</h2>
<p>Krom: Adana, Denizli ve Muğla’da (Türkiye’de 1.)<br />
Barit: Antalya, İçel ve Konya’da (Türkiye’de 1.)<br />
Boksit (Alüminyum): Antalya, Konya, Adana ve Hatay (Türkiye’de 1.)<br />
Kükürt: Isparta-Keçiborlu<br />
Demir: Adana ve İçel<br />
Amyant: Hatay-İskenderun<br />
Manganez: Adana, Muğla ve Burdur<br />
Petrol: Adana</p>
<h2>ENDÜSTRİ:</h2>
<p>Adana Bölümünde: Dokuma, Tütün, Gıda, Kimya, Tarım Araçları, Çimento, Madeni Eşya, Tuğla, Ataş-Mersin’de Ataş Petrol Rafinerisi, ve Mersin Limanı bulunmaktadır.<br />
Antalya Bölümünde: Ferro Krom, Yağ, Gülyağı, Çimento, Tuğla, Tarım Araçları, Halıcılık, faaliyeti yapılmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/akdeniz-bolgesi-gecim-kaynaklari-nelerdir">Akdeniz Bölgesi Geçim Kaynakları Nelerdir?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/akdeniz-bolgesi-gecim-kaynaklari-nelerdir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adaptasyon ile Modifikasyon İlişkisi ve Farkları</title>
		<link>http://www.turkax.com/adaptasyon-ile-modifikasyon-iliskisi-ve-farklari</link>
		<comments>http://www.turkax.com/adaptasyon-ile-modifikasyon-iliskisi-ve-farklari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 11:49:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[mutasyon ve modifikasyon arasındaki farklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15772</guid>
		<description><![CDATA[Modifikasyon Modifikasyon Ne Demektir? Modifikasyon, canlılarda çevrenin etkisiyle meydana gelen ve kalıtsal olmayan özelliklerdir. Çevre koşulları (ısı, sıcaklık, besin) bazı genlerin işleyişini değiştirebilir. Bundan dolayı ortam koşulları eski haline dönünce canlıda eski haline döner veya oluşan karakter oğul döllere aktarılmaz. Bu olaya modifikasyon denir. Lamarck’ın gözlemleri modifikasyona örnektir. Yapılan birçok araştırma modifikasyonların kalıtsal olmadığını göstermiştir&#8230; [...]<p><a href="http://www.turkax.com/adaptasyon-ile-modifikasyon-iliskisi-ve-farklari">Adaptasyon ile Modifikasyon İlişkisi ve Farkları</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2><a title="Permanent link to Modifikasyon Nedir? Modifikasyon  Örnekleri" rel="bookmark" href="../modifikasyon-nedir-modifikasyon-ornekleri">Modifikasyon</a></h2>
<p>Modifikasyon Ne Demektir? Modifikasyon, canlılarda çevrenin etkisiyle  meydana gelen ve kalıtsal olmayan özelliklerdir. Çevre koşulları (ısı,  sıcaklık, besin) bazı genlerin işleyişini değiştirebilir. Bundan dolayı  ortam koşulları eski haline dönünce canlıda eski haline döner veya  oluşan karakter oğul döllere aktarılmaz. Bu olaya modifikasyon denir.  Lamarck’ın gözlemleri modifikasyona örnektir. Yapılan birçok araştırma  modifikasyonların kalıtsal olmadığını göstermiştir&#8230;</p>
<h2><a title="Permanent link to Adaptasyon Nedir? Adaptasyona  Örnekler" rel="bookmark" href="../adaptasyon-nedir-adaptasyona-ornekler">Adaptasyon</a></h2>
<div>
<p>Adaptasyon Ne Demektir? Adaptasyon veya uyum, doğal seleksiyonda  (doğal seçim) başarılı olmuş, ona sahip olan organizmayı evrimsel olarak  daha uyumlu kılan bir özelliktir.[1][2]  Sıfat olarak, yani böylesi bir  özelliği tarif etmek için, adaptif  (uyabilen) terimi kullanılır.  Adaptasyon, canlıların ortamlarında başarılı bir şekilde yaşamasını  sağlayan kalıtsal değişikliktir. Adaptasyon, yapısal, davranışsal, veya  fizyolojik olabilir. Yapısal adaptasyonlara örnek&#8230;</p>
