<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turkax &#187; Bilim</title>
	<atom:link href="http://www.turkax.com/kategori/teknoloji/bilim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkax.com</link>
	<description>Türkün Bilgi Kaynağı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 03 Apr 2011 07:29:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>Atom Bombası Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir</link>
		<comments>http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 14:50:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[atom bombası nasıl yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/?p=15795</guid>
		<description><![CDATA[Atom Bombası Hakkında Atom bombası, patlamanın kontrolsüz çekirdek tepkimesi yoluyla sağlandığı bomba modelidir. Çekirdek tepkimesi zincirleme ve çok hızlı gerçekleştiğinden ortaya devasa bir enerji açığa çıkar ve bu da patlama ile beraberinde şok dalgası yaratır. Uranyum ve plütonyum atomlarının parçalanmasıyla ortaya çıkan çok büyük enerjiden yararlanan bir bomba türü. Atom bombasının patladığı anda bir milyon [...]<p><a href="http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir">Atom Bombası Nasıl Yapılır?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Atom Bombası Hakkında</h2>
<p>Atom bombası, patlamanın kontrolsüz çekirdek tepkimesi yoluyla sağlandığı bomba modelidir. Çekirdek tepkimesi zincirleme ve çok hızlı gerçekleştiğinden ortaya devasa bir enerji açığa çıkar ve bu da patlama ile beraberinde şok dalgası yaratır.</p>
<p>Uranyum ve plütonyum atomlarının parçalanmasıyla ortaya çıkan çok büyük enerjiden yararlanan bir bomba türü. Atom bombasının patladığı anda bir milyon derecelik bir sıcaklık oluşur. Atom bombasının üç yıkıcı özelliği vardır. Bunlardan birincisi patlama sırasında büyük bir sarsıntı meydana gelir. Buna sarsıcı dalga adı verilir. Sarsıcı dalga sesten daha hızlı hareket ederek güçlü bir rüzgârın oluşmasına yol açar. Atom bombasının ikinci yıkıcı özelliği sıcaklıktır. Bomba patladığı sırada oluşan sıcak hava çevredeki her şeyi kavurur. Üçüncü ve son yıkıcı özellik radyoaktivitedir. Bomba patladığında ortaya çıkan radyasyon tüm canlı varlıkların zarar görmesine, hatta o bölgedeki yaşamın sona ermesine neden olur.</p>
<p>Atom bombasına yönelik ilk çalışmalar 1940’lı yıllarda Almanya’da başlamıştır. Bununla birlikte atom bombası ilk kez ABD tarafından 2. Dünya Savaşı’nda kullanılmıştır. ABD, Japonya’nın Hiroşima ve Nagasaki kentlerine 6 ve 9 Ağustos 1945 tarihlerinde birer atom bombası atmıştır. Bombanın etkisiyle toplam 250 000’den fazla kişi ölmüş, 150 000 kadar insan yaralanmıştır. Hiroşima’da 10 kilometre karelik bir alan dümdüz olmuştur. Günümüzde bile bu bombanın yaydığı radyasyonun etkisiyle sakat doğan çocuklar ve hasta olan insanlar vardır.</p>
<p>Bugün dünyada, Fransa, Rusya, Çin, İngiltere, ABD gibi ülkelerde atom bombası ve ondan daha gelişmiş, tahrip gücü daha yüksek hidrojen bombası bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler Atom Enerjisi Komisyonu atom bombası denemelerini yasaklamıştır.</p>
<div>
<h2>Atom Bombası Yapımı</h2>
<p>Atom silahlarına  sahip olmak isteyen ülkeler bu işlem için 50-100 milyar $ civarında bir  yatırım yapmaları gereklidir. Atom bombasına giden yolda ise iki seçenek  vardır.</p>
<h3><strong>A. Zenginleştirme Tesisi Kurmak.</strong></h3>
<p>Bu  tesise sahip bir ülke Nükleer santralleri için gerekli olan U235  zenginleştirmesini burada yapar. Nükleer santrale sahip ülkeler yakıt  çubuklarını serbest piyasa kurallarına göre temin edebilir. Dünyada şu  anda 5-6 ülkede ticari tesis mevcuttur. ABD, Rusya, Fransa, İngiltere,  Hindistan, Pakistan ve Çin&#8217;dir. İran, böyle bir tesis kurmuş ve  işletmeye başlamıştır. Bu tesisler de topraktan çıkan U238 içinde  bulunan % 0.7 oranındaki U235 miktarı %1.5 ile % 4 arasında artırılır.  Ve bu malzeme sadece NS için yakıt çubuğu yapımında kullanılır.</p>
<p>Böyle bir tesise sahip bir  ülke U235 zenginleştirme oranını %99 seviyesine çıkartıp bu malzemeden  direkt Atom Bombası (uranyum bombası) yapabilir.</p>
<h3><strong>B. Plütonyumu  Ayırmak.</strong></h3>
<p>İkinci yol ise biraz farklıdır. Nükleer  santrallerden çıkan kullanılmış yakıt çubukları içinde tabiatta  bulunmayan Plütonyum (Pu 239) elementi teşekkül etmiştir. Yakıt  çubukları içindeki oranı da %0.6 civarıdır. İşte zenginleştirme  tesisinde bu maddeyi ayrıştırıp 8kg civarında elde ederseniz bir atom  bombası (plütonyum bombası) yapabilirsiniz. 100 tonluk bir yakıt çubuk  içinde 600 kg Plütonyum bulunur. Ancak her iki tipteki bombayı  patlatacak mekanizma ise ayrı bir teknoloji olup ciddi araştırmalar  gereklidir; ve kimse bu bilgileri satmaz.</p>