</div>
<h2>Adaptasyon ve Modifikasyon Farkları</h2>
<p>ADAPTASYON: Canlının değişen çevre şartlarına uyum sağlamak amacıyla  kendisinde meydana gelen kalıtsal değişikliklerdir.<br />
Kutuplarda yaşayan ayının beyaz renkli,diğer bölgelerde yaşayan ayıların  koyu renkli olması gibi.</p>
<p>MODİFİKASYON: Canlıda değişen çevre şartlarına göre meydana gelen geçici  (Kalıtsal olmayan) değişikliklerdir.</p>
<p>Meyve sineklerinin kanatlarının farklı sıcaklıklarda kıvrık ve düz  olması gibi.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/adaptasyon-ile-modifikasyon-iliskisi-ve-farklari">Adaptasyon ile Modifikasyon İlişkisi ve Farkları</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/adaptasyon-ile-modifikasyon-iliskisi-ve-farklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Okuduğu Kitaplar</title>
		<link>http://www.turkax.com/ataturkun-okudugu-kitaplar</link>
		<comments>http://www.turkax.com/ataturkun-okudugu-kitaplar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 15:13:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15753</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Neler Okurdu? Burada bazı kitapların isimleri ve konuları var.Ata&#8217;mızın okuduğu kitaplardan bizimde faydalanmamız için buraya yazıyorum.Lütfen sizinde bildiğiniz,Atatürk&#8217;ün okuduğu kitap varsa ilave yapınız&#8230;Kitapdan alıntılar olursa daha iyi olur Atatürk&#8217;ün başucu kitaplarından biri Fransız düşünürü Jean Jacques Rousseau&#8217;nun &#8220;Mukavele-i içtimaiyye&#8221;si yani &#8220;Toplum Sözleşmesi&#8221;dir. Fransız Devrimi&#8217;ne de kaynaklık eden bu kitap 1756&#8242;da yazılmış; ama Türkçe&#8217;ye ancak [...]<p><a href="http://www.turkax.com/ataturkun-okudugu-kitaplar">Atatürk&#8217;ün Okuduğu Kitaplar</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Atatürk Neler Okurdu?</h2>
<p>Burada bazı kitapların isimleri ve konuları var.Ata&#8217;mızın okuduğu kitaplardan bizimde faydalanmamız için buraya yazıyorum.Lütfen sizinde bildiğiniz,Atatürk&#8217;ün okuduğu kitap varsa ilave yapınız&#8230;Kitapdan alıntılar olursa daha iyi olur</p>
<p>Atatürk&#8217;ün başucu kitaplarından biri Fransız düşünürü Jean Jacques Rousseau&#8217;nun &#8220;Mukavele-i içtimaiyye&#8221;si yani &#8220;Toplum Sözleşmesi&#8221;dir. Fransız Devrimi&#8217;ne de kaynaklık eden bu kitap 1756&#8242;da yazılmış; ama Türkçe&#8217;ye ancak 150 yıl sonra çevrilebilmiştir.<br />
Bugün Çankaya Köşkü&#8217;nün &#8220;Atatürk Kitaplığı&#8221;nda saklanan kitabın 156 ncı sayfasındaki birkaç satırın yanında, Atatürk&#8217;ün &#8220;Mühimdir&#8221; notu vardır. Altı çizili bu satırlarda şu iki cümle yazılıdır: &#8220;Egemenlik gücü basit ve tektir. Bu gücü bölmek, yok etmek demektir.&#8221;</p>
<p>Aslında &#8220;Atatürk Kitaplığı&#8221;ndaki her kitabın ve bu kitaplarda altı çizilen her satırın ayrı bir öyküsü vardır. Bunlardan biri de İsmail Hakkı Babanzade&#8217;nin &#8220;Hukuk-u Esasiyye&#8221;sinde (Temel Haklar) yer alır.<br />
Gazi&#8217;nin 1923 yılında, Cumhuriyet&#8217;in ilân edilmesinden önce okuduğu bu kitabın 119 ncu sayfasında Montesqueu&#8217;den (altı çizili) bir alıntı yapılmış. Aynen şöyle:<br />
&#8220;Cumhuriyet ve demokrasileri yaşatan genel kural, siyasi fazilettir.&#8221;<br />