<h2>Atom Bombası <strong>İlk  Denemeler</strong>i</h2>
<p>Amerika Manhatten projesi ile ilk atom  denemelerini yaptıktan hemen sonra askeri amaclı ilk atom bombası ikinci  dünya savaşına devam eden Japonya’nın direncini kırmak için  kullanılmıştır. Tarih 6 Ağustos 1945 ve şehir Hiroşima’dır, atılan bomba  ise Uranyum bombasıdır. Teslim olmayan Japonya’ya ikinci bomba Nagazaki  şehrine 6 Ağustos 1945 de atılmıştır. Bu bomba ise Plütonyom  bombasıdır. Toplam ölü sayısı 250.000 üzerindedir.</p>
<p>Daha  sonra sırayla; Rusya 1948&#8242;de, İngiltere 1952&#8242;de, Fransa 1960&#8242;da, Çin  1964 Hindistan 1974, Pakistan 1998 yılında ilk denemelerini yaparak Atom  Bombasına sahip olduklarını açıklamışlardır.</p>
<h2><strong>Dünyadaki  Tahmini Atom Silahları :</strong></h2>
<p>Nükleer silah  sayılarındaki tahmini rakamlar şöyledir:</p>
<table border="1" align="center">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ülke</strong></span></td>
<td align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Adet</strong></span></td>
<td align="center"></td>
<td align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ülke</strong></span></td>
<td align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Adet</strong></span></td>
<td align="center"></td>
<td align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ülke</strong></span></td>
<td align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Adet</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td align="center">A.B.D.</td>
<td align="center">3.500</td>
<td align="center"></td>
<td align="center">Rusya</td>
<td align="center">2.500</td>
<td align="center"></td>
<td align="center">Fransa</td>
<td align="center">400</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">Çin</td>
<td align="center">400</td>
<td align="center"></td>
<td align="center">İngiltere</td>
<td align="center">200</td>
<td align="center"></td>
<td align="center">Hindistan</td>
<td align="center">35</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">Pakistan</td>
<td align="center">25</td>
<td align="center"></td>
<td align="center">İsrail</td>
<td align="center">20</td>
<td align="center"></td>
<td align="center">K.Kore</td>
<td align="center">2</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">G.Afrika</td>
<td align="center">?</td>
<td align="center"></td>
<td align="center"></td>
<td align="center"></td>
<td align="center"></td>
<td align="center"></td>
<td align="center"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>NÜKTE – Platform</p>
<p>Pakistan bomba  yapım serüveni ve diğer ilginç gelişmeler için:</p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0066cc;"><img src="http://www.nukte.org/files/atombombasi.gif" border="0" alt="atombombasi Atom Bombası Nasıl Yapılır?"  title="Atom Bombası Nasıl Yapılır?" /></span></span></div>
</div>
<p><a href="http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir">Atom Bombası Nasıl Yapılır?</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Kuşçu Eserleri ve Bilime Katkıları</title>
		<link>http://www.turkax.com/ali-kuscu-eserleri-ve-bilime-katkilari</link>
		<comments>http://www.turkax.com/ali-kuscu-eserleri-ve-bilime-katkilari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 15:05:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/ali-kuscu-eserleri-ve-bilime-katkilari</guid>
		<description><![CDATA[Ali Kuşçu’nun Bilime Katkıları Ali KUŞÇU’nun bilime katkılarını sıralamadan önce, özellikle onun yalnız telif eserlerle değil, eğitim-öğretim ve yetiştirdiği bilginlerle çağını aşan bir bilgin olduğunu belirtmekte yarar var. Ayrıca Ali KUŞÇU’ya evrensel bilim adamlığı ünvanını kazandıran etkenin Semerkant Rasathanesi’nde çalışması ve Zic-i Uluğ Bey’e (Uluğ Bey’in Kataloğu) katkıda bulunması olduğunu da belirtmemiz gerekir. Bilndiği gibi [...]<p><a href="http://www.turkax.com/ali-kuscu-eserleri-ve-bilime-katkilari">Ali Kuşçu Eserleri ve Bilime Katkıları</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Ali Kuşçu’nun Bilime Katkıları</h2>
<p>Ali KUŞÇU’nun bilime katkılarını sıralamadan önce, özellikle onun yalnız telif eserlerle değil, eğitim-öğretim ve yetiştirdiği bilginlerle çağını aşan bir bilgin olduğunu belirtmekte yarar var. Ayrıca Ali KUŞÇU’ya evrensel bilim adamlığı ünvanını kazandıran etkenin Semerkant Rasathanesi’nde çalışması ve Zic-i Uluğ Bey’e (Uluğ Bey’in Kataloğu) katkıda bulunması olduğunu da belirtmemiz gerekir. Bilndiği gibi Zic-i Uluğ Bey yada Zic-i Gürgani olarak adlandırılan yıldız kataloğu, başta Uluğ Bey olmak üzere Gıyaseddin Cemşid, Kadızade Rumi ve Ali KUŞÇU’nun rasathanede yaptıkları ortak çalışmanın bir ürünüdür. Eserin hazırlanması sırasında önce Gıyaseddin Cemşid’in arkasından Kadızade Rumi’nin öldürülmesi ile yarıda kalan katalog, Ali KUŞÇU tarafından tamamlandığından, özellikle onun esere büyük katkısı oldu ki, Uluğ Bey eserin ön sözünde Ali KUŞÇU için “değerli oğlumuz” sözünü kullanarak, hem bir öğrenciden çok dost ve evlat olarak yaklaştığını ve hem de esere büyük katkısını ortaya koymaktadır. Bu nedenle Zic-i Uluğ Bey’e Ali KUŞÇU’nun bir eseri olarak bakılabilir. Bu düşünceden hareketle sözünü ettiğimiz eserin astronomiye katkısını belirtmeye çalışalım ki bu, aynı zamanda Ali KUŞÇU’nun da bilime yapmış olduğu katkılardır.<br />
1018 yıldızın konumunu içeren Zic-i Uluğ Bey, dört bölümü kapsar.</p>
<p>Birinci bölüm, farklı kimseler tarafından kullanılan değişik kronoloji sistemlerini ,<br />
İkinci bölüm pratik astronomi,<br />
Üçüncü bölümyer merkezli evren sistemine göre hareket eden gök cisimlerinin görünen hareket konularını,<br />
Dördüncü bölüm ise, astroloji konusundadır.<br />
Astronomi ve matematik konusunda ortaya koyduğu eserlerin yanı sıra bilime yaptığı katkılardan bir diğeri ise, Fatih’in teklifi ile İstanbul’a geldikten sonra başlattığı bilimsel çalışmalardır. İstanbul’da Ayasofya Medresesi (Üniveristesi) müderrisliğine (profesörlüğüne) getirildikten sonra, Osmanlı Devleti’nin ilk matematik ve astronomi hocası unvanını kazanan Ali KUŞÇU, özellikle astronomi, ve matematik konularında çağının sınırlarını aşacak kadar önemli eğitim ve öğretim çalışmalarında bulunmuş ve üniversitesinin programlarını yeniden düzenlemiştir.</p>
<h2>Ali Kuşçu Eserleri</h2>
<h3>1 Astronomi Eserleri</h3>
<ol>
<li>Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey: Süleymaniye, Carullah, nr. 1493, 215  yaprak.</li>
<li>Risâle fî Halli Eşkâli Mu&#8217;addili&#8217;l-Kamer li&#8217;l-Mesîr (Fâide fî  Eşkâli &#8216;Utârid): Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, III. Ahmet, nr.  3843, yaprak 270b-273a.</li>
<li>Risâle fî Asli&#8217;l-HâricYumkin fî&#8217;s-Sufliyyeyn: Bursa İl Halk  Kütüphanesi, Hüseyin Çelebi, nr. 751/8, yaprak 124b-125b.</li>
<li>Şerh &#8216;ale&#8217;t-Tuhfeti&#8217;ş-Şâhiyye fî&#8217;l-Hey&#8217;e: Süleymaniye, Ayasofya,  nr. 2643, 64 yaprak.</li>
<li>Risâle der &#8216;İlm-i Hey&#8217;e: Süleymaniye, Ayasofya, nr. 2640/1, 24  yaprak.</li>
<li>el-Fethiyye fî &#8216;İlmi&#8217;l-Hey&#8217;e: Süleymaniye, Ayasofya, nr. 2733/1,  70 yaprak.<sup>[1]</sup></li>
<li>Risâle fî Halli Eşkâli&#8217;l-Kamer: Bursa İl Halk Kütüphanesi,  Hüseyin Çelebi, nr. 751/7, yaprak 119b-123b.<sup>[2]</sup></li>
</ol>
<h3>2. Matematik Eserleri</h3>
<ol>
<li>er-Risâletu&#8217;l-Muhammediyye fî&#8217;l-Hisâb: Süleymaniye, Ayasofya,  nr. 2733/2, yaprak 71b-168b.</li>
<li>Risâle der &#8216;İlm-i Hisâb: Süleymaniye, Ayasofya, nr. 2640/2,  yaprak 25b-72b.</li>
</ol>
<h3>3. Kelâm ve Usûl-i Fıkıh Eserleri</h3>
<ol>
<li>eş-Şerhu&#8217;l-Cedîd &#8216;ale&#8217;t-Tecrîd: Süleymaniye, Çorlulu Ali Paşa,  nfr. 305, 285 yaprak.</li>
<li>Hâşiye &#8216;ale&#8217;t-Telvîh: Süleymaniye, Carullah, nr.1438/2, yaprak  13b-20a.</li>
</ol>
<h3>4. Mekanik Aletleri Hakkındaki Eseri</h3>
<ol>
<li>4.1. et-Tezkire fî Âlâti&#8217;r-Ruhâniyye <sup>[3]</sup></li>
</ol>
<h3>5. Dil ve Belagat Eserleri</h3>
<ol>
<li>Şerhu&#8217;r-Risâleti&#8217;l-Vad&#8217;iyye: &#8216;Adûduddîn İcî&#8217;nin Fâ&#8217;ide fî&#8217;l-Vad&#8217;  adlı risâlesinin şerhidir (Köprülü, nr. II, 339/1; Râgıb Paşa, nr.  1285/6, 1289/3; Kayseri Raşid Efendi, nr. 1001/4).</li>
<li>el-İfsâh: İbn Hâcib (ö.h.646)&#8217;in Arapçanın cümle yapısı  konusunda kaleme aldığı el-Kafiye fi&#8217;n-Nahv adlı eserinin şerhidir.  (Raşid Efendi, nr. 9226, Topkapı Sarayı Müzesi, Emanet Hazinesi, nr.  1891, 1892).</li>
<li>el-&#8217;Unkûdu&#8217;z-Zevâhir fî Nazmi&#8217;l-Cevâhir: Arapça sarf ilmi  konusunda kaleme aldığı bir giriş ve üç bölümden oluşan bir eseridir  (Süleymaniye, Fatih, nr. 4676, 148 yaprak; Yeni Cami, nr. 1181/1;  Laleli, nr. 3030/10; Şehit Ali Paşa, nr. 2576, 2577, 2578). Sultan Selim  döneminde Müftüzâde Abdürrahim tarafından şerh edilmiştir.</li>
<li>Şerhu&#8217;ş-Şâfiye: İbn Hâcib&#8217;in sarf ilmindeki eş-Şâfî adlı  eserinin Farsça şerhidir (Köprülü, nr. 1598, vr.42-234).</li>