Bugün ülkenin dört bir yanına asılı &#8220;Cumhuriyet fazilettir&#8221; atasözünü borçlu olduğumuz bu alıntının yer aldığı kitapta Atatürk&#8217;ün el yazısıyla düştüğü küçük bir not daha var. Nottan ziyade, bir hesap bu:<br />
Kitabın kenarına eski Türkçe olarak alt alta &#8220;1923&#8243; ve &#8220;1789&#8243; sayıları yazılıp çıkarma işlemi yapılmış. Sonuna da &#8220;134 sene evvel&#8221; notu düşülmüş. Bu küçük hesap, Türk devriminin, Fransa&#8217;daki atasına göre 134 yıl geciktiğini belgeliyor.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün okuduğu kitaplar arasında yer alan Rene Grousset&#8217;in &#8220;Uzak Doğu Tarihi&#8221; isimli kitabının &#8220;Budizm&#8221; başlıklı metninden:<br />
Budizm metafiziği, bilinemeyenler alanına bakmaktadır.Buda&#8217;nın öğrencilerinden Malunkyaputta bir gün Buda&#8217;ya doktrininin &#8220;dünyanın başlangıcı ve insanın ölümsüzlüğü&#8221; konusunda cevap vermemesini hayretle karşıladığını açıklamıştır. Buda cevap olarak &#8220;bunların cevabının bulunmamasının barış (ahlak) yolunda hiçbir ilerleme sağlamayacağını belirtmiştir: &#8220;Barışa hizmet eden benim, size öğretmeye çalıştığım acı konusundaki gerçek, nedeni ve ortadan kalkmasıdır.&#8221; Tüm boyutları korunarak, temel Budizm&#8217;in bir tür bilinemezci pozitivizm olarak gözükmektedir.</p>
<h2>ATATÜRKÜN KİTAPLIĞINDAKİ TÜRKÇE VE OSMANLICA KİTAPLARDAN BAZILARI</h2>
<p>Ahmet Vefik Paşa : Lehçe-i Osmani<br />
Ahmet Vefik Paşa : Lehçe-i Osmani<br />
Mehmet Salahi : Kamus-u Osmani<br />
Avram Galanti : Türkçede Arabi ve Latin Harfleri ve İmla Meselesi<br />
Mehmet Ali : Tahsil-i Lisan-ı Alman<br />
Nüzhet : Kendi Kendine Almanca<br />
Ahmet Cevat : Türkçe sarf ve nahif<br />
Kazım Nami : Türkçe Oku, Türkçe Yaz<br />
Mithat Sadullah : Latin Harflerinin Türkçeye tatbiki<br />
İbn Emin Mahmut Esat : Tarih-i Din-i İslam<br />
Osman Bin Süleyman : Kamus<br />
Lütfullah Ahmet : Hayat-ı Hazret-i Muhammet<br />
Abdunnaim Bin Hasan : Ceridetül Evail ve Hamidetül Evahir<br />
Ahmet Halit : İslam Büyükleri<br />
Abdurrahmanil Cami : Tercüme-i Nefhatül İnsan<br />
Mehmet Cemil : Hukuku Düvel<br />
Katip Çelebi : Cihannuma<br />
Feridun Bey : Feridun Bey Münşeatı<br />
Mehmet Bin Sait : Kitabü&#8217;l Tabakatü&#8217;l-Kebir<br />
Şemseddin Sami : Kamusu Alam (6 cilt)<br />
Şemseddin Sami : Kamusu Okyanus<br />
H.Z. Ülken : Aristo Metafizik<br />
Süheyl Ünver : İbn-i Sina<br />
Ahmet Rifat : Lügat-ı Tarihiye ve Osmaniye<br />
M.Fuat : Amerika&#8217;da Tükler ve Gördüklerim<br />
Rıza Tevfik : Kamus-u Felsefe<br />
Cemal Paşa : Hatırat (1913 &#8211; 1922)<br />
Mehmet Cemil : Sulhta ve Harpte Hukuku Düvel<br />
Evliya Çelebi : Seyyahatname<br />
Suphi : Tekmiletül&#8217;l-iber<br />
Lütfi Simavi : Devr-i İnkılap<br />
Mustafa Necip : Selimname<br />
Osmanzade Taib : Hakikatü&#8217;l Vüzera<br />
Ahmet Saip : Vaka-i Sultan Aziz<br />
Ahmet Hilmi : Tarih-i İslam<br />
Mazhar Fevzi : Hayr-i Sahil<br />
Ziya Paşa : Endülüs Tarihi<br />
Resulzade Mehmet Emin : Azerbaycan Cumhuriyeti<br />
Ali Reşat : Tarih-i Osmaniye<br />
Ali Reşat : Kurun-u Cedide Tarihi<br />
Sebahattin : İttihat ve Terakki Cemiyetine Açık Mektuplar<br />
Mahmut Esat : Tarih-i Dini İslam<br />
Ahmet Mithat : İnkılap<br />
Ahmet Cevdet : Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa<br />
Mustafa Efendi : Tarih-i Selanik<br />
M. Şemsettin : İslam Tarihi<br />
Ahmet Rasim : Osmanlı Tarihi<br />
Necip Asım : Türk Tarihi<br />