<li>Risâle fî Beyâni Vad&#8217;i'l-Mufredât: Kelimelerin bir anlam için  konulmasıyla ilgili küçük bir risaledir (Süleymaniye, Şehit Ali Paşa,  nr. 2830; Hafit Efendi, nr, 450, vr. 80b-81a; Köprülü, nr. 1610/35).</li>
<li>Fâ&#8217;ide li-Tahkîki Lâmi&#8217;t-Ta&#8217;rîf: Harf-i tarifin bazı özellikleri  üzerinde duran tek varaklık bir risâledir (Köprülü, nr. 1593/21;  Süleymaniye, Reşid Efendi, nr. 1032/39).</li>
<li>Risâle mâ Ene Kultu: Taftazanî&#8217;nin Telhîsu&#8217;l-Miftâh üzerine  yazdığı ve el-Mutavvel diye tanınan şerhte geçen &#8220;mâ ene kultu&#8221;  ibaresiyle ilgili olarak yazılmıştır. Risâle fî Beyâni Sebebi  Takdîmi&#8217;l-Musnedi İleyh diye de anılır (Süleymaniye, Reşid Efendi, nr.  1032/30; vr. 183-187; Köprülü, nr. III, 704/3; Ragıb Efendi, nr. 374,  vr.208-211).</li>
<li>Risâle fî&#8217;l-Hamd: Seyyid Şerîf el-Curcânî&#8217;nin  el-Hâşiyetu&#8217;l-Kubrâ&#8217;sında söz konusu ettiği &#8220;hamd&#8221; ile ilgili sözlerin  tahkikine dair bir risaledir (Süleymaniye, Fatih, nr. 5384, vr. 68-70).</li>
<li>Risâle fî &#8216;İlmi&#8217;l-Me&#8217;ânî: İlm-i Me&#8217;ânî konusunda küçük bir  risâledir (Süleymaniye, Carullah, nr. 2060, vr. 136-137).</li>
<li>Risâle fî Bahsi&#8217;l-Mufred: Arapça&#8217;da basit ve mürekkep kavramlar  hakkında dil felsefesi ağırlıklı bir risaledir (Süleymaniye,  Pertevniyal, nr. 896, vr. 7b-8b; Şehit Ali Paşa, nr. 2761, vr. 63-68).</li>
<li>Risâle fî&#8217;l-Fenni&#8217;s-Sânî min &#8216;İlmi&#8217;l-Beyân: Belagat ilimlerinden  beyân ilmi hakkında kısa bir risaledir (Süleymaniye, Yazma Bağışlar,  nr. 4140, vr. 78a-81a).</li>
<li>Tefsîru&#8217;l-Bakara ve Âli &#8216;İmrân: Kehhâle tarafından zikredilen bu  eserin  	herhangi bir nüshasına rastlanmamıştır.<sup>[4]</sup></li>
<li>Risâle fî&#8217;l-İsti&#8217;âre: Bu risâlede hakikat, mecaz, istiare ve  kinaye  	konuları örneklerle incelenmektedir.<sup>[5]</sup></li>
</ol>
<p>Kaynaklarda Ali Kuşçu&#8217;ya nispet edilen, ancak nüshaları tespit  edilemeyen  başka eserler de vardır. Bunlar: Târîhu Ayasofya,  Tefsîru&#8217;z-Zehraveyn,  Mahbûbu&#8217;l-Hamâ&#8217;il, Risâle fî Mevdû&#8217;ati&#8217;l-&#8217;Ulûm,  Meserretu&#8217;l-Kulûb fî  Def&#8217;i'l-Kurûb.<sup>[6]</sup></p>
<h3>Dipnotlar</h3>
<p>[1] Ali Kuşçu&#8217;nun bu eseri Seyyid Ali Paşa (ö.1846) tarafından  Mir&#8217;âtu&#8217;l-Âlem (&#8216;Evrenin Aynası&#8217;) adıyla Türkçeye çevrilmiştir. Bkz.  Seyyid Ali Paşa, Mir&#8217;âtu&#8217;l-Âlem (Haz. Yavuz Unat), Kültür Bakanlığı,  Ankara 2001.<br />
[2] Astronomi alanındaki eserleri için bkz. Ramazan Şeşen ve diğ.,  Osmanlı Astronomi Literatürü Tarihi (Ed. Ekmeleddin İhsanoğlu), İstanbul  1997, I, 27-38; matematik alanındaki eserleri için bkz. a. mlf. ve  diğ., Osmanlı Matematik Literatürü Tarihi (Ed. Ekmeleddin İhsanoğlu) ,  İstanbul 1999, I, 271-275; kelam sahasındaki eserleri için bkz. Müjgan  Cumbur, a.g.e., Ankara 1974, s. 6-23.<br />
[3] Takiyyuddîn Râsid bu eserden söz eder. Bkz. Sevim Tekeli, 16&#8242;ıncı  Asırda Osmanlılarda Saat ve Takiyyuddîn&#8217;in &#8216;Mekanik Saat  Konstrüksüyonuna Dair En Parlak Yıldızlar&#8217; Adlı Eseri, Ankara 1966,  Türkçe s.46, İngilizce s.114, Arapça s.221.<br />
[4] &#8216;Umer Ridâ Kehhâle, a.g.e., Beyrut ts., VII, 227.<br />
[5] Ali Kuşçu&#8217;nun bu eseri Musa Yıldız (ö.1846) tarafından Türkçeye  çevrilerek İsmail Ayvalı tarafından yapılan şerhi ile birlikte Bir Dilci  Olarak Ali Kuşçu ve Risâle fî&#8217;l-İsti&#8217;âre&#8217;si adıyla Kültür Bakanlığı  yayınları (Ankara 2002) arasında basılmıştır.<br />
[6] Cengiz Aydın, a.g.m., s. 410; ayrıca bkz. Katib Çelebi, a.g.e., I,  286, 448, 572, 883, II, 1676; Muhammed Süreyya, Sicill-i Osmânî,  İstanbul 1311, III, 486-487; Abdülhak Adnan ADIVAR, Osmanlı Türklerinde  İlim, s. 47-54.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/ali-kuscu-eserleri-ve-bilime-katkilari">Ali Kuşçu Eserleri ve Bilime Katkıları</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/ali-kuscu-eserleri-ve-bilime-katkilari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atom Bombası Nasıl Yapılır? Bombanın Yapılışı</title>
		<link>http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir-bombanin-yapilisi</link>
		<comments>http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir-bombanin-yapilisi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 16:28:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir-bombanin-yapilisi</guid>
		<description><![CDATA[Atom Bombasının Yapımı Einstein&#8217;in e=m.c2(enerji=kütle x ışık hızının karesi) teorisi ile başlayan ve belkide hiç bulmasaydım diyeceği bu teori ve sonucu atom bombası. Bir atom bombasında ana tema fizyon reaksiyonunun çok kısa bir sürede gerçekleştirilmesidir. Atom bombasında biri doğal diğeri yapay olmak üzere iki tür malzeme kullanılır. Bunlardan doğal olanı uranyum (235U), yapay olanı ise [...]<p><a href="http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir-bombanin-yapilisi">Atom Bombası Nasıl Yapılır? Bombanın Yapılışı</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><h2>Atom Bombasının Yapımı</h2>
<p>Einstein&#8217;in e=m.c2(enerji=kütle x ışık hızının karesi) teorisi ile başlayan ve belkide hiç bulmasaydım diyeceği bu teori ve sonucu atom bombası.<br />
Bir atom bombasında ana tema fizyon reaksiyonunun çok kısa bir sürede gerçekleştirilmesidir. Atom bombasında biri doğal diğeri yapay olmak üzere iki tür malzeme kullanılır. Bunlardan doğal olanı uranyum (235U), yapay olanı ise plutonyumdur (239Pu).</p>
<p>Atom bombasının yapımında en önemli problemlerden biri kullanılacak olan bu malzemelerin eldesidir. 235U tabiatta 238U ile birlikte çok az miktarda bulunur. Bombada kullanılacak olan 235U’in çok saf olması gerekir, bu yüzden 238U’dan ayrılmalıdır. 239Pu ise tabiatta bulunmaz, nükleer reaktörlerde 238U’dan elde edilir.</p>
<p>Fizyonun başlamasını sağlayacak ilk nötronlar Ra–Be gibi bir nötron kaynağından elde edilir. Fizyon olayında bir atomun parçalanmasından 2 ya da 3 tane nötron açığa çıkar. Eğer, ortam şartları elverişli ise parçalanma sonucu oluşan nötronların da, başka atomları parçalamaları ile fizyon reaksiyonu zincirleme olarak devam eder. Zincir reaksiyonunun kendiliğinden ilerlemesi için gerekli şart ise açığa çıkan nötronların kaybolmadan yeni parçalanmaları sağlamasıdır. Nötronların kaybolması; ya ortamda bulunan safsızlıklar (238U gibi) tarafından soğurulması ile ya da çeşitli çarpışmalar sonucunda nükleer patlayıcı içinden çıkıp gitmesi ile olur. Dolayısıyla ,atom bombası yapımında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir diğeri nötron kayıplarını en aza indirmektir.</p>
<p>Bir nötronun bir atom çekirdeğine çarpması her zaman fizyon ile sonuçlanmaz. Bazen çekirdek nötronu yuttuğu halde bölünmeyebilir. Bazen ise nötron çekirdek tarafından yansıtılabilir. Bu çarpışmalar sonucunda ortamda dolaşan nötron bir miktar enerjisini kaybederek yavaşlar ve fizyon yapma gücü artar. Önemli olan bu nötronun nükleer patlayıcı içinden kaçmadan fizyon yapıncaya kadar dolaşmasıdır. Bunun için ise kullanılan patlayıcı maddenin bu dolaşmaya elverişli büyüklükte olması gerekir. İçerisinde başlatılan fizyon reaksiyonun kendi kendine sürebileceği minimum nükleer patlayıcı kütlesine kritik kütle denir.</p>
<p>Netice itibariyle, atom bombası merkezde uranyum veya plutonyumdan oluşan bir öze sahiptir. Nükleer patlamanın olabilmesi için ise bu özün kritik kütleden büyük olması gerekir. Ancak, kritik kütlenin üzerindeki maddenin kendiliğinden patlama ihtimali vardır. Bu yüzden patlayıcı madde özü, bombaya çeşitli parçalar halinde yerleştirilir. Bomba ateşleneceği zaman bu parçalar bir araya gelip bir küre oluşturmalıdır. Bu parçaların küre şeklinde birleşmelerini sağlamak için ise trinitrotoluen (TNT, dinamit) kullanılır. Önce TNT patlatılır. Bu patlama sonucunda nükleer kütle bir araya gelir ve asıl patlama gerçekleşir.</p>
<h2>Atom Bombasının Kullanılması</h2>
<p>6 Ağustos 1945 tarihinde yerel saatle 08.15&#8242;te Hiroşima üzerine,üç gün sonra da 9 Ağustos&#8217;ta Nagasaki şehrine atılarak 100. 000 den fazla insanın ölmesine yol açan, 2. Dünya Savaşını kesin bir şekilde sonuçlandıran atom bombalarının yapılmasıyla ilgili çalışmaların tarihi hayli eskilere kadar uzanır.</p>
<p>1896 yılında Henri Becquerel adındaki bir Fransız bilim adamı,bazı atomların ayrılıp dağılması sonucu meydana gelen radyoaktiviteyi keşfetmişti. Aynı çıkış noktasına dayanarak deneysel çalışmalar yapan Marie ve Pierre Curie,radyum ve polonyum adını taşıyan radyoaktif iki eleman buldular.</p>
<p>Einstein (Aynştayn)&#8217;ın 1905 yılında ortaya koyduğu bir formül, atomların çekirdeğindeki dev enerjiyi bilimsel bir gerçeklikle açıklamış oldu. Bilginlerin bu alandaki çalışmaları büsbütün yoğunlaştı. 1938 yılında, Hahn ve Strassmann adında iki Alman bilgini,uzun çalışmalar sonucu uranyum atomunu parçalamayı basardılar. Aradan geçen zaman içinde 2. Dünya Savaşı patlak vermişti. Gerek Müttefikler,gerekse Almanya</p>