Mustafa Nuri Paşa : Netayic-ül Vukuat<br />
Mehmet Zihni : Neşahir-ün Nisa<br />
Mehmet Şemsettin : Mufassal Türk Tarihi<br />
Ziya Gökalp : Türk Medeniyeti Tarihi</p>
<h2>ATATÜRK&#8217;ÜN OKUDUĞU YABANCI KİTAPLARDAN BİRKAÇI</h2>
<p>M. Roux de Rochelle : Etats-Unis D&#8217;Amerique<br />
M. Dubois de Jancigny ve M. Xavier Raymond : Inde<br />
M. Chopin : Russie<br />
M. G. L. Domeny de Nenzi : Oceanique<br />
Bary de St Vinvent : Iles de l&#8217;Ocean<br />
M. Ph. Le Bas : Etats de la Confederation Germanique<br />
M. Van Hasselt : Belgique et Hollande<br />
M. Louis Lacrcix : Iles de la Grece<br />
M. Louis Lacrcix : Chili, Paraguay, Uruguay, Buenos Aires<br />
Champollion Figeac : Egypte Ancienne<br />
M. J. J. Marcel : Egypte depuis la conquete des Arabes<br />
Rozet et Carette : Algerie, Etats Tripolitains, Tunisie<br />
Lavalle ve Gueroult : Espagne<br />
M. Ph de Golbery : Histoire et Description de la Suisse et du Tyrol<br />
M. G. Pauthier : Chine et son Description Historique<br />
M. Chepin ve A. Ubicini : Provinces Danubiennes et Roumanies<br />
M. Ph. le Bas : Suede et Norvege<br />
Ferdinand Denis : Portugal<br />
Ferdinand Denis : Afrique<br />
Ferdinand Deniz &#8211; M. C. Famin : Bresil, Colombie et Guyane<br />
M. Larenaudiere ve M. Lacroix : Mexique Guatamala Perou<br />
M. Davezat : Iles de l&#8217;Afrigue<br />
M. A. Tardieu, M. S. Cherubini : Senegambie et Guinee<br />
M. N. Desvergers : Nubie, Abyssinie<br />
Lacroix Yanoski : Italie Ancienne<br />
M. Le Chevalier Artaud : Italie Sicile<br />
Frederic Lacroix : İles Baleres et Pithyuse<br />
M. Friess De Colonma : Histoires des Antilles<br />
M. Elias Rensult M. Roux De Rochelle : Villes Anseatiques<br />
M. Ferdinand Hoeger : Chaldee Assyrie Medie Babylonie<br />
M. Neel Desverges : Arabie<br />
S. Munk : Palestine Description Geographique historique et areheologique<br />
Jean Yanosky ve M. Jules David : Syrie Ancienne et Moderne<br />
M. Dubeux  : Tatarie, Beloutchistan<br />
M. V. Valmont, M. Xavier Raymond : Boutan et Nepal<br />
Ernest Lqvi see ve Alfred Rambaud : Histoire Generale du IV e Siecle a nos jours (12 cilt)<br />
Jean Jaures : Histoire Socialiste de la Revolution Française<br />
Hilaire de Barenton : Le Mystere des pyramides</p>
<h2>ATATÜRK&#8217;ÜN DİL DEVRİMİ SIRASINDA ÇALIŞTIĞI KİTAPLARDAN BAZILARI</h2>
<p>H. F. Kuergic : Psychologie de Quelgues Elements des Langues Turques (1)<br />
Vilhelm Thomson : Inscription de l&#8217;Orkhon<br />
M. Guizot : Dictionnaire Universel des Synonymes<br />
M. Brasseur de Bourburg : La Langue Maya<br />
Hilaire de Barenton : L&#8217;Origine des langues des Religions et des Peuples</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/ataturkun-okudugu-kitaplar">Atatürk&#8217;ün Okuduğu Kitaplar</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/ataturkun-okudugu-kitaplar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Yesevi Eserleri ve Menkıbeleri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.turkax.com/ahmet-yesevi-eserleri-ve-menkibeleri-nelerdir</link>