<p>hasımlarından daha önce davranarak atom bombasını gerçekleştirmek çabası içindeydi. Amerika Hükümeti bu konudaki çalışmaları 1939 yılında büsbütün hızlandırdı. Aynı yıl içinde Başkan Franklin D. Rosevelt&#8217;le görüşen bilim adamları, bir atom bombasının yapımı tasarısını açıkladılar. Ertesi yıl bu konudaki çalışmalar için büyük ölçüde ödenek ayrılmıştı. Öte yanda, Almanlar da hızlı bir çalışmayla aynı hedefe ulaşmak çabası içindeydiler.</p>
<p>Uranyumun U-235 isotopu ve atomların &#8220;zincirleme parçalanması&#8221; işlemi için gerekli &#8220;kritik kütle&#8221; diye tanımlanan miktarın bir araya getirilebilmesi, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin 5 yıl sonra ilk atom bombasını gerçekleştirmesini sağladı. 1945 yılının 16 Temmuz günü, Amerika&#8217;nın New Mexi-co (Yeni Meksika eyaletindeki Alamogordo hava üssü yakınlarında patlattığı ilk atom bombasıyla 16 kilometre ötede bulunan dağlar aydınlandı. Ateşten bir top 12. 000 metreye kadar yükseldi. Ardından mantar biçimi bir duman sütunu oluştu. Bombanın üzerinde patlatıldığı çelik kule eriyip yok olmuştu.</p>
<p>Atom bombasının patlaması esnasında meydana gelen ısı, uranyum elemanını basıncı çok yüksek bir gaz haline dönüştürür. Patlama anında, kütlenin iç yapısındaki ısı 100.000. 000 (yüz milyon dereceyi) bulur. Ardından,bunları tutan maden ceket parçalanır.</p>
<p>Amerika&#8217;dan sonra 1949 yılında Ruslar, 1952&#8242;de de İngilizler ilk atom bombalarını patlattılar. Böylece,dünya tarihinin en korkunç ve en etkili silahı doğmuştu.</p>
<p><a href="http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir-bombanin-yapilisi">Atom Bombası Nasıl Yapılır? Bombanın Yapılışı</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/atom-bombasi-nasil-yapilir-bombanin-yapilisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öbür Dünya Deneyleri</title>
		<link>http://www.turkax.com/obur-dunya-deneyleri</link>
		<comments>http://www.turkax.com/obur-dunya-deneyleri#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 09:05:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wermidon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[denet]]></category>
		<category><![CDATA[öbür dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkax.com/obur-dunya-deneyleri</guid>
		<description><![CDATA[Medyumların yanı sıra bilim dünyası da insanlık tarihinin en merak edilen sorusunu kanıtlamak için harekete geçti. Ölümden sonra hayat var mı? İşte araştırmacıların bu sorunun cevabına ulaşabilmek için bugüne kadar giriştiği garip deneyler&#8230; 10. EVP deneyleri EVP, ingilizce&#8217;de &#8216;electronic voice phenomena&#8217; (Elektronik ses fenomeni) kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Ses kayıt cihazından gelen garip sesler, radyo [...]<p><a href="http://www.turkax.com/obur-dunya-deneyleri">Öbür Dünya Deneyleri</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><span id="contextual">Medyumların yanı sıra bilim dünyası da insanlık tarihinin en merak edilen sorusunu kanıtlamak için harekete geçti. Ölümden sonra hayat var mı? İşte araştırmacıların bu sorunun cevabına ulaşabilmek için bugüne kadar giriştiği garip deneyler&#8230;</span></p>
<h2><strong><span id="contextual">10. EVP deneyleri</span></strong></h2>
<p><span id="contextual">EVP, ingilizce&#8217;de &#8216;electronic voice phenomena&#8217; (Elektronik ses fenomeni) kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Ses kayıt cihazından gelen garip sesler, radyo istasyonundan gelen sesler ve diğer elektronik cihazlardan gelen sesler EVP sistemiyle kaydedilmektedir. Bu garip sesler kayıt sırasında duyulmasa da, kayıt cihazı geriye sarılıp tekrar dinlendiğinde duyulabilmektedir. Sistemin ölümden sonraki hayatla bağlantısı şu şekilde: 2005 yılında yapılan &#8216;Hayalet Sesler&#8217; filminde Michael Keaton, EVP sinyalleri aracılığıyla ölmüş olan karısıyla iletişim kurma teşebbüsünde bulundu.</span></p>
<h2><strong><span id="contextual">9. Ölü ağırlık deneyi</span></strong></h2>
<p><span id="contextual"> Bu isim aslında bu deneyin resmi adı değil ama deneyin içeriğine çok uygun olduğu için bu isim tercih edilmiş. 1907 yılında Dr. Duncan MacDougall ölüm döşeğindeki altı hastayı terazi üzerinde özel olarak hazırlanmış yatakların üzerine yatırdı. Hastaların son nefesini verdikleri anda ortalama 21 gram kaybettiklerini ortaya koydu. McDougall ayrıca aynı deneyi 15 köpekle de gerçekleştirdi fakat bu sefer aynı sonuç gözlenmedi. Bunun üzerine insan ruhunun ağırlığı olduğunu iddia eden McDougall, köpeklerin de ruhu olmadığını iddia etti. MCDougall&#8217;ın deneyi kamuoyunda bir şüphe yarattı. Doktorun köpekleri zehirlediği şüphesi ortaya atıldı. Konu daha sonra Sean Penn&#8217;in başrolünü oynadığı &#8217;21 Gram&#8217; filminde de işlendi.</span></p>
<h2><strong><span id="contextual">8. Tanrı miğferi deneyi</span></strong></h2>
<p><span id="contextual">Tanrı&#8217; ve &#8216;beyin&#8217; olguları üzerinde çok kafa yoran Michael Persinger &#8216;Tanrı miğferi adında bir başlık icat etti. Basit bir motorcu kaskının modifiye edilmiş şekline benzeyen bu miğfer, kafaya yerleştirildiği anda beyne uyarılar gönderiyor. Persinger&#8217;in iddiasına göre kişi ölüme en yakın olduğu sırada garip ışıklar ve geçmişte ölen akrabalarıyla yüz yüze geliyor. Ateistliğiyle bilinen Richard Dawkins, Persinger&#8217;in Tanrı miğferini test etmek için gönüllü oldu fakat sonuç hayal kırıklığı olarak gerçekleşti. Alet ayrıca ölümle burun buruna gelen bir kişi tarafından da denendi fakat yine başarılı bir sonuç alınamadı.</span></p>
<h2><strong><span id="contextual">7. Philip deneyi</span></strong></h2>
<p><span id="contextual"> Toronto Fiziksel <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4183R('click', 'Araştırma', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4183R('over', 'Araştırma', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4183R('out', 'Araştırma', event, this);return true;">Araştırma</span></span> Merkezi tarafından 1970&#8242;de gerçekleştirilen deney aslında bildiğimiz &#8216;ruh çağırma&#8217; yönteminin ta kendisi. Geçmişte yaşamış ölü birinin ruhunun <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4183R('click', 'belli', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4183R('over', 'belli', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4183R('out', 'belli', event, this);return true;">belli</span></span> bir grubun konsantrasyonu sonucunda gelip gelmeyeceğini test eden bu deney adını &#8216;Philip&#8217; isimlibirinin ruhu çağrıldığından dolayı aldı. Sekiz kişinin transa geçerek çağırdığı ruhun hayattayken ne yaptığı ve nasıl bir <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4183R('click', 'kişi', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4183R('over', 'kişi', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4183R('out', 'kişi', event, this);return true;">kişi</span></span> olduğu sekiz kişi tarafından öğrenildi. 1973&#8242;teki bir seansta Philip&#8217;in ruhunun geldiğini iddia eden grup, ruhlarla ilginç bir iletişime geçti. </span></p>
<h2><strong><span id="contextual">6. Hayalet avcıları</span></strong></h2>
<p><span id="contextual"> &#8216;Hayalet Avcıları&#8217; 2004 yılında televizyon dizisi olarak yayınlanmaya başladı. Bir araştırma grubu hayalet olduğu iddia edilen yerleri tek tek gezdi. Dijital kameralar, bilgisayarlar ve infrared teknolojileriyle çeşitli bulgular yakalamaya çalışan araştırma ekibi, birçok ilginç ve garip ses kaydettiklerini iddia ettiler. Ayrıca garip ışıklar ve gölge adamlar gördüklerini de söyleyen araştırmacılar yeni bir &#8216;hayalet&#8217; tartışması yarattılar. </span></p>
<h2><strong><span id="contextual">5. Harry Houdini&#8217;nin gizli şifre deneyi</span></strong></h2>
<p><span id="contextual"> Houdini&#8217;nin gerçek üstü çalışmaları birçok medyumun sahtekarlığını ortaya çıkardı. Houdini, düşünce okuyanlar, medyumlar gibi doğaüstü güçleri olduğunu öne sürenlerle mücadele ederek bunların şarlatan olduğunu, çeşitli hileler kullandıklarını öne sürüyordu. Bu konuda &#8216;Miracle Mongers and Their Methods&#8217; ( Mucize Tüccarları ve Yöntemleri) ve &#8216;A Magician Among the Spirits&#8217; (Ruhlar Arasında Bir Büyücü) adlı kitapları yazdı. Bütün bunlara karşın Houdini ve karısı ilk ölenle sağ kalanın iletişim kurmaya çalışacağı bir ruh çağırma deneyi yapmaya karar verdiler. Houdini ölmeden önce karısına özel bir şifreli kod bıraktı. Houdini Öldükten sonra bu şifrelerle iletişime geçeceğini düşündüğü eşinden önce öldü. Houdini&#8217;nin eşi de kendi ölümünden bir süre önce deneyin başarısız olduğunu açıkladı.</span></p>
<h2><strong><span id="contextual">4. Ötealem deneyleri</span></strong></h2>
<p><span id="contextual">Harvard ve Yale gibi dünyanın ünlü üniversitelerinin klinik psikoloji bölümünde profesörlük yapan Dr. Gary E. Schwartz, insanların ölen yakınlarıyla bağlantı kurulabileceğini deneylerle ispat ettiğini iddia ediyor. Profesör Schwartz, insanların ölen sevdikleriyle iletişim kurabileceğini ileri sürüyor. Schwartz, &#8216;Ölen yakınlarınız sadece sizi ne kadar sevdiklerini ve özlediklerini söylemez. Sizi yaklaşan tehlikelere karşı da koruyabilir&#8217; diyor. </span></p>
<h2><strong><span id="contextual">3.Sir William Crookes deneyleri</span></strong></h2>