		<comments>http://www.turkax.com/ahmet-yesevi-eserleri-ve-menkibeleri-nelerdir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 15:10:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ansiklopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet yesevinin eserleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15752</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Yesevi Hayatı Tam adı Ahmet bin İbrahim bin İlyas Yesevi&#8217;dir. Babası Hace İbrahim Şeyh ve manevi babası Arslan Baba&#8217;nın ölümlerinden sonra Buhara ve Semerkant&#8217;ta Şeyh Yusuf Hemedani&#8217;nin yanında eğitimini tamamladı. Yusuf Hemedani&#8217;nin Melameti-Kalenderi şeyhi olduğu iddia edilir.  Zaten Yesevi&#8217;nin Fakrname eserinde adları geçen Şakik-i Belhi, Ahmed-i Cami-i Namıki ve Kutbu&#8217;d-din Haydar gibi önemli şahsiyetlerin [...]<p><a href="http://www.turkax.com/ahmet-yesevi-eserleri-ve-menkibeleri-nelerdir">Ahmet Yesevi Eserleri ve Menkıbeleri Nelerdir?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Ahmet Yesevi Hayatı</h2>
<p>Tam adı Ahmet bin İbrahim bin İlyas Yesevi&#8217;dir. Babası Hace İbrahim Şeyh ve manevi babası Arslan Baba&#8217;nın ölümlerinden sonra Buhara ve Semerkant&#8217;ta Şeyh Yusuf Hemedani&#8217;nin yanında eğitimini tamamladı. Yusuf Hemedani&#8217;nin Melameti-Kalenderi şeyhi olduğu iddia edilir.  Zaten Yesevi&#8217;nin Fakrname eserinde adları geçen Şakik-i Belhi, Ahmed-i Cami-i Namıki ve Kutbu&#8217;d-din Haydar gibi önemli şahsiyetlerin Melameti-Kalenderi çevrelere mensup oldukları da kaynakların verdiği bilgilerdir.  Hatta bu müridlerden Kutbu&#8217;d-din Haydar, 12. yüzyıldan itibaren Kalenderiliğin  en yaygın ve faal kolunu oluşturan Haydariliğin kurucusudur.</p>
<p>Anadolu&#8217;ya hiç gelmemiş olmasına rağmen Anadolu&#8217;da da tanınan ve sevilen Ahmet Yesevi, yaygın olan kanaate göre, Mevlânâ, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi Anadolu ekollerini ve Aleviliği etkilemiştir.</p>
<p>Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet adıyla yüzyıllar sonra derlenecek olan Hikmetleri aracılığıyla Türklere İslam&#8217;ı kolaylaştırarak benimsetmiştir. Bunun için İslam inancını, Türk gelenek, inanç ve yaşam tarzı ile uygun biçimde sentezleme yolunu seçmiştir.Üstelik bu yolu seçen kimi din alimleri sapkınlıkla ve dinden çıkmakla suçlanmasına rağmen Yesevi başarıyla yolunu (tarikatını) kurmuş ve geliştirebilmiştir. Eski Türk inanışlarından, adetlerinden bir kısmını İslam dininin içine dahil ederek, dinlerini yeni değiştirmiş olan Türk topluluklarına dinin özünü yani felsefi yönünü tanıtmıştır.</p>
<p>Türkistan Türklerinin İslam’ı kitleler halinde kabul etmeye başladığı 10. yüzyıl, Türk dünyası için tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Bu yüzyıldan itibaren Türkler, kendilerine özgü bir İslamiyet anlayışını benimsemişler, günümüz de dahil olmak üzere, Türklerin sosyal yaşayışları da, kurdukları devletler de, ne eski Türklerinkine, ne de Araplarınkilere benzemiştir</p>
<p>Yesevi, Arapça ve Farsça&#8217;yı çok iyi bilmesine rağmen eserlerini ısrarla Türkçe&#8217;de vermiştir.</p>
<h2>Ahmet Yesevi Eserleri</h2>
<ul>
<li> Divan-ı Hikmet şiirleri, Türk tasavvuf edebiyatının çok önemli ve bilinen en eski örneklerini içeren kitaptır.</li>
<li> Akaid, İslamın esaslarının yer aldığı temel eseridir</li>
<li> Fakrname öğrencileri tarafından yazılmış ve kendisine mal edilmiştir.</li>
</ul>
<p><a href="http://www.turkax.com/ahmet-yesevi-eserleri-ve-menkibeleri-nelerdir">Ahmet Yesevi Eserleri ve Menkıbeleri Nelerdir?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/ahmet-yesevi-eserleri-ve-menkibeleri-nelerdir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