<p><span id="contextual"> Sayısız buluşun sahibi olan Crookes, talyum elementini ve radyant maddeyi keşfetmiş, &#8216;crookes tüpü&#8217;nü ve &#8216;Crookes radyometresi&#8217;ni icat etmiş, ayrıca atom fiziğinin <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4571R('click', 'gelişmesine', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4571R('over', 'gelişmesine', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4571R('out', 'gelişmesine', event, this);return true;">gelişmesine</span></span> temel olan katot ışınlarıyla ilgili çalışmaların öncülüğünü yapmıştır. 19&#8242;uncu yüzyılın en büyük bilim adamlarından biri olarak kabul edilir. Crookes bilimsel incelemelerini metapsişik alanda da sürdürmüş, medyumlar üzerinde uzun yıllar deneyler yapmış ve spiritüalist görüşlerini 1874’de yayımlanan &#8216;Spiritüalizm Olayları Üzerine <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4571R('click', 'Araştırmalar', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4571R('over', 'Araştırmalar', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4571R('out', 'Araştırmalar', event, this);return true;">Araştırmalar</span></span>&#8216; adlı kitabında ortaya koymuştur. </span></p>
<h2><strong><span id="contextual">2.Reenkarnasyon deneyleri</span></strong></h2>
<p><span id="contextual">Avustralyalı psikolog Peter Ramster, 1983 <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR9484R('click', 'yılında', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR9484R('over', 'yılında', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR9484R('out', 'yılında', event, this);return true;">yılında</span></span> bir belgesel çekti. &#8216;Reenkarnasyon Deneyleri&#8217; adını verdiği bu belgeselde geçmiş hayatların varlığını kanıtladı. Deneklerden biri Fransız Devrimi döneminde geçen bir <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR9484R('click', 'yaşamı', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR9484R('over', 'yaşamı', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR9484R('out', 'yaşamı', event, this);return true;">yaşamı</span></span> anımsadı. Kadın transa geçtikten sonra Fransızca olarak bütün <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR9484R('click', 'sorulara', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR9484R('over', 'sorulara', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR9484R('out', 'sorulara', event, this);return true;">sorulara</span></span> cevap verdi. Sokak isimlerine kadar herşeyi bilen kadın &#8216;geçmiş hayat&#8217; fikrinin var olabileceğini akıllara getirdi. </span></p>
<h2><strong><span id="contextual">1.&#8217;Scole&#8217; deneyi</span></strong></h2>
<p><span id="contextual"> 1993 yılında dört araştırmacı beş yılda 500&#8242;ün üstünde deney <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR7222R('click', 'gerçekleştirdi', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR7222R('over', 'gerçekleştirdi', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR7222R('out', 'gerçekleştirdi', event, this);return true;">gerçekleştirdi</span></span>. Bu deneylerin bir kısmında görünmeyen maddeler materyalleşerek görünür hale <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR7222R('click', 'geldi', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR7222R('over', 'geldi', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR7222R('out', 'geldi', event, this);return true;">geldi</span></span>. Bir kısmında da ışıklar belirdi. Garip şekilli daireler odanın her bir yerinde uçuşurken fotoğraftaki <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR7222R('click', 'görüntüyü', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR7222R('over', 'görüntüyü', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR7222R('out', 'görüntüyü', event, this);return true;">görüntüyü</span></span> yakaladılar. Hem de hiç kamera <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR7222R('click', 'kullanmadan', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR7222R('over', 'kullanmadan', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR7222R('out', 'kullanmadan', event, this);return true;">kullanmadan</span></span>. Bu ilginç deney daha sonra ABD, İrlanda ve ispanya&#8217;da tekrar edildi.<br />
</span></p>
<p><span><br />
</span></p>
<p><a href="http://www.turkax.com/obur-dunya-deneyleri">Öbür Dünya Deneyleri</a>, <a href="http://www.turkax.com">Turkax</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkax.com/obur-dunya-deneyleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

